Yazı

Toprak, çiçek, sevgi, aşk, köy, sabır ve daha niceleri
Toprak, çiçek, sevgi, aşk, köy, sabır ve daha niceleri 

Nuri Gökgöz

Merhabalar değerli okurlarım. Geçen gün sayfama astığım ELVEDA CANLAR şiirime yorum yapan Antalyalı sanaldan tanıdığım güzel dost Enver ÖZTÜRK kardeşim şiirime yaptığı yorumunda bunları yazmış.

““Toprak, çiçek, sevgi, aşk, köy, sabır ve daha niceleri...
Bu ne güzel hamur böyle.... “

Bende bu kardeşimin yazdığı yorumu yazımın başlığı yaptım. Kendisine çok teşekkür ediyor selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Toprak demiş.

Evet toprak. Mayamızın özü ve son nefesimizden sonra, yeniden dirilişimize kadar, koynuna girip uyuyacağımız anamız. Üzerinde yaşadığımız, bizlere ekmek ve aş olan sadık dostumuz ve benim sesim.

Çiçek demiş.

Toprağımızın üzerinde tav bulup kök salan ve dağlarımızdan ovalarımıza, ovalarımızdan yaylalarımıza kadar uzanıp, renk renk açan, arılara bal, sevdalımıza şal bazen de; yüreğimizden dökemediklerimize bir buketle dil olan çiçekler ve memleketimin aydınlık yarınlarına hükm edecek olan minik yürekler.

Sevgi demiş.

İşte meselenin özü de burada yatıyor değerli okuyucularım. Dünya dediğimiz han içinde yaşayan her canlı, bu beş harfli kelimeyi bir su gibi içmeli oluklardan yudum yudum. Bıkmadan, usanmadan taşımalı Ferhat’ ın dağlarından Şirin’in ülkesine. Açılarak sevginin kolları, sarmalı evrende tüm insanlığı. Nefretleri, kinleri, yalanları ve riyaları örtmeli açılmamak üzere. Yalan âlemden gerçek âleme giderken azık olmalı, dostlardan dostlara giderken de çiçek olmalı topraklarımda açan demet demet.

Aşk demiş.

Toprakta tutuşan, çiçekte köze dönen, sevgide birleşen, yazılarda destanlaşan, yüreklerden yüreklere ırmak olup ummanlara ulaşan ve “Bir” de son bulan en büyük sevdamız. Özgür bulutlarda, rüzgârın eşliğinde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımız ve onun derinliklerindeki serin gölgesinde nefes alan vatanımız.

Köy demiş.

Doğup büyüdüğüz, tozlu yollarında koşup oynadığımız çamurlu topraklarında yatıp kalktığımız, erken yaşlarda elimize bavulumuzu alıp yıllarca sıla hasretiyle yandığımız ve Mustafa kemal Atatürk’ ün “ KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR” dediği köylerimiz. Bende o efendime ışık olmaya ve yıllar önce elime bavulumu alıp terk ettiğim sevdama dönüyorum işte.

sabır demiş.

Hani derler ya atalarımız. “Sabırla koruk helva olur” diye. İşte öyle bir şey. Bizler sabır taşı olmalıyız ki topraklarımdaki buğdaylar una dönsün bereket olsun.

Ve daha niceleri demiş.

Bunun içersine neyi almak isterseniz alın artık. Ben Mevlana’ yı aldım. Ve diyor ki bir sözünde.

AŞK acıyı tatlıya, toprağı altına, kederi neşeye, ağrıyı şifaya, hapishaneyi güllüğe, hastalığı nimete, kahrı rahmete çevirir. Ölüyü dirilten ve köleyi efendileştiren de aşktır der.

İşte değerli okurlarım. Bu yolda sabırla toprağa tutunup yürüyen sevgilerle büyüyen çiçekler dal dal açar köylerimde ve daha nicelerine ulaşır denizlerdeki oluşan halkalar misali.

Şimdi yolu bizimle kesişen gönül dostlarım gelin birer damla olup Ummanlarda çiçek halkalarına dönelim.

Işık daima bizimledir. Yeter ki onu arkamıza alalım.

Sevgiyle kalın.

Hepinizin mübarek Ramazan Bayramı kutlu olsun.

Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)


9 Eylül 2010  13:18:28 - Okuma: (1009)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik