Yazı

İlk Kurşun…
İlk Kurşun… 

Yaşar Varış

Küçük Menderes gazetesi 28 Mayıs günü bir ilke imza attı. Bölgemizin en etkili gazetesi olması yanında ”1919 dan günümüze İlk Kurşun” adlı bir panel düzenleyerek bir kültür hizmetine de imza attı.

Panele konuşmacı olarak Ödemişli hem şehrimiz, eski milletvekili ve bakanımız sayın Dr. Alev Coşkun, Araştırmacı tarihçi, emekli öğretmen Behiç Galip Yavuz ve Tireli araştırmacı tarihçi, emekli öğretmen A.Munis Armağan katıldılar.
Gazete yönetimi paneli yönetme görevini da bana verdi.
Panelde Dr. Alev Coşkun; 15.mayıs 1919 da Osmanlı imparatorluğunun ve dünyanın içinde bulunduğu koşulları özetledikten sonra başta Amerika Birleşik devletleri olmak üzere İngiltere, İtalya gibi batılı emperyalist devletlerin desteklediği Yunanlıların Önce İzmir’i işgal ettiklerini, daha sonra Anadolu’nun içlerine doğru yayılmaya başladıklarını, savaştan bitkin düşmüş insanların işgalci emperyalist güçlere karşı pek direniş göstermediklerini, işgalcilerin ellerini kollarını sallayarak ilerlediklerini, ancak bu günkü adı İlk Kurşun olan Hacı İlyas köyüne geldiklerinde hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaştıklarını anlattı.
Daha sonra söz alan Behiç Galip Yavuz da, ilk kurşun direnişinin nasıl hazırlanıldığını, kaç kişinin bu yürekli direnişe katıldığını, direnişin ne kadar sürdüğünü ve sonuçlarını örnekler vererek anlattı. Bu direnişten önce birçok yerde bireysel direnişlerin olduğunu, ancak İlk kurşundaki direnişin örgütlü ve halkın katılımı ile yapıldığının altını çizdi.
Tire’den gelen araştırmacı tarihçi, emekli öğretmen A. Munis Armağan da konuşmasında, Ödemişlilerin taşıdıkları başkaldırı, Özgürlük aşkı ve devlet yönetme ruhundan söz etti. “Ödemişlilerin bu yiğit özelliği ilk kurşun direnişi, kuvveyi milliye ile başlamamıştır, daha 1908 de Ödemiş belediye başkanı padişaha telgraf çekerek Ödemişlilerin bir hürriyet aşığı olduğunu, yapılan zulümlere derhal son verilmesi gerektiğini, aksi halde 85 bin yiğit Ödemişlinin bunu affetmeyeceğini” ihtar etti demiştir.
Panel,katılanların soruları ve katılımcıların cevapları ile sonlanmıştır.
Panelden sonra kafalara takılan soru şu olmuştur.
1 Haziran 1915 de ilk kurşunda düşmana dilenildi. Daha sonra çoban ateşleri gibi yurdun her yerinde oluşan direniş örgütleri düzenli orduya dönüştü. Ve sonunda emperyalist, işgalci devletler yurdumuzdan kovularak bağımsızlığımız kazanıldı.
Aradan bunca yıl geçtikten sonra bu gün geriye dönüp baktığımızda o gün kanımızı, canımıza vererek aldığımız topraklarımız, limanlarımız, madenlerimiz, ulusal ekonomik kuruluşlarımız, haberleşme kaynaklarımız yeniden emperyalist güçlerin eline nasıl geçti? Neden geçti? Biz bu hale neden geldik?
Çünkü emperyalist sömürgeci güçler çağımızda yöntem değiştirdiler.
Eskiden olduğu gibi sömürmek istedikleri ülkeleri askeri birliklerle işgal ederek sömürmüyorlar,O ülkede işbirlikçi partiler kurduruyorlar. Onları destekleyip iktidar yapıyorlar. Onlarla ikili anlaşmalar yaparak, özelleştirme adı altında kamu kuruluşlarını teslim alarak, uyum yasaları diyerek, ekonomik yardım adı altında aşırı borçlandırılarak, medya kuruluşlarını satın alıp halkı kandırarak ülkeleri kendilerine bağlıyorlar.
Bunun adı yeni sömürgeciliktir.
Bu yeni sömürme yöntemini anlamalı, buna alet olanları halka teşhir etmeli, bu yeni sömürgeciler ve işbirlikçilerine karşı yeniden kurtuluş için çalışılmalıdır.
O zaman ilk kurşunları atanlara, bağımsızlık için şehit düşenlere karşı görevimizi yapmış oluruz.
Bu anlamda ilk kurşun direnişini anmak anlamlı olur kanısındayım.02.06.2010.

2 Haziran 2010  23:16:47 - Okuma: (560)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik