Yazı

Selçuk’un Değerli Hemşehrisi Hasan Âli GÖKSOY Hak’ka Yürüdü
Selçuk’un Değerli Hemşehrisi Hasan Âli GÖKSOY Hak’ka Yürüdü 

Etem Kutsigil

Son yıllarda dikkatimi çeken şeylerden birisi, geçmişimizi, anılarımızı paylaşacak arkadaşlarımın gittikçe azalmasıdır. Yahya Kemal’in dediği gibi,

“Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin;
Buna bir çare yok mudur ya Rabb ül âlemin…”
 
Resmini gördüğünüz Hasan Âli Göksoy, anılarımızı paylaştığımız bir kardeşimdi. Birbirimizi gördüğümüz ilk andan beri öylesine birbirimize bağlanmıştık ki, ona sık sık “Siz Allah’ın son günlerimde bana verdiği en değerli hediyesiniz” derdim.
 
Hasan Âli Beyle tanışmamız ise çok enteresandı. Sevgili dostum Tuğrul Bey ve eşi bir gün bize gelerek “Çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın İstanbul’dan gelip Selçuk’a yerleşmesi konusunda onu ikna eder misiniz?” dediler. Veee böylece tanıştık.
 
Hasan Âli Beyin bende yarattığı ilk izlenim kelimenin tam anlamıyla “İstanbul Efendisi” karakterini canlandırmasıydı. Nezaketi “Saray Nezâketi”ydi. Kızdığı zaman ise “barut”tu. Ne var ki öfkesi saman alevi gibiydi.
 
Onun bir ve çok önemli özelliği daha, Türk Edebiyatı, Türk-İslâm Sanatları, Tasavvuf ve Anadolu Tarihi, Türk Klasik Müziği konularındaki büyük bilgi birikimine sahip olmasıydı.. Hafızasının çok güçlü olması, yardımsever karakteri, paylaşımcılığı mükemmeldi.
 
Birkaç yıl önce Selçuk’un kurtuluşu münasebetiyle yapılan etkinlikler çerçevesinde, en ünlü ustaları davet ederek “ Ebruculuk, Hattatlık, Tespihçilik, Kakmacılık gibi Türk - İslâm el sanatlarını Selçuk halkına tanıtması, gerçekleştirdiği en güzel etkinliklerdendi.
 
Türk Klasik Müziğini sevdirmek için Koro çalışmaları yapmış, konserler düzenlemişti.
 
Bunun dışında İsabey Camiinde ve İzmir Turizm ve Tanıma Vakfının faaliyetleri çerçevesinde açtığı “Türk-İslâm Mimarisi” konulu resim sergileri de Selçuk’un tanıtımı için yaptığı yararlı kültür etkinliklerindendi.
 
Sevgili dostum bunlarla ek olarak, kişisel bilgilerini, siyasi ve toplumsal birikimlerini Efesten Haberler Sitesindeki köşesinde uzun süre aktardı. Ne var ki, eleştiri yazanların zaman zaman saygısız ifadeleri, çok önem verdiği Türkçemizin kötü kullanılması, eleştirilerinin kulak arkası edilmesi, onu burada yazı yazmaktan vazgeçirmişti.
 
Boş durmayı hiç sevmeyen bu can dostum, hep “O kadar çok eser vermek istiyorum ki, zamanımın yetmeyeceğinden korkuyorum.” derdi.
 
Ailemizin anılarını, çocuklarıma kalsın diye yazmaya başladığımda, bana sürekli olarak, kitap haline getirmemi önerirdi. Beni heveslendirmek için kitabın düzenlemesine başlamış, hatta adını da anemin adına izafeten “ÜMMİYE –GİRİT, RODOS ANKARA İZMİR ANILARI” koymuştu. Ne yazık ki benim ihmalimden dolayı gerçekleştiremedik. Fakat söz veriyorum kardeşim, “Anılarımla annemin hayatını kitaplaştıracak ve senin adına ithaf edeceğim.”
 
Hasan Âli Beyin ne yazık ki, son yıllarda yakalandığı kötü hastalık, onun hayata bağlılık ve mücadele azmini yendi, onu aramızdan aldı.
 
Son söz; Emeklilik günlerini geçirmek için Selçuk’u seçen ve burada kaldıkça Selçuk’un tanıtımı için, alçakgönüllü fakat büyük bir çaba harcayan Hasan Âli Bey’in, en samimi arkadaşlarından biri olarak, aramızdan ayrılışının, Selçuk halkı için büyük bir kayıp olduğuna inanıyorum.
 
Aile fertlerine ve seni seven bütün dostlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Yatacağın yer nur, son durağın Cennet olsun Can Kardeşim, Aziz Dostum, “CÂNIM EFENDİM!”
 
Not: Arkadaşımın naaşı 24 Temmuz akşamı İstanbul’a nakledilmiş olup, 25 Temmuz günü, Karacaahmet Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip, Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecektir.

25 Temmuz 2010  02:47:08 - Okuma: (1148)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik