Yazı

Efes ve Pamukkale
Efes ve Pamukkale 

Asil S. Tunçer

Benzeri Ören Yerlerimiz ve Müzelerimizin Sorunlarına Toplu Bakış

Yılda yaklaşık 3 milyon insanın ziyaret ettiği Efes ve Pamukkale gibi ören yerlerinde alınan her kararın imzalanıp yürürlüğe sokulmadan önce en ince ayrıntısına kadar gözden geçirilmesi gerektiğine inanmaktayım. Yerel Yönetimlerin ve Hükümetlerin, böylesi turizmde baş durak ve kilit noktalarda daha hassas ve dikkatli olmaları lazım gelir.
Aldığınız kararların milyonları ilgilendirdiğini, koskoca bir ülkenin turizm gelirleriyle oynadığını ve de dünya mirasında liste-başı olan bir doğal ve kültürel harikaları doğrudan etkilediği sanırım gayet iyi biliyorsunuz. Lütfen! Uygulamalarınıza ve şuan ki mevcut mevzuata bir kez daha dikkatlice bakın! Bakın bakalım, Efes ile ilgili aldığınız kararların uygulanabilirliği nedir? Veya Pamukkale gerçekten iyi korunuyor mu? Ve ne derece akla-mantığa uygundur, ne kadar rasyonel ve ussaldır.  
Hatırlanırsa Efes Müzesi ve Efes Ören Yeri’ndeki satış reyonları Selçuk Kaymakamlığı denetiminde olup buradaki satışlardan elde edilen gelirlerle Selçuk İlçesi sınırları içinde yer alan bazı köylere hizmet götürülmekteydi. Selçuk Belediyesi bu satış reyonlarını, Müze ve Ören Yeri çevresinde konuşlanmış dükkânların satışlarını düşürdüğü gerekçesi ile kapattırdı. Yani Belediye ile Kaymakamlık karşı karşıya geldi… Olan yine bizim fakir, gariban ve yolu, suyu hatta elektriği yetersiz olan köylere oldu.
Sonra ihalelere verildi. Sorun dinmedi. Bazı satış noktaları ve reyonlar iptal edildi. Sorun yine bitmedi. Müze içi ve dışı, denetimli satış reyonlarının akıbeti ve orada istihdam edilen personelin kaderi ne yazık ki belirsizliğini korurken yaz-boz tahtasına dönen karar mekanizmalarından yeni kararlar beklenilmeye başlandı.
Yakın çevremizden Bergama Asklepion ve Kızıl Avlu; Priene, Milet ve Didim; Menderes Magnesia’sı ve Euromos ve hatta Bafa Herakleia bekçi kulübeleri ki ne kliması, ne içme suyu ve bazılarının telefon sorunu… Bu ören yerlerinin gişelerinde, hele hele yaz aylarında 40oC altına pek inmeyen sıcaklıkta uzun saatler çalışan düşük ücretli personelin ve de özellikle sözleşmeli personelin durumları çok düşündürücüdür.
Akşama kadar bin bir kişi ile kafa patlatan bu insanların yaptıkları iş göz önünde tutulduğunda ve sektördeki yerleri temel alındığında son derece önemli bir pozisyonu işgal ettikleri ve ülke ekonomilerine azımsanmayacak derecede katkı sağladıkları açıktır. Aynı işi yapan iki kişi ayrı statü ve kadroda, ayrı maaşla çalıştıklarından daha başka sorunlar ortaya çıkarlar.   
Müzelerin özelleştirilmesi konusuna gelince; yine hemen her icraatta olduğu gibi bununda sorunları çözmeyeceği ve daha çok problem olacağı kesin. Müzelerin, Batı’daki emsalleriyle örtüşen bir yapılanma içinde olması için uzun bir süre bir grup uzman TÜBA için rapor hazırladılar ve bu rapor Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunuldu.
Sonrasında bugün Topkapı Sarayı’nda olduğu gibi bir işletme müdürü ve bilimsel başkandan oluşan sistem ortaya çıktı. Ancak işleyiş modeli hususunda sorunlar yaşandı ve yaşanmaya da devam ediliyor. En bariz örnek Topkapı Sarayı. Bu yüzden Selçuk-Efes Müzesi’ni de kapsayan birkaç pilot bölgede yeni yapılanmalar söz konusu. İyi mi yoksa kötü mü olacak? Bunu zaman ve olaylar gösterecek… 
Öte yandan hâlihazırda mevcut müzelerimizde dağ gibi sorunlar bizi beklerken yönetimlerin olmadık işlerle uğraşmaları işin bir diğer garip karşılanası tarafı doğrusu. Müzelerimizin ‘Allah’a Emanet’ olduğu ülkemizde idarecilerimizin ve temsilcilerinin acaba aşağıda sıralayacağım çok büyük sorun ama çözümü bir o kadar basit olan hususları gözden geçirmezleri mümkün olur mu?  
İşte Türkiye Hükümetlerinin müzecilik adına yapması gereken ivedi işlerden bazıları:
1-Ören yerlerine daha iyi sahip çıkmak; koruma amaçlı kurulan tel örgüleri yeniden tesis edip kamera düzeneği oluşturmak;
2-Ören yerlerine giriş-çıkışları sıkı kontrol altına almak. Tur yapacak tüm gruplarda ‘Rehber eşliği ve mutlaka bir Rehber alıp birlikte gezme’ şartı getirmek ve kendi başlarına gezmelerine müsaade etmemek;
3-Ören yerlerinde çalıştırılan tüm personelin maaşlarını ve çalışma şartlarını iyileştirmek, ören ve müze gelirlerinden kendilerine yan gelir temin etmek;
4-Kazı iznini sadece Türklere vermek ve kazıları çok sıkı denetlemek;
5-Mevcut müzeleri genişletmek ve yeni müzeler inşa etmek. Böylelikle depolarda çürüyen veya kaybolmaya mahkûm edilen eserlerin sergilenmesini sağlamak;
6-Ayrıca aynı örene ait muhtelif eserlerin farklı farklı müzelerde sergilenmesinin önüne geçilip, her eserin kendi yerinde veya en azından bölge müzesinde sergilenmesine özen göstermek;
7-Ören yerlerinde sigara içilmemesi konusunda kesin uyarı getirmek;
8-Bergama Asklepion’un yanında konuşlanmış askeriyeyi başka yere taşımak.
9-Bergama’daki teleferik olayını çözmek ve Alionai’ye gereken önemi vermek.
Bu saydıklarımız çok acil çözüm bekleyen sorunlardır. Bu sorunları çözmek ve yanlışları düzeltmek gerek ülke ve gerekse uluslararası turizm imajımızı da düzeltecektir.


31 Ekim 2010  22:31:18 - Okuma: (479)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik