Yazı

Dünya Futbol Şampiyonasına Kısa Bir Bakış
Dünya Futbol Şampiyonasına Kısa Bir Bakış 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Onlarca eleme maçlarından sonra, binbir umutla Güney Afrikaya gelen futbolun devlerinin bir kısmı umutlarını daha ön eleme maçlarında kaybederek evlerine döndüler ve daha döneceklerde var!

Bunların içerisinde en acıklısı sanırım gecen dünya şampiyonası kupasınının sahibi olan İtalya olsa gerek! Tabi Fransanın elemelere en sonunda tartışmalı penaltı golü ile buraya gelmesiyle geriye gitmesi bir oldu! Üstelik takımın elemanlarının hem kendi aralarındaki ve hemde Antrenörlerine karşı tutum ve davranışları işin tuzu şekeri oldu. İşte 2016 Avrupa Futbol Şampiyonasını organize edecek ülkenin hali!!!
Her neyse ben buradan tekrar etmekte yarar görüyorum ve üzüntümü siz degerli okurlarımla paylaşıyorum, keşke ulusal futbol takımımız buraya gelebilseydi!
Şimdi sizlerin dikkatini çok farklı bir noktaya çekmek istiyorum;  Futbol sporu bir takım sporudur ve hiç kuskusuz başarıda bireysel yetenekler önemli rol oynar! Ancak önemli olan bu bireysel yetenekleri bir arada ve sonuca ulaşabilmek için en kestirme yolu bulup birlik içerisinde davranarak kazanmaktan geçer. Burada en öncelikli kişide hiç kuskusuz takımın çalıştırıcısı yani teknik patrona düşer. Bu şampiyonada bir bakıma çalıştırıcıların da kalitesi tartışılabilir.
Kimi antrenör kuvvete sürate ve dayanıklılığa önem verirken kimide bireysel yetenekleri çok iyi olan kişileri ön plana çıkarır, yani oyunu okuma ve her rakibe karşı alacağı önlemlerle mümkündür, ancak burada Psikolojik durumun hiç bir zaman göz ardı edilmemesi gereken bir unsur olduğunu unutmamamız gerekmektedir diye düşünüyorum. Çünkü daha önceki yıllarda elde edilen başarıların gölgesine sıgınarak ben nasılsa büyük takımım algılaması ile maça cıkanlar çıktıkları maçları kaybedip eve döndüklerinde her şeyin farkına varacaklardır. Biz nerede hata yaptık diye!!!
Bunu bir kaç örnekle sizlerle paylaşmak isterim;
Örneğin hemen İtalya ile başlıyalım, bilmem maçlarını izleme olanagı buldunuzmu? Geçen kupanın sahibi olan ekip bu yıl adeta nasıl olsa geçerim psikolojisi ile top oynadı ve en son maçlarının son 20 dk sında kaybetme duygusunun psikolojisi ile adeta saldırdı ve en güzel futbolunu oynadı ama nafile iş işten geçmişti bu nedenle işi baştan ciddiye almak gerekirdi diyorum!
Fransa ona söylenecek pek bir lafım yok bile bırakın Fizyolojik ve Psikolojik performansını Sosyal olarakta adeta yoktu ve öylece gitti evine.
İspanya son avrupa şampiyonasını kazanmanın güveni içerisinde ilk maçında İsviçreye çok kötü kaybetti ancak çabuk toparlanarak bir ğst tura çıktı!
Futbolun kendine özgü olan, farklı disiplin ve anlayışı; Almanya, Brezilya ve Arjantin ile özellikle Asya ülkelerinden (Kore ve Japonya) gelen bazı takımlardada gözlenebiliyordu! Nedir bu gözlenen.
İşi baştan sağlam tutmak ve futbolun disiplininden çıkmamak ve hemde Rakip kim olursa olsun! Sonuna kadar savaşmak (savaşmayı sakın şiddet olarak algılanmasın) kazanmanın en önemli faktörü olarak göz önünde idi.
Öyle sanıyorumki çok büyük sürprizler olmassa yine finali; İspanya, Almanya, Brezilya, Arjantin gibi takımdan bazıları oynar diya düşünüyorum. Ancak her zaman olduğu gibi Futbol Sürprizlerla dolu bir oyundur ve her kişinin bir ön yargısı vardır mutlaka ancak kaananı ve böylesine bir büyük organizasyonu ülkelerinde ve hatta Kıtalarında organize eden Güney Afrikayı kutlamak istiyorum.
Saglıklı ve bol gollü futbol dolu daha nice günler dileklerimle
Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

28 Haziran 2010  00:45:50 - Okuma: (343)  Yazdır




İstatistik