Yazı

Kendi pişirdiğini kendin ye....
Kendi pişirdiğini kendin ye.... 

Hüseyin Taşyakan

Uzun tartışmalar, polemikler ve söylemlerin ardından AKP nin kendi mutfağında kendinden malzemeler kullanarak hazırladığı Anayasa değişikliği pakedi hakkında Anayasa mahkemesi kararını verdi.

         Herşeyden önce yargının vermiş olduğu kararı saygıyla karşılamak hangi konum ve makamda olursa olsun herkesin görevidir.
 
         AKP bu Anayasa değişikliğini hazırlarken, konunun uzmanlarına çağrıda bulunup bir taslak hazırlamalarını istememiş, sivil toplum örgütlerinin fikrini almamış, kısacası danışılması gereken hiç kimseye danışmamıştır. Bunun yerine, partideki tüm varlıklarını iki dudağı arasında tutan liderlerinin icazetiyle ve halktan çok kendilerini düşünerek bir paket hazırlamışlardr.
 
         Hazırladıkları bu pakedin iki maddesi AKP içinde de mevcut aklı selim bir kaç millet vekili sayesinde düşmüş, diğer ikisi de Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Uzman hukukçular bu kararın da yeterli olmadığını, yargı bağımsızlığının sağlanamadığı görüşünü belirtmekteler. Ancak dediğimiz gibi yargı kararını vermiş ve bize de karara uymak, 12 Eylül'de önümüze gelen paket için oyumuzu kullanmak düşmektedir.
 
         Bundan sonrası artık vatandaşlarımızın kararına kalmıştır. Bir defa bu referandumun ne kadar değerli bir fırsat olduğunu görmeyen bir kimsenin olduğunu zannetmiyorum. Her ne kadar AKP cenahından gelen sesler hükümet değil paket oylanacak dese de 12 Eylül'de halk AKP ye devam ya da tamam diyecektir. Zaten kazara pakete %51 evet oyu çıksa aynı sesler, bakın işte halk hükümetimize güveniyor diye bağıracaktır.
 
         Yangından mal kaçırır gibi çıkardıkları Anayasa değişikliği referandumda  halkımız tarafından büyük bir çoğunlukla reddedilirse bu AKP' ye yol göründüğünün  resmi olacaktır. İçeriğinde ne olduğunu anlamasına bile fırsat verilmeden, kendi geleceklerini düşünerek halkın karşısına getirdikleri bu pakette eminiz ki; oy kullanacakların büyük çoğunluğu neye evet, neye hayır diyeceğini bilmemektedir. Önümüzdeki ünlerde konu uzmanları halkımızı mutlaka aydınlatacaktır ancak ben küçücük (!) bir ayrıntıyı burada hatırlatayım. Mesela pakette gerekli durumda Meclis Başkanı, Genel Kurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve Jandarma genel komutanı yüce divanda yargılanabilecek ancak, meclis içinde olup geçmişten evrakta sahtecilik, kalpazanlık, görevi kötüye kullanmak v.b birçok suçtan soruşturma dosyası olanlar halen yargılanamayacak. İşte bu da AKP' nin inatla dokundurmadığı, dokunulmazlık adaleti...!   
 
         İşte böyle bir ortamda referanduma giderken genel kanıya göre 12 Eylül günü halk; işsizlik harç borç ve geçim sıkıntısıyla boğuşurken, kalkındırılan yandaşlara, açılım garabetiyle azdırılan teröre, yine aynı garabetle terör örgütünün meclisteki sözcülerinin artık sinkafla saldıracak kadar şımartılmasına ve en nihayet yargının demokratik değişim aldatmacasıyla, siyasi iktidarın vesayeti altına alınmasına sessiz kalıp kalmayacağının kararını verecektir.
 
         Daha şimdiden görünen o ki; Halk 12 eylül günü AKP' ye KENDİ PİŞİRDİĞİNİ KENDİN YE diyerek oldukça demokratik bir ses getirecektir...


9 Temmuz 2010  14:51:52 - Okuma: (584)  Yazdır




İstatistik