Yazı

‘Ruhun Şad Olsun’ Deniz
‘Ruhun Şad Olsun’ Deniz 

Asil S. Tunçer

16 TEMMUZ 2005, Kuşadası

Kuşadası Adalızade Mezarlığı’ndan biraz önce döndüm; 5 yıl önce Kuşadası’nda bir minibüse konulan bombanın patlatılması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden biri olan 20 yaşındaki Deniz Tutum’un mezarının başından.
 
PKK terörüne şehit verdiğimiz bu genç kızımız, mezarlığa adını veren Adalızade’nin kabrinin hemen sol çaprazında yatıyor: “Şehit Merhume Deniz Tutum”. Başucunun solunda Türk bayrağı ve ayakucunda uzunca bir Selvi ağacı. Her sene düzenli olarak ziyaret ettiğim Deniz’in mezarın ön tarafında solda “Seni Seviyoruz… Seni Özlüyoruz/ Sevenlerin” yazılı; sağında ise o gülümseyen siyah-beyaz fotoğrafı var.
 
Olayı hatırlayalım önce isterseniz: Bundan 5 yıl önce bugün; günlerden Cumartesi. Saat 14.45 civarı Kuşadası merkezde bir minibüse konulan bombanın patlaması sonucu 5 masum yaşamını yitirmişti. Olay PKK’nın yan kolu TAK tarafından gerçekleştirilmişti.
 
Ogün ben söz konusu minibüste ben de olacaktım. Saat 10.30 civarı. 19 no’lu Kadınlar Denizi dolmuşunu kıl payı kaçırıyorum çünkü dediğim gibi küçük oğlum Asilhan henüz 5 yaşında, beni bırakmıyor; iki gözü iki çeşme ağlıyor. Yeni tanıştığım kaptanım Sedat (Özçelik), banka kredisiyle minibüs almış; benden destek bekliyor. Randevulaşmıştık. 11.00 gibi merkezde buluşup; konuşacaktık. 
 
Yapacak bir şey yok. Eve geri dönüyorum; Sedat’a cepten ulaşmaya çalışıyorum. Asilhan susmuyor; hiç bu kadar ağlamamıştı. Derken saatler 11.00’i gösteriyor. Nihayet kendisini çaldırıyorum ama cevap vermiyor. Asilhan susuyor ve ardından da uyuyor. Sedat’ı tekrar çaldırıyorum. Haber vereyim ve gecikmeli de olsa yola çıkayım diye. Kardeşi açıyor: “Asil Ağbi, bomba patladı… Ağbim hastanede yoğun bakımda…”.
 
Evet! Kaçırdığım dolmuşa şehir içinde bomba konulunca hem söz konusu araç hem de bizim Sedat’ın yeni aldığı Reno Carmen birlikte havaya uçuyorlar. Dolmuştaki yolculardan 5 kişi hayatını kaybediyor. Bizim Sedat dâhil toplam 8 yaralı. Ben ya minibüste olacaktım ya da Sedat’ın sağında, bomba patlayan dolmuşa en yakın noktada. Kadere bak!   Bir anlamda ölüm kaçınılmaz yani…
 
Cemal Uçar’ın kullandığı 09 M 3527 plakalı minibüs, 10.45'te Atatürk Anıtı arkasındaki Kasım Yaman Parkı'nın önünde içine konulan uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu 20 yaşındaki Deniz Tutum, Eda Okyay, Ufuk Yücedemir ve İngiliz Helen Pallhall ile İrlandalı Tana Whalen hayatını kaybetmiş, aralarında şoför arkadaşım Sedat Özçelik’in de bulunduğu toplam 13 kişi yaralanmıştı… Olayla ilgili olarak 07 CGV 80 beyaz renkli Clio marka otomobil ile eski model Ford otomobil bulundu… Dokuz ay önce Kuşadası'nda yolcu minibüsüne bomba bırakarak beş kişinin ölümüne neden olan zanlı Mehmet Sıraç Keskin, Elazığ'da yeni bir saldırıya hazırlanırken yakalandı…
 
Kuşadası'nda garsonluk yaptığı tespit edilen M. S. K.’in, 16 Temmuz 2005'te, uzaktan kumandalı düzenekle patlatılmaya hazırlanan bombayı, bindiği minibüsün koltuğunun altına bıraktıktan sonra, telefonla düzeneği ateşlediği anlaşıldı. Olaydan sonra Irak'ın kuzeyindeki PKK kamplarına katılan M.S.K.'nin, bir süre önce Kuzey Irak'tan Türkiye'ye girdiği, patlayıcının temini, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda, İstanbul'da bir apartman dairesinde bomba düzeneği hazırladıkları ortaya çıktı.
 
Olay, 30 Nisan 2005’te bomba imha uzmanı Başkomiser Yaşar Aykaç’ın hayatını kaybettiği hemen aynı noktada meydana gelmişti. Yaralılar; Toli Pulshol, Steven Stables, Adam Brown ve soyadı belirlenemeyen Michael adlı bir erkek dâhil 4 İngiliz turist Ege Üniversitesi Hastanesi’nde, İbrahim Uçar, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nde, Nilgün Yüksel, İzmir Bozyaka Devlet Hastanesi’nde, Muhlis Yaşa ve İngiliz Sen Pucher’de Kuşadası Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Akif Çallı, Sedat Özçelik, Doğan İkilik ve minibüs şoförü Cemal Uçar’da Özel Kuşadası Hastanesi’nde tedavi edilmişlerdi. Serkan Tetik ise ilk tedavisinden sonra taburcu edilmişti.
 
Deniz’in cenazesi Kuşadası Hanım Camii’nden kaldırılmıştı. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazında ben de hazır bulunmuştum. Mahşeri kalabalığın hazır bulunduğu cenaze namazında teröre lanet yağdırılırken gözyaşları sel olmuştu. Musalla taşına bakarak biran kendi kendi kendime “musalla taşındaki tabutta yatan ben de olabilirdim!” diye aklımdan geçirmiştim. 
 
Süregelen dava, olay gününden tam 4 yıl, 5 ay, 10 gün sonra, 27 Aralık 2009’da karara bağlandı. (Bir terör cezası ülkemizde 4,5 yılda karara bağlanıyor; düşünün! Terörle mücadele böyle mi olmalı?) Sanık Avukatı Ercan Demir, TAK (PKK’nın yan kolu) üyesi müvekkilinin beraatını istedi… Duruşma çıkışında Okyay, olayda ölen İngiliz kızın ailesine ödenen tazminatı duyunca şok geçirmişti; “Bizimkiler, can değil mi?” diyerek tepkisini gösterdi. Olayın faili M.S.K. 6 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı… Keskin'e yardım ettiği ileri sürülen Hüseyin Geçti, Alican Kuzu, Maşallah Tokay, Cengiz Tokay ve Hanifi Yılmaz da gözaltına alınmıştı. Davanın iddianamesinde, terör örgütü üyesi Keskin ile ona yardım ve yataklık ettiği öne sürülen beş sanık hakkında, beş defa ağırlaştırılmış müebbet ve 42'şer yıl hapis cezası istenmişti.
 
Kim hatırlıyor? Sadece olaya çok yakın veya ilgisi bulunanlar ile kayıp ve yaralıların aileleri. Polis Kuşadası giriş-çıkışlarını bugün de tutmuş durumda çünkü terör hala tehdit unsuru olmaya devam ediyor. 1980lerin başından beridir ülkeyi cehennem yerine çeviren terör günümüzde artarak sürüyor. Adı konmamış bir iç savaşın yaşandığı ülkemizde ASALA’yla başlayan ve PKK’yla süren terör şiddetinde verdiğimiz kayıplara ve zor yaşam şartlarındaki gazilerimizle şehit yakınlarımıza olan diyeti ise APO’yu İmralı’da paşalar gibi bakarak ödüyoruz.
 
