Yazı

CHP Kurultayının Ardından…
CHP Kurultayının Ardından… 

Yaşar Varış

CHP genel başkanı sayın Deniz Baykal’ın beklenmedik bir zamanda beklenmedik şekilde istifa etmesi parti tabanında şaşkınlık ve panik yarattı.

Bu doğaldı.
Çünkü, CHP nin olağan kongresi yapılacaktı. Bu kongrede alınan kararlarla ve seçilen kadrolarla önce anayasa değişiklikleri için referandum, daha sonra da genel seçimlere gidilecekti.
Bu beklenmeyen istifa ve istifaya neden olan olay partiyi halk gözünde küçük düşürür ve parti ağır yara alır diye düşünülüyordu.
Ama gelişmeler tam tersi bir sonuç doğurdu.
Birincisi, yasalarımız ve temel insan hakları açısından yapılan komplonun aslı olsun olmasın çok çirkin , bir insan hakkı ihlali, kabul edilemez olduğu toplumun her kesiminde kabul gördü.
İkincisi de bu istifanın partiyi yaralaması beklenirken tam tersine partide bir kan değişimine ve yeni bir enerjiye dönüşmesi oldu.
Kim ne derse desin, sayın Deniz Baykal’ın istifası olumlu, kendini değil partisini düşünen bir insanın yapması gereken bir davranıştır. “Bu bir iftira, komplo” deyip patin başında kalıp veya yeniden aday olup partinin yıpranmasına neden olabilirdi.
Ama sayın Baykal bunu yapmadı. İstifa ederek partisini bu tuzaktan kurtardı.
İyi de etti.
Ondan sonraki gelişmeler sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasına, parti yönetiminde köklü değişikliklere ortam hazırladı.
Sayın Kılıçtaroğlunun genel başkan seçilmesi ile CHP  toplumun ilgi odağı haline geldi.  
Yıllardır partiden ayrı duran eski genel başkanımız ECEVİT ailesi ve partisi kendiliğinden kurultaya geldi, bir bildiri yayınlayarak partililerin ve vatandaşların sayın Kılıçdaroğlu’na destek vermesini istedi. Diğer küçük sol partiler de sanırım en kısa zamanda CHP ye katılacaklardır.
Daha önce partide önemli görevler üstlenmiş, ama parti dışında pasif olarak duran bir çok değerli partilimiz partiye geri döndü.
Basın CHP yi ve yeni genel başkanını gündemine taşıdı
Bu olay partide bir sinerji yarattı.
Sayın Deniz Baykal da dürüst, donanımlı, güzel konuşan bir liderdi. Ama haklımız her nedense bir türlü kendisine yeterli desteği vermiyordu. Sayın Kılıçdaroğlu’nun kişiliğinde halk CHP ye ayrı bir ilgi duymaya başladı. halkımız Kılıçdaroğlu’nu kendisine daha yakın hissetti.
Yapılan kamuoyu yoklamalı rakamsal olarak da bu tespitleri doğrulamaktadır.
Ama partinin tavanındaki bu değişiklik yetmez. Bu değişimi illere, ilçelere kadar indirgemek gerekmektedir.
Sayın Baykal için insanlarda var olan bazı önyargılar il ve ilçe yönetimleri için de geçerlidir. Partisini seven, partisinin menfaatlerini, kendi çıkarından üstün tutan il ve ilçe yöneticileri de tıpkı sayın Deniz Baykal gibi istifa etmelidirler. Ankara’daki rüzgarın, değişimin Anadolu’nun her yerinde estirilmesine olanak sağlamalıdırlar. Bu hareket, bu özveri CHP ye daha büyük bir heyecan ve enerji katacaktır. Bu enerji ile CHP halkla daha çok bütünleşecek,büyüyecek, ilk seçimlerde iktidar olacaktır.
Ayrıca, yeni yönetim başta işçi sendika ve konfederasyonları olmak üzere tüm emek örgütleri ile,sivil toplum örgütleri ile bağlarını güçlendirmeli, parti içi demokrasiyi mutlaka işletmeli, sağlıklı bir üye yapısı oluşturmalı, her görev için mutlaka ön seçim Uygulamalı,iktidara geldiğinde seçim kanunu ve siyasi partiler kanunundaki yapmak istediklerini  halka duyurmalı, aynı şekilde ekonomide, eğitimde,sağlıkta,işsizlikle mücadelede düşündüğü çözümleri halkın anlayacağı şekilde rapor halsine getirip, yurdu il il,ilçe ilçe dolaşıp halka duyurmalıdır.
Sekiz yıldır halk AKP den aradığını bulamamıştır. İşçisi, köylüsü, memuru, emeklisi esnafı, yerli iş çevreleri perişan durumdadır.
Bu kesimler nüfusumuzun büyük çoğunluğudur. Bu insanların sorunları için çözüm yolları bulunur, kendilerine anlatılırsa CHP’ye oy vermemeleri işin doğasına aykırıdır.Yeter ki doğru politikalar uygulansın ve halka anlatılsın.
Bu duygularla Yeni CHP yönetimini kutluyor, başarılı olmalarını diliyorum.26.05.2010

26 Mayıs 2010  19:09:58 - Okuma: (438)  Yazdır




İstatistik