Yazı

Hala Çok Güzelsin
Hala Çok Güzelsin 

Pınar Kandemir

Bugün tam buradan geriye doğru bakıyorum.. Bakıyorum acılarıma, mutluluklarıma, düşlerime, kırgınlıklarıma, yanmışlığıma, yanlışlarıma, gözyaşlarıma ve yeniden başlayışlarıma...

Zor diyorlar senin için, yorucu ,ne kadar büyürsek o kadar kirli bulunuyorsun ve çekilmez oluyorsun çokça kimseler tarafından.. gamsız ve acımasız.. Gençlikteysen berbat, bunaltıcı, acılı ve sancılı..Çocuksan yer yer anlamsız, küçüksündür hala ona göre,bir şeker bir şeker daha ya da kaçan top, uçan balon,şu karıncalara baksana.
Kadınsan kırıcısın,bir mendil daha alabilir miyim gözyaşlarıma?Anneysen biraz daha fazla çekersin ağırlığından.
İhtiyarsan kısa, her çiçek aynı renk nasıl olsa.
Erkek de olsan , çocukta,yaşlı ya da kadın da, tüm göreceliliğinle duruyorsun ortada.
Ne çok yormuşluğun var beni; ne ağır gelmiştin yeni uçmaya başlayan kanatlarıma. Sığınmadık,sarılmadık,ıslanmadık köşem hemen hemen yok gibi... Kimi zaman indirmişliğini hatırlıyorum koca gökleri tepeme, kimi gün ellerin kolların dolu dolu çiçeklerle gelmiştin bana. Unuttun ,bazen, görmezden geldin. Bir damla suya hasret bıraktığın topraklarıma ,hatırlatırım; o umut tohumlarını, yine sen serpmiştin...
Labirentli,dar, nemli sokaklarına rağmen seviyorum seni... Gel..Bildiğin gibi.. Üz, ağlat,yor hatta kır beni... Al elimdekileri, doldur avuçlarıma istersen boşa çıkaracağın hayalleri... Ben hala ilk aşk gibi seviyorum seni...
Elbette zor olacaksın, elbet yokuşu çoklu, bıçakları keskin, çelişkilerle dolu.Ama ben de kararlıyım; sana dair hiç bir genellemenin içinde yer almamaya. Asla üzerine bıkkınlık kelimeleri yağdıran insanlardan olmayacağım.Çok güçlü panzehirlerim var, vereceğin her acıya, her zorluğa..
Yılmayacağım örneğin.. Gel yık kurduğum tüm kumdan kalelerimi,yeniden yaparım nasıl olsa, daha iyisini bir kez daha.Her acını yine kendim saracağım,gel,çelme tak ayaklarıma -defalarca- düşsem de kalkacağım.
Kızmayacağım sana, sinirle geçirecek zamanlarım yok benim, duruma uygun çözümlerim var.
Bugün beni ağlatan şeye, yarınlarda güleceğim. Her gece ölüp, her sabah sana yeniden geleceğim...
Gülün dikenini görmeden önce, dikenin gülü olduğuna duyduğum minnet.
Belki en önemlisi, asla büyük özlemler biriktirmeyeceğim. Küçük şeylerin değerini bileceğim; ve bir kez de bu küçük şeyleri gösterdiğin için seveceğim seni: çıplak ayak çim dokusu, güneş yanığı omzumun, bir çocuğun sevilirken ağlaması, güneşliyken şemsiyesizken yağmur yağması, yağmurluyken güneşin parlaması..sapı kırık bardağın kalemlerimi toplaması, gülücüklerin, sevinçlerin paylaştıkça artması.. kendini yalnız hissettiğinde gelen ilham, yanlış arkadaşın ihaneti, cepte unutulan para nokta nokta
Elbette kötün olacak, yoksa fark edilir mi ,bilinir mi iyinin kıymeti? Elbette yanlışlarım olacak,yoksa insan olmamın anlamı çıkar mı? Ancak yanlışlar tekrarlanmamalı. Yasaklar olmasa özgürlüğün tadı... Kışın en soğuk zamanlarında illaki ilk yaz varlığı. İyi düşünüp, güzeli sezmenin , kötüyü eksiği aramaktan kolaylığı.
Ben de hergün ama hergün hem kendime hem de en yakınımdikine güneşe erişmek için zıplamasını salık vereceğim..erişmek imkansız bileceğim, onlar ne düşünür bilemem ama,ayaklarım yerden kesiliyor ya , o yeter bana diyeceğim.
Yarın hava nasıl olursa olsun, ister soğuk, ister kavurucu yaz,isterse sis pus... günün ne harika geçeceğini düşüneceğim.
ve doyacak kadar aşım, başımı sokacak bir de damım varsa, kimsenin sırtından değilse geçimim,kulluk etmiyorsam kimseye örneğin ,ben de Ömer Amcam gibi, güneşli günler içindeyim.
Pınar Kandemir

10 Nisan 2010  10:08:25 - Okuma: (920)  Yazdır




İstatistik