Yazı

Geciken adalet adalet değildir
Geciken adalet adalet değildir 

Yaşar Varış

Avrupa İnsan hakları mahkemesi Türkiye’yi yine mahkûm etti.

1996 ve 2003 yılından beri Kocaeli’de tutuklu bulunan Gülpınar Adıyaman ve Güllüzar Erman’ın uzun süren tutukluluk hallerinin adil yargılama haklarını ihlal ettiği gerekçesi ile Avrupa İnsan hakları Mahkemesine yaptıkları başvuru sonuçlandı.
Mahkeme Türkiye’yi Gülpınar için 15.000 Avro, Güllüzar için 9.000 Avro olmak üzere toplam 24.000 avro şikâyetçilere tazminat ödemeye mahkum etti.
Ayrıca 3.500 avro da yargılama giderini de Türkiye ödeyecek.
Dava tarihinden itibaren işleyecek faizleri de düşünürsek Türkiye 50-60 bin avro veya yüz milyara yakın bir parayı şikâyetçilere ödemek zorunda kaldı.
Bu para kimin kasasından çıkacak.
Türk devletinin..
Hangi para ile ödeyecek devlet bu parayı?
Türk halkının verdiği vergilerle, yani halkın parası ile.
Niçin ödemek zorunda kalıyor?
Ceza Muhakemesi kanununa uyulmadığı için.
Ne diyor ceza muhakemesi kanunumuz?
Madde 100.”şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa; delilleri değiştirme veya yok etme, gizleme şüphesi varsa; tanıklara veya karşı tarafa baskı yapma olasılığı varsa vs.”
Bunlar yoksa adamı tutuklama,ceza evinde tutma diyor yasa.
Yargıtay içtihatları da bu yönde.
Tutuklama bir tedbirdir, cezaya dönüşmemelidir.
Ama dinleyen yok. Uygulayan yok.
Bu kaçıncı mahkûmiyet? Bir türlü düzeltemiyoruz uygulamayı.
Bu yıl meclis açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı sn ABDULLAH GÜL bile söylemek zorunda kaldı bu konuyu.
“Yargılamadaki gecikmelerin sebebi ne olursa olsun tutukluluğun fiili mahkûmiyete dönüştürülmemesi gerektiğine” dikkat çekti.
Bugün Cumhuriyet gazetesindeki boş olan Mustafa Balbay’ın  GÜNDEM köşesine baktım. Tam 601 gündür tutuklu imiş. Ergenekon örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Devlete karşı ihtilal yapacaklarmış sözde.
Mustafa Balbay bir gazetenin Ankara temsilcisi, yeri belli, yurdu belli. Yazdıklarından başka suçu yok. Alırsın güvenlik tedbirlerini, tutuksuz yargılarsın. Mahkûm olursa çeker cezasını.
Ülkeyi böyle mahkûm ettirmeye ne gerek var.
Mustafa Balbay gibi onlarca gazeteci tutuklu.Binlerce insan yıllardı ceza evlerinde tutuklu. Tutuklamalar cezaya, infaza dönüşmüş durumda.
Bu durum dış dünyada hem ülkemizin onurunu zedeliyor. Hem de son örnekte olduğu gibi devletimize binlerce avro tazminat ödemeye mahkûm ediyor.
Bir an önce Türkiye bu ayıptan kurtarılmalı, tutuklamalar belli bir süreyi geçmemeli, davalar da en kısa sürede bitirtmelidir.
Çünkü; GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR..27.10.2010


27 Ekim 2010  18:53:20 - Okuma: (420)  Yazdır




İstatistik