Yazı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Eğitim Ve Spor
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Eğitim Ve Spor 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Geçen hafta sonunu bir yakınımın rahatsızlığı nedeniyle Adana"da geçirdim. Adana-Lefkoşa arası uçuş süresinin 35 dakika olduğunu öğrenince; eski adıyla ''Yeşil Ada'' olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti(KKTC)'ne bir ziyarette bulundum.

Amacım hem uzun süredir görmediğim bu güzelim adada neler olup, bittiğini görmek ve hem de arkadaşlarımı, öğrencilerimi ziyaret ederek mazide kalan anıları tazelemekti. Ziyaretimin bir diğer amacı da eğitim ve spor olgusunun bu ülkede hangi düzeyde olduğunu gözlemlemekti. İyi ki gitmişim, zira gittiğime de çok sevindim. Sonuçta dostlarımı görmekten mutlu oldum ama oradaki spor alanında yaşananları görmekten dolayı da hayli üzüldüm.
Üzüntümün nedeni KKTC'ni Türkiye'nin dışında, hemen hemen hiç bir ülke tanınmadığı için Uluslararası yarışmalardan yoksun bırakılmışlar. Daha da ilginç olanı buradaki sporcular ya da takımlar Türkiye'deki gerek sporcularla ve gerekse takımlarla da resmi yarışmalar yapamıyor olmalarıdır! Kısacası uluslararası resmi yarışmalar yapması yasak! Diyelim ki bir Türk takımı ya da sporcusu KKTC'den herhangi bir spor dalında yarışmalara girdi, Uluslararası federasyonlar tarafından ceza yemesi söz konusudur.
Sonuç olarak KKTC'deki çocuk ve gençlerin herhangi bir spor dalında uluslararası yarışmalara giderek deneyim kazanabilmeleri mümkün değil. Tek tesellileri ve yolları ise bu çocukların; Türkiye'de yapılan Okullar arası her türlü sportif karşılaşmalara katılarak deneyim kazanmaları ve diğer bir olanakları da şayet Uluslararası arenada yapılan gayri resmi turnuvalara katılabilmeleridir.
Geçen yıl Akdeniz oyunları nedeni ile İtalya'nın Pescara kentinde Karşılaştığım Güney Kıbrıs (yani Rum kesiminin) Olimpiyat Komitesinden bir kaç üyesi ile Kıbrıs Jimnastik Federasyonu Başkanı sayın Savvas Matsas'la da bir sohbetimiz esnasında bu adada özellikle atletizm, jimnastik ve yüzme sporlarının (Ki bunlar sporun anası zaten!) çok üst düzeyde uygulandığını belirtmiş olmalarıydı. Bende Pescarada Rumların aldıkları derecelere bakarak buna gözlerimle şahit olmuştum.
Bu şu anlamada gelmektedir Adanın tümünde yaşayan insanların aslında fiziki yapıları ile sosyal geçmişleri aynı olmasına rağmen Rum kesimi yaşamın tüm diğer alanlarında olduğu gibi spor alanında da Dünya'yla bütünleşmiş ve her türlü etkinliklere katılarak kendi çocuklarının geleceklerini garanti altına almışlardır. Ne yazık ki adanın kuzeyinde yaşayanların durumu pek öyle iç açıcı değildir, aynı topraklarda ve aynı yeteneklere sahip olmalarına karşın buradaki insanlar kendi yeteneklerini uluslar arası alanlarda sergilemekten yoksunlar! Oysa Rumları, kuzeydeki yetenekli Türk sporcularını gizlice kendi takımlarında oynattıklarını da biliyorum! Nerede kaldı eşitlik ve paylaşım?
Eğitim konusunda ise KKTC için söylenebilecek çok güzel şeyler var; Yakın Doğu Üniversitesinin, okul öncesi eğitim kurumlarından tutun Üniversiteye kadarki açılımı. Bu üniversitenin kurucu Rektörü Sayın Dr. Suat İ. Günsel kendini eğitime adamış bir insan olarak İlk ve Orta öğretimden sonra da Üniversitesindeki Fakülte sayısını 14'e ve Yüksek okul sayısını da 4'e çıkararak adeta Adaya yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine eğitim konusunda yapılabilecek en güzel şeyleri sunmuş uluslararası standartlara getirmiştir.
Üniversiteye ilişkin olarak Hukuk, Dişçilik, Eczacılık ve Tıp fakültelerini de açarak, ülkesi için ne kadar önemli bir iş yaptığının bilincinde olduğudur. Özellikle; kanser ve kalple ilgili hastalıkların tedavisinin ülke dışındaki maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu düşündüğümüzde, bu günlerde açılışını yapacağı hastanenin mükemmelliğinin görünce hayretler içinde kaldım ve Sevgili Dr. Suat beyi buradan takdirle kutlamaktan başka bir şey yapamamanın üzüntüsünü yaşıyorum sadece!
Okul sporlarına verdiği önemi ve titizliği yakından izlediğimde, öğretmeninden müdürüne, fakültelerinden yüksek okullarına kadar ne denli önemli bir misyonu yüklendiğini, Kıbrıs`ın geleceğine nasıl tohumlar ektiğini gözlerimle gördüm ve yaşadım. Onun eğitim kurumlarında kendimi adeta Avrupa'daymışım gibi hissettim. Çünkü şunu biliyoruz ki; özellikle sporda başarılı olmanın yolu, küçük yaşlarda yeteneklerin ortaya çıkarılması ve eğitilmesiyle mümkün olmaktadır, işte Dr. Suat bey okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine verdiği önemi, okullarındaki spor ve sosyal faaliyetlere ilişkin tesis ve olanakları fazlasıyla sunarak bunu kanıtlamıştır.
Bana göre kıbrısın geleceğini çok yakından ilgilendiren ve eğitimide sporuda yakından ilgilendiren bir başka önemli konu bu hafta sonu kıbrısta yapılacak olan cumhur başkanlığı seçimi, su anda cumhurbaşkanı olan sayın Talat ile Basbakan olan Eroğlu arasında geçeceğe benziyor evet Kıbrıs halkı AB girme eğilimi ve çabası ile tanınan ve sloganı “Ya Dün Ya Dünya” diyen Talat’ımı, Yoksa “Halkımız Arkamızda” diyen Eroğlu’numu sececek! Bunu hep birlikte göreceğiz.
Evet sevgili okurlarım; bana bu güzelliği tanımaya fırsat yaratan sevgili sınıf arkadaşım Salih Mehmet'e (ki bu arkadaşım, voleybol ve futbol başta olmak üzere; Kıbrıs sporunda oldukça önemli bir yeri işgal eder ve su anda Milli Eğitim Bakanlığının Okul sporlarından sorumlu kişidir) ve çok sevgili öğrencilerim başta Aytekin ve Nagihan Zekai'ye, Vildan-Hüseyin Dalya'a, Beril-Basri Aydoğan'a, Turgut Karamanoğlu'na, Ali Belet'e, Deniz Han ve Cemal Tombul"a, Alptekin Zekai'ye, Baybora ve daha ismini sayamadığım kıbrıstaki tüm arkadaşlarıma buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Kıbrıs`a tekrar geleceğim ve tüm okurlarıma buradan KKTC'ne ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum.
 
Saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI

14 Nisan 2010  00:15:28 - Okuma: (546)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik