Yazı

Gölge taşeron
Gölge taşeron 

İbrahim Becer

Gölge taşeron

         Hepsi göçmüş, hani yoldaşlarının hiçbiri yok!              
         Sen mi kaldın kafileden böyle uzak,
         Postu sermekse meramın yola serdirmezler,
         Hadi gölgenle beraber silinip gitmene bak…
        
         Kimsenin gölgesine sığınmadan, sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim ki, küçük kasabaların kirli siyasetçileri olup gölgemiz boyumuzu aşmasın. Hani meşhur sözdür bilirsiniz: “Bir yerde küçük insanların gölgesi büyük düşüyorsa orada güneş batmak üzeredir”.
         ‘Gölge adam’ namıyla maruf Yazar arkadaşım; Ben, Levent Görür’e de, Süleyman Girbiyanoğlu’na da “Sen” diye hitap edebilirim. Çünkü biri çocukluk arkadaşım, dostum dediğim adamdır, diğeri de nikâhıma şahitlik etme şerefini bana veren, şu anda da akrabam olan Büyüğümdür.     
         Ama aynı Ben, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Sayın İbrahim Adıgüzel’e “Sen” diye hitap edemem. Bu bir saygı meselesidir, üslup meselesidir.
         Eğer meramınız, kendinizi bir sütre arkasına gizleyip de toplum nezdinde itibar sahibi insanları, kaleminizle çizmeye kalkmaksa yolunuz benimle kesişir. Çünkü yazı kalitenize ve özendiğiniz isme bakılırsa yaptığınız iş “çamur at izi kalsın” politikasıdır.
         Bu işte biraz zeki olanlara medya dünyasında Toplum mühendisi, çapsız olanlarına da Toplum taşeronu denir. Bir siyasi parti başkanını, ismini ortaya koymaktan korkarak, en pespaye, en ilkel biçimde Halk nezdinde küçük düşürmeye kalkana da sadece “gölge” denir. Çünkü ben onun adamlığını sabahtan akşama kadar tartışırım.
         Eğer ki amacın, tahrik ederek, kışkırtarak bu insanları ve beni kendi seviyene indirmekse bu boşuna bir çabadır. Özellikle Ben, istesem de sahibinin söylemeye korkup da gölgesine söylettiği şahısların seviyesine inemem. Ama uzun yıllar beraber yürüdüğüm bu insanları da Sizin gibi Kalemin yüzkaralarına teslim edemem.
         Neden o seviyeye inemem onu da anlatayım: “İran Şahı, Yavuz Sultan Selim Han’ı aşağılamak ister ve bir plan kurar kafasında. Bin bir çeşit mücevheri bir sandığa koyar ve en alta da insan dışkısını yerleştirerek İstanbul’a gönderir. Sandık Sultan’ın önünde açıldıkça pis bir koku her yanı sarar ve gerçek anlaşılır. Yavuz, metanetini kaybetmez ve bir sandık da kendisi hazırlatır Şah’a. Tek bir fark vardır; bu kez sandığın dibinde en nefis kokularla bezenmiş bir lokum bulunur. Sandık Şah’ın önünde açıldıkça nefis koku her yanı sarar ve lokum oraya çıkar. Lokumu bizzat elleriyle Şah’a uzatan Vezir, Yavuz Sultan Selim Han’ın mesajını iletmeyi de ihmal etmez: “Herkes yediğinden ikram eder” !
         Bu kısa anekdotla derdimi anlattığımı sanıyorum. Bu insanlardan asla ve asla gönlünüzden geçen o sözleri duyamayacaksınız.
 Bundan sonraki sözlerim Gölge’ye değil, bizzat sahibinedir. Kim olduğunuzla zerre kadar ilgilenmiyorum. Neticede yapmaya çalıştığınızı anlayabilecek dirayette bir kumaşa sahibim. Milliyetçi Hareket Partisi yıllardır fincancı katırlarını ürkütmeden kendisine bir gelecek aradı bu İlçede. Gelinen noktaysa bir hiçtir bu siyasi hareket için. Eskiye özlem duyanlar, tek başına yürümekten korkup kendine baston arayanlar, bu hareketin gençlerini kendi melun emellerine alet etmek isteyenlere Levent Görür’ün tek sözü; eski halin hayal olduğudur.
         Yapmak istediğiniz son derece anlaşılır bir hareket olarak kaydedildi tarafımdan, bilesiniz. Aklınız sıra kendinize hakaret ettirecek ve geçip karşısında keyif edeceksiniz. Düştüğünüz çukurun derinliğine Ben bir şey demiyorum ama bakın Mehmet Akif ne diyor:
 
         “Bir külah kapmaksa şayet bunca hırsın gayesi,
         Kendi namusun olur ergeç onun sermayesi.
         Kendi ırzından cömert olmaksa mutadın eğer,
         Kendi malındır senin, hakkın tasarruf, kim ne der?”
 
         Madem ki “Adamıyