Yazı

Tehlikeli Yol…
Tehlikeli Yol… 

Yaşar Varış

Geçtiğimiz gün BDP eski başkanı Ahmet Türk’e Samsun’da bir vatandaşın yumruk atıp burnunu kırması Samsun da olduğu gibi Ankara da ve Güneydoğuda tepkilerle karşılandı.

Bu yumruğu atan vatandaşımız belki hiçbir örgütün etkisi veya kışkırtması sonucu bu eylemi gerçekleştirmemiştir. Bir anlık bir öfke ile, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne olan inancı ve vatan sevgisi ile yapmıştır.
Belki BDP’lilerin ayrılıkçı, terörist saldırıları arka çıkan davranış ve eylemlerine öfkelenerek yapmıştır.
Ama gerekçesi ne olursa olsun. Yapılan yanluştır.
Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin öz vatandaşlarıdır. Batıda, kuzeyde, güneyde, doğuda yaşayan her Türk vatandaşı gibi onların da aynı haklara sahip olduğunu unutmayalım.
Biz kurtuluş savaşımızı hep birlikte verdik. Ülkemizi işgal eden emperyalist güçleri hep birlikte kovduk bu topraklardan. Birlikte şehitler verdik. Yine genç Türkiye Cumhuriyetin, birlikte kurduk. Birlik içinde yaşatmalıyız.
Varsın bazıları Kürt kimliği üzerinden siyaset yapsın. Varsın yeniden emperyalist güçlerin oyuncağı olsun.
Varsın bazıları kutsal saydığımız din üzerinden siyaset yapsın. İnsanların kutsal din duygularını siyasetlerine ve kişisel çıkarlarına alet etsinler.
Ama bizler, ülkesini seven, ülkesinin bütünlüğünden yana olan insanlar, Atatürk milliyetçileri, devrimciler, hukukun üstünlüğünü, ülkesinin bölünmez bütünlüğünü savunanlar, tam bağımsızlıktan yana olanlar sakın böyle oyunlara alet olmamalıyız.
Unutmayın ki emperyalist devletlerin, yeni sömürgecilerin en eski oyunlarından biri böl-parçala-yönet taktiğidir.
Bunun için her türlü oyunu oynamayı severler.
Bunun için içeriden piyonlar bulurlar.
Bunun için kılıktan kılığa girerler.
Bu yolda ülkenin yetiştirdiği bilim adamlarından, gazetecilerinden, siyaset adamlarından adamlar satın alırlar.
Açılım, reform, yenilik adı altında her türlü tuzağı hazırlarlar.
Türkiye Cumhuriyeti bir bütün olarak bulunduğu bölgede yenilmez bir güçtür.
Onu askeri olarak yenemeyeceklerini anlayan emperyalist güçler, ülke halkını birbirine düşman ederek, özelleştirme adı altında yer altı ve yer üstü zenginliklerini satın alarak, krediler verip ekonomik olarak borçlandırıp siyaseten istediğini yaptırarak ülkemizi ele geçirmeye hazırlanmaktadırlar.
12 Eylül bunun için düzenlenmiştir. Bunun için ulusal yargının bazı yetkileri uluslar arası tahkim kurullarına verilmiştir.
Bunun için anayasal birer kurum olan yüksek yargı siyasallaştırılarak yürütmenin emrine verilmek istenmektedir.
Halk işsizlik ve yoksulluk içinde kıvranırken, ülke borç batağında hiçbir yatırım yapamaz duruma düşmüşken bunlarla mücadele edeceğimiz yerde kardeş kavgasına yer yoktur.
BDP yetkilileri ülke için yanlış şeyler yapıyorlarsa bu en sert bir şekilde dile getirilmeli, eleştirilmelidir. Ama hiçbir şekilde kaba kuvvete başvurulmamalıdır.
Bu tür hareketler bizi birbirimize yakınlaştıracağı yerde daha da uzaklaştırabilir. Aman dikkat.14.04.2010

14 Nisan 2010  16:00:01 - Okuma: (477)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik