Yazı

Başbakan ve Hukuk Devleti Kavramı…
Başbakan ve Hukuk Devleti Kavramı… 

Yaşar Varış

Geçtiğimiz akşam bir özel televizyonda başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ali Kırca’nın konuğu oldu.

Konu genelde güncel ülke sorunları idi.
Ama en önemli konu da 12 Eylülde yapılacak olan anayasa referandumudu.
Ali Kırca başbakanımıza onu pek rahatsız etmeyecek sorular soruyor, deyim yerinde ise biraz toleranslı davranıyordu.
Gerçi başbakan kendisine o kadar nazik davranmıyor, hatta bir ara azarladı.
Konu AKP nin hazırladığı anayasa değişikliklerine geldi.
Ali Kırca  “sayın başbakan bu anayasa değişiklikleri vatandaşa ve ülkeye ne getirecek, özetle bir anlatın. Biz vatandaş olarak neden evet diyelim” diye sordu.
Başbakanımız üzerinde en çok tartışılan ve Anayasa mahkemesi ile Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını değiştirecek iki madde ile söze başladı.
Şunları söyledi.
Ben bu ülkenin başbakanıyım. Mecliste çoğunluğum var. siyasi sorumluluk benim. Ben bir yasa çıkartıyorum. Muhalefet anayasa mahkemesine gidiyor. Anayasa mahkemesi benim çıkardığım yasayı iptal ediyor. Böyle şey olur mu?
Bakın Telekomu sattım. Muhalefet anayasa mahkemesine götürdü. Mahkeme satışı iptal etti. İptal etmese idi oradan gelen para ile devletin borçlarını ödeyecektim. Daha sonra borçlar çoğaldı.
Yine aynı şekilde MHP nin de desteğini alarak Türban yasasını çıkardım. Meclisin büyük çoğunluğu ile çıktı. Muhalefetin Açtığı dava sonunda mahkeme  yasayı iptal etti.
Böyle demokrasi olur mu?
Sen kimsin yahu.
Devleti hâkimler mi yönetiyor yoksa siyasi iktidar mı?
Burası hâkimler devleti mi?
Bu anayasa mahkemesi yapısı değişecek.
Aynı şekilde HSYK da öyle.
Bunlar devlet içinde kümelenmişler. Bizi çalıştırmıyorlar.
YARSAV ( Yargıçlar-savcılar derneği) da öyle. Sanki siyasi parti mübarekler. İşleri güçleri bizi eleştirmek Böyle demokrasi olur mu?”
 Başbakanımızın cevabı bir hukukçu olarak beni çok üzdü.
Bir kere başbakanımız her sözünün başında “ben” diyor. Bu onun iç dünyasını yansıtan bir durum.
Kendisini devletin tüm anasal kurumlarının, meclisin üzerinde görüyor. “Tek yetkili benim, benim dediğim olacak” demeye getiriyor.
İkincisi sayın başbakan” Hukuk devleti ve Hukukun üstünlüğü” kavramlarını bilmiyor. Veya bilmezlikten geliyor.
Örneğin Anayasa Mahkemesinin anayasal bir kurum olduğunu, oradaki hâkimlerin yetkilerini anayasadan aldıklarını, Türk milleti adına karar verdiklerini bilmiyor.
Bilmiyorsa korkunç. Bilip de bilmiyormuş gibi davranıp,halkı aldatmak için böyle davranıyorsa daha korkunç.
Yine işine geldiğinde Avrupa birliği ülkelerine sığınırken o ülkelerde örgütlenme özgürlüğünün olduğunu,orada da hakim ve savacıların örgütleri olduğunu unutuveriyor.
Kısacası başbakanımız hukuk devletini içine sindiremediği gibi demokrat da değil.
12 eylülde oylanacak anayasa değişiklikleri ile kendisine uygun bir sözde demokrasinin, tek adam.idaresinin alt yapısını hazırladığını halkın gözünden saklamak için halka doğruları söylemiyor.
Ama konuşmasında kendisini ele veriyor.
HAYIRLI sı olsun.25.08.2010

25 Ağustos 2010  22:43:20 - Okuma: (385)  Yazdır




İstatistik