Yazı

Türkiye’nin eğitim ve sağlık sorunu
Türkiye’nin eğitim ve sağlık sorunu 

Asil S. Tunçer

Allah’a Emanet yaşıyoruz…

Sağlık diyelim: birkaç sene önceki verilere göre ülkemizdeki hastane sayısı 1.220 ve bu meyanda 60.000 kişiye bir hastane düşüyor. Bu korkunç yetersiz bir rakam. Her gün bir hastane inşa edilse ülkemizde hastane sayısı ancak 5-10 yılda yeterli seviyeye gelebilecekmiş. Düşünsenize, her bin kişiye ancak bir yatak düştüğü ülkemizde yaşamak ve hayatta kalmak gibi bir durumumuz söz konusu. Kısacası “Allah’a emanetiz!”. Sağlık ocağı sayısı 6.300. Üstelik alt yapıdan yoksun ve çoğunda hekim yok. Doktor sayısı 77.344. İzinli ve raporlu olanları %10 sayarsak bu rakam 70.000’e iner. Bu da yuvarlak rakam aynı yatak sayısı gibi yine 1.000 kişiye bir doktorun düşmesi demek. Vay halimize. Yalnız üzülmeyin doktor bulamayıp hastalıktan ölürseniz eğer, sizi yıkayıp cenaze namazınızı kıldıracak hoca bulma şansınız daha yüksek çünkü imam sayısı doktor sayısına göre 10.000 daha fazla.
 
Hoca demişken cami ve mescit sayılarını da söyleyelim: Hastane ve okula oranla cami sayısı neredeyse iki misli. Bu demek ki cenaze namazınız da garanti. Planlanan hastane sayısı projesi onaylanan cami sayısından tam 33 kere daha az. Yani her 33 camiye karşılık bir hastane yapılıyor. Türkiye, tarihinde hiç bu kadar cami ve mescit inşası hamlesi yaşamamış. Benim 7 yıldır kaldığım yazlıkta bu sene karşıdaki triplekse bile hoparlör takıldı. Hem takana, hem taktırana para bile veriyorlarmış. Kimse de gıgını çıkaramıyor çünkü işin ucunda “dinsizlik”le suçlanmak var. Biz 7 yıldır münafıkmışız da bu sene mümin olduk. Keşke diyorum, cami yanındaki daha ucuz ve yenice olan yazlığa taşınsaydık. Ne bilelim! Sessiz ve sakin diye burayı tercih etmiştik oysa.
 
Öte yandan benim ufak oğlan, Asilhan masa tenisi oynarken, köşeye doğru sert bir hamle yapınca affedersiniz olmadık yerini acıtmış, incitmiş. Koca Kuşadası’nda ürolog yok. Devlet Hastanesi’nde sadece bir Ürolog var o da maazallah seni dinlemiyor bile; kuyruk koridorun öteki ucunda. Adam feleğini şaşırmış ki soru soruyorsun ardından zılgıtı yiyorsun. Geleni-gideni paylıyor. Film, ultrason nerdeee… Karşıdan bakarak yazdığı reçeteye güvenemeyip soluğu Söke’de aldık. İyi ki gelmişiz, hemen ultrason istendi ve teşhis kondu. İlaç ve istirahat verildi; biz de bir ohh, çektik. Söke’ye geldik çünkü Kuşadası’ndaki özel hastane ve klinik fiyatları el yakıyor. (Bu arada Söke Devlet Hastanesi tüm personeline bir kez daha buradan çok teşekkür).
 
Özel hastane ve klinik dedim de aklıma geldi. Geçenlerde Kuşadası’nda bir turistim ateşlendi. Bulantı ve halsizlik; ayrıca boğaz da yanma. Özel bir klinik tavsiye ediliyor kaldığı 5 yıldız otelden. Sonuç; üst solunum yolu enfeksiyonu. Toplam 6 saat kadar bir müşahede ve serum; bir tahlil ve sonra bir antibiyotik ve ateş düşürücü ile boğaz pastili v.s. Fatura ne kadar biliyor musunuz? 600 Euro. Ertesi gün 3 yaşındaki oğulları da aynı şekilde. Ona da yarısı fatura. Üstelik çocuk iyileşmeyince bu sefer ben Kuşadası Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne götürüyorum turu iptal edip yolumuz üzeri. Aynı tetkik ve benzer ilaçlar. Toplam ücret yaklaşık 100 TL. Müşahede olayını bir tarafa bırakın, aradaki fark 10 misli. Bir sağlığın özel olması 10 misli nasıl fark ediyor? Doktor aynı, ilaç aynı, tahlil aynı, yer aynı. Sadece klinik yani hastane farklı. Biri devlet, diğeri özel. Kendi insanımız için durum felaket olduğu kadar turizm açısından da durum rezalet. Bu ailenin bir anne ve çocuk için soğuk algınlığına ülkemizde ödediği para yaklaşık 2.000 TL olunca sanırım bu ilk ve son gelişleri olacaktır. Zaten bunu bana açıkça söylediler.
 
