Yazı

Demokratik Anayasa Mı? “Hadi Canım Sen De”…
Demokratik Anayasa Mı? “Hadi Canım Sen De”… 

Etem Kutsigil

İçinde bulunduğum kafa karışıklığından ve bazı siyasetçilerimize duyduğum güvensizlikten dolayı, günlerden beri yeni yazı yazmadım.

Ne var ki deneyimli gazeteci Fatih Çekirge 20. Nisan 2010 günkü köşe yazısında içinde bulunduğum ruh halimin nedenlerini kısmen de olsa özetlemiş.
Bu bakımdan yazımı, o yazıdan alıntı yaparak yazacağım.
“İnanmamızı istiyorsanız önce bunları değiştirin
BU Anayasa elbette değişmeli.
12 Eylül Anayasası demokratik Anayasa’ya dönüşmeli... Tamam...  
Tamam ama...
* Bu ülkede Siyasi Partiler Yasası değişmedikçe...
 
* Bu ülkede milletvekili dokunulmazlığı kalkmadıkça...
 
* Bu ülkede 12 Eylül rejiminin yüzde 10 seçim barajı yüzde 5’e düşürülmedikçe...
 
Tam demokratik bir Anayasa yapılmış sayılmaz... Aslında her siyasi parti bunu söylüyor. Her siyasetçi savunuyor. Ama yıllardır değişmiyor...
Çünkü siyasetçinin işine gelmiyor.
Yıl 12 Eylül 1980...
Yıl 12 Eylül 2010...
Tam 30 yıl geçmiş aradan. Siyasetçi her seçim öncesinde bu üç maddeyi değiştireceğini ilan etmiş. Meydanda nutuklar atmış...
Ama bugün gelinen nokta bu...
Sırayla gidersek;
LİDERVEKİLİ YASASI: Bugünkü Siyasi Partiler Yasası aslında bir “lidervekili yasası”dır... Sistem tümüyle lidere endekslidir. Lider illerdeki delegeleri seçer. Sonra o delegeler il başkanlarını seçer. İl başkanları delegeleri belirler. Sonra o delegeler Ankara’daki kongrede lideri seçer... Yani liderin seçtiği delegeler yine o lideri seçer. Al gülüm ver gülüm... Aynı durum Meclis’te de geçerlidir. Lider, milletvekili listelerini yapar. O milletvekilleri lidere bağlı oldukları için Meclis’te lider ne isterse ona göre el kaldırır. Bu yüzden milletvekili milletin değil, lideri vekilidir aslında. Lidervekili yani... 
DOKUNULMAZLIK: Milletvekili, dokunulmazlığı nedeniyle görevi sırasında yargılanamıyor. Bu da parlamentoyu yargıdan ve halktan kopartıyor. Milletvekili iş takipçisine dönüşüyor...
 SEÇİM BARAJI: 12 Eylül Anayasası değiştirilmek isteniyor. Ama yüzde 10 barajına dokunan yok. Çünkü dokunurlarsa Güneydoğu’dan milletvekili zor çıkarırlar. Yüzde 10 barajı nedeniyle halkın katılımı gerçekleşemiyor. Örneğin bir parti yüzde 8 civarında oy alıyor. Ancak barajı geçemediği için parlamentoya giremiyor. Milyonlarca oy boşa gidiyor. Meclis’te temsil edilemiyor. Siyaset yerelleşemiyor. Meclis’te çokseslilik olmuyor...
Evet; ne yazık ki, içinde kıvrandığımız “lider demokrasi”sinin yapısı bu...”
………….. 
Bu rezaleti yıllardan beri bize dayatanlar, yapmak istedikleri değişiklikleri “millet istiyor” diye yapıyorlarsa, şaşarım.
Beyler Demokrasi tek başına bir işe yaramaz! Bizi aldatmayın. Zira sizin niyetiniz başka. Seçimden korkuyorsunuz. Seçim sonrasından korkuyorsunuz. Korkmakta haklısınız da…
Amma Millet sizden iş istiyor, aş istiyor, mal ve can güvenliği istiyor. Yapamıyorsanız güle güle… Yapmaya çalışacaklara bırakın.
***
Diyorsunuz ki “Referanduma gideceğiz. Halkımızın şaşmaz sağduyusuna güveniyoruz”
Son Anayasayı %90’ın üstünde bir oyla, Türk halkı değil de, sakın haberimiz olmadan, başka bir ülkenin insanı mı kabul etti?
Hep karalıyorsunuz “Darbe Anayasası” diye. Ama biliyorsunuz ki, “Darbeciler” bu anayasayı –Geçici maddesi hariç- kendileri için yapmadılar. Çünkü onlar belli bir süre için ülkeyi yönetecekler ve seçim yapıp iktidarı sivillere bırakacaklardı. Dediklerini yaptılar. Yani kendilerine yontmadılar. Olabildiğince tarafsızdılar.
Şuna inanıyorum ki, yıllardan beri karalanan DERBE DÖNEMLERİNİN ANAYASALARI şimdi TBMM’ne getirilenden çok daha demokratiktiler. Kurucu meclislerde kabul edildikleri ve bu meclisler her kesimden gelen temsilcilerden oluştukları için, çok daha “HALKIN ANAYASALARIYDI.” Çok daha tarafsızdı.
Kusursuz muydu? Hayır!
Bu yüzdendir ki, deline deline kevgire döndü. O hale geldi ki, yeni delik açacak yer kalmadı.
Anayasa’yı bir parti yapmaya kalkarsa, o ancak o partinin Anayasası olur ki, hiçbir parti, bindiği dalı kesecek Anayasa yapmaz.
İşte bu yüzden size güvenmiyoruz.
Ve bu yüzden, bizler için yapacağınız en faydalı şey, seçim zamanı gelince, “SİYASET MEYDANI” ndan ayrılıp köşelerinize çekilmek ve gelecek kuşaklara örnek olsun diye
“YEDİ YILDA BU MEMLEKETİ NASIL BU HALE GETİRDİK” diye anılarınızı yazmaktır.
Gerisi hikâye…


20 Nisan 2010  14:09:00 - Okuma: (567)  Yazdır




İstatistik