Yazı

Okulla Tanışma
Okulla Tanışma 

Sema Köseoğlu

Yeni bir eğitim öğretim yılı daha başlıyor. Birçok çocuk güvenli aile ortamından ayrılıp okula gitmeye başlayacak.

Her yeni başlangıç heyecan verir. Bu heyecanda merak, istek, heves gibi olumlu duygular yanında kaygı endişe gibi olumsuz duygularda yer alır. Her ayrılışta ise özlem ve endişe vardır. Anne ve babasından ayrılıp okula giden çocuğun psikolojisinde “onları tekrar bulamama” ya da “okuldan sonra onların değişmiş olması” korkusu söz konusu iken, okula çocuğunu gönderen anne babada ( özellikle de annede) “ne yapıyor”, “acaba becerebilecek mi” gibi endişe ve merak duyguları ile çok iyi olsun, çok başarılı olsun gibi arzular bulunur.
Anne baba- çocuk ayrılığında yaşanan bu psikolojik durum ilk olarak anaokuluna başlandığında yoğun iken daha sonraki her ayrılıkta; ilkokula başlama, liseye gitme, üniversite gitme, askerlik, ve evlilikte farklı yoğunluluklarda tekrarlanır. Bu duygular farklı yoğunluluklarda hem çocuk hem de anne baba açısından tekrar yaşanır..
Ayrılma psikolojisi evrensel olmakla birlikte kültürel özelliklerden de etkilenir. Ayrıca her ailede ayrılma olayına yüklenen anlam farklı olduğu için verilen tepkilerde farklı düzeylerde ortaya çıkar. Kimi anneler çocuklarını okula bıraktıklarında iyi anne olduklarını hissederken kimi anneler aynı durumda tedirginlik yaşayıp suçluluk duymaktadır. Bu farkı doğuran ise iyi anne olma kavramına yüklenen anlamdır. 3 yaşta eğitimin zorunlu olduğu ülkelerde 3 yaşına girince çocuğunu okula veren anne iyi iken, bizim ülkemizde bu durum anne yetersizliği olarak algılanmaktadır.
Okulların açıldığı bu günlerde anne babaları neler bekliyor, hangi sorunlar ile karşılaşılabilir ve neler yapılırsa bu sorunlar aşılabilir sorularına verilecek yanıtları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Güvensizlik. Öncelikle çocuğumuza ve onun yeteneklerine güvenin. Eğitim programlarının çocukların yaşlarına uygun olarak  hazırlandığını unutmayın. Eğer çocuğunuz uygun yaşta ise  okulun gereklerini yerine getirebilecek olgunluktadır. Bunu çocuğunuza hissettirin.
Okulda ne olacağını bilmemek çocuğunuzu kaygılandırır. Bunu aşmak için okulla ilgili çok uzun açıklamalar yapmayın. Girişken olması, kendini ezdirmemesi, sevilmesi yönünde uzun konuşmalar düşünülenin aksine kaygıyı arttırır. Açıklamalar gerçek, kısa ve açık olmalıdır.
Çocuklar duygularını ifade edemezler. İfade edilemeyen duygular davranış problemi yaratır. Çocuğunuzun duygularını ifade etmesi için zemin hazırlayın. Anne babalar olumlu ya da olumsuz duygularını rahatça çocuğa ifade edebilirse çocukta bu konuda başarılı olacaktır unutmayın.
Anne babadan ayrılmakta zorlanma. Çocuğunuz okula gitmeye çok istekli olsa bile okul kapısına geldiğinde ağlayıp direnebilir. Böyle bir davranışa hazırlıklı olun.. Bu durumda okula gitmesi yönünde kararlı olmak ve çocuğa güven vermek önemlidir. Çocuk okul çıkışında anne babayı bulacağını bilmelidir. Bunu çocuğa iletirken abartıdan kaçınmak lazımdır.
Çocuk okula gitmemek için aşırı zorlarsa, sınıf öğretmeniyle işbirliğine gidilerek yumuşak geçiş dediğimiz alıştırma tutumunu benimsenmelidir: Çocuğun okula sevdiği bir oyuncağı ya da eşyası ile gitmesi ve onunla okul içinde dolaşması gibi önlemler alınmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken alıştırma süresinin uzamamasıdır.
Büyük bir istekle okula gitmeye başlayan çocuk, bir müddet sonra karın ağrıları, mide sorunları nedeni ile gitmeye direnebilir. Endişenizi kontrol edin. Önce bunun bir sağlık problemi olmadığına emin olun. Sonra çok ilgisiz kalmayın ama aşırı bir ilgi de göstermeyin. Okula gitmesi konusunda kararlılığınızdan hiçbir zaman ödün vermeyin. Özellikle kardeşle annenin evde kalması bu tür şikayetlerin başında gelen nedenlerdir. Çocuğunuz evde kalırsa ona dönük planlama yapmayın o okulda imiş gibi yaşamınıza devam edin.
Okula gidişi zorlaştıran önemli bir etkende okul tuvaletlerinin uzakta olması ya da temiz olmadığı hakkında farkına varmadığımız aşırı telkinlerdir. Özellikle titiz aile ortamında yetişen çocuklarda bu sorunla sık karşılaşılır. Bu konuda çocuğu eğitmek ve rahatlatmak çoğu zaman yeterli olur.
Çocuğunuz ödev yapmak istemeyebilir. Bu durumda öğretmeni ile işbirliği yapın. Öğretmenin ondan ne istediğini öğrenin. Çocuğunuzun okulda aldığı eğitime önem verdiğinizi ona hissettirin.
Ev ödevlerine yardımcı olurken sürekli yanında oturmayın. Kalemini elinize alıp yazı ya da çizgilerinde asla düzeltmeler yapmayın. Çocuğunuzdan mükemmel bir başarıyı hiçbir zaman beklemeyin. Mükemmeli yapma isteği kaygı doğurur. Kaygı öğrenme ve başarılı olmayı engeller.
Çocuğunuz başlangıçta bazı şeyleri yaşıtları gibi yapamayabilir. Çocuğunuza yapamadıklarını söylemek yerine neler yaparsa daha iyi olacağını söyleyin. Kendi kendinize bile olsa onu başka çocuklarla kıyaslamaktan kaçının. Her çocuğun gelişimi farklıdır. Önemli bir geri kalma söz konusu olursa öğretmenin uyaracağını bilin.
Oyundan kendini alamamak. Çocuğunuzun ders kadar oyuna da ihtiyacı olacaktır. Oyunun gelişimdeki önemini unutmayın. Oyun-çalışma zamanlarını birlikte düzenleyin. Oyun oynaması için fırsatlar yaratın.
Büyük sınıflar ilk aylarda okula karşı isteksiz olabilir. Rahat geçen bir yaz tatilinden sonra düzen ve disipline alışmak zaman alır. Hemen paniklemeyin. İlk günlerde çocuğunuza olumsuz sözlerle yüklenip moralini bozmayın. Ev düzeninizi kurun ve planlı davranın. Hafta içi akşam gezmelerini ve tatil etkinliklerini sonlandırın.
 
Çocuğun okula gitmesi anne babaya ve çocuğa yeni ve farklı sorumluluklar getirecektir. Bunları çocuklarla birlikte anne babalarda zaman içinde öğreneceklerdir.
Herkes için başarılı bir eğitim öğretim yılı olmasını diliyorum.
 


19 Eylül 2010  11:08:09 - Okuma: (5684)  Yazdır




İstatistik