Şimdi konuyu toparlarsak, yetkililerden şunu istememiz lazım. 1) Cami, mescit yerine çok acil tıp fakültesi ve hastane inşa etmeleri; 2) Hoca ve imam yerine doktor yetiştirmeleri. Misal; memleket işsiz mühendis kaynıyor. Şahsen ben çok sayıda iş bulamayan ziraat ve makine mühendisi tanıyorum. (Rehber enflasyonu da çok yakında kapıda…). Başka işsiz yetiştiren bölümler de çok ama şimdi tek tek saymanın âlemi yok. Bu ülkede hangisinden ne kadar gerekli ve kim nerede, nasıl istihdam edilecek bunun hesabı yapılmadığından bu sorunlar artık bizde kronikleşti. Hükümetin yerinde olsam, tüm ziraat ve mühendislik fakültelerini tıp fakültesi yapar, önümüzdeki 10 yıl bol bol doktor yetiştiririm. Lütfen! Bir gün olsun doktor yok, hemşire yetmiyor, öğretmen yetersiz lafı duymayalım, haber olmayalım.
 
İlk mezun ürologlardan da 1–2 tane daha Kuşadası’na yollamayı unutmayın. Deniz kenarında idrar yolu rahatsızlığı yüksek ihtimal bir yerde ürolog olmamasına ben ancak gülerim ve derim ki bu memlekette akıllı ve iş yapan idareci kalmamış… Ayrıca sayın sağlık müdürlüğü vs.de görevli müfettiş arkadaşlar, zahmet edip Kuşadası’nda özel hastane ve kliniklerde muayene ile tahlil, tetkik vs fiyatlandırmalarına bir göz atar mısınız? Gelip şuraları bir denetler misiniz?
 
Ve de "işsiz mühendis canına kıydı" ya da "şu mezunu ama seyyar satıcılık yapıyor" haberi okumayalım artık ne olur. 550 milletvekili sayısını 50’ye indirin ve tasarrufa buradan başlayın. Sonra bu kadar general, genel müdür ve müdür ile yardımcısı v.s. İnsanlar asgari ücretle geçinmeye çalışıyor, sonra da yemiyor, içmiyor vergi verip başımızdakileri besliyor. Bir devlet dairesinde tüm işi en altta olanlar yapıyor. Bizim sokağı kazıyorlar; bir adam ha bre kazma kürek yanındaki ona bakıyor. Gittim sordum: o ameleyi denetliyor, ona ne yapması gerekli onu söylüyormuş. Sonra bir adam daha geldi; o da bu denetçi aylağı kontrol ediyormuş. Yahu şaka gibi…
 
Söyleyecek çok şey var: Konumuza dönelim. Kuşadası’nda bir özel muayene ve tetkik yaptıracağınıza gidin bir Avrupa ülkesine, hem Avrupa görün hem de adam gibi muayene ve ilgi. Sonuçta aynı paraya gelecek. Ben geçtiğimiz kış yurt dışındayken aynı sorunu yaşadım. Soğuk algınlığı ve yüksek ateş nedeniyle özel bir klinikte 3–4 saat yattım, serum bağlandı ve bir tahlil yapıldı; doktor muayenesiyle ilaçlar dâhil yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 100 Euro’ya ayağa kalktım. Şimdi bu kazıklanan aile bir daha gezmeye Türkiye'ye mi gelir yoksa başka bir yere mi gider?
 
Siz olsaydınız ne yapardınız?
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN


5 Eylül 2010  23:47:37 - Okuma: (652)  Yazdır




İstatistik