Bugün terör artarak devam ediyor. Neden mi? Bana göre destekçi ve sempatizan sayısı artıyor. Öte yandan siyasi ve diğer yapılanmalar, kurumsallaşmalar sayesinde terör daha da güçleniyor. Güçlenmeye de devam edecek. Kimse aksini beklememeli. Kuzey Irak’taki oluşum, içimizdeki siyasi yapılanma ve destekçileri sayesinde her geçen gün süreç aleyhimize işliyor. Doğu ve Güneydoğudaki oransız nüfus artışı ve işsizliği ve fakirliği tetiklemesi, büyük şehirlere olan göçü hızlandırması ve varoşlardaki yasadışı oluşumlar ile dolaylı dolaysız terör örgütüne zemin hazırlıyor ve terörü arttıran en büyük etken bence.
 
Dağa çıkanları masum göstermeye yönelik politik söylemler ve af ölçekli yasal düzenlemeler, pişmanlık yasası vs. Kimse madalyonun gerçek yüzünü görmek istemezcesine terör ve nedenleri gerçeğini görmemezlikten gelerek veya göz ardı ederek… “Şehitler Ölmez!”; Evet ama ne zaman? ‘İntikamları alınınca…’. “Vatan Bölünmez!” Peki, nasıl? ‘Dağdakiler asılınca…’.
 
Benim iki oğlum var ve sırası gelince aslanlar gibi gidip askerlik yapacaklar; PKK militanlarıyla çarpışacaklar. Çevremdeki çoğu aile de hemen hepsi en fazla iki çocuk sahibi. İyi de sen Doğu ve Güneydoğuya ‘doğum kontrol’ getirmezsen potansiyel olarak karşı tarafta sekiz çocuklu bir ailenin diyelim dağa çıkmış dört militanına karşı benim vereceğim iki askerle nasıl bir zafer bekliyorsun? Avrupa Birliği mi? Yahu, benim birliğim gitmiş, sen A. Birliği'nden bahsediyorsun... Türkiye'nin birliği'nden büyük birlik var mı?
 
Hesap ortada; şuan yaklaşık 73 milyon nüfusumuzun 12 milyonu Kürt. Bu rakam bir iki yıl öncesine kadar 70 milyona 9 milyon yani % 13 idi. Bugün %16 ve her geçen yıl artıyor çünkü demografik büyüme Türkler aleyhine gelişen bir durum. Yani kılınızı kıpırdatmaz ve öylece beklerseniz Türkiye 15 yıl sonra zaten Kürdiye… Al sana Kürt Sorunu’na kesin çözüm; şuracıkta ne kaldı ki? Diyeceksiniz; “Kürt Sorunu ile PKK’yı birbirine karıştırma!”… Valla ben karıştırmak istemiyorum ama her nedense bir türlü ayrışmıyor da. Ve nasılsa hep yan yana duruyor.
 
Tüm Aziz Şehitlerimiz Gibi Senin de Ruhun Bir kez Daha Şad Olsun, Deniz Tutum.
 
http://www.milliyet.com.tr/2005/07/17/guncel/gun05.html
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=183877
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/07/18/gnd107.html
http://www.tumgazeteler.com/?a=888088
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/07/17/gun101.html
http://www.tumgazeteler.com/?a=891199
http://www.tumgazeteler.com/?a=890574
http://www.tumgazeteler.com/?a=5840004
http://www.tumgazeteler.com/?a=5838727
http://www.tumgazeteler.com/?a=5604828
http://www.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=102945&cid=11
http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/12/29/kusadasindaki.saldiriya.6.kez.muebbet/557404.0/index.html

16 Temmuz 2010  15:32:22 - Okuma: (666)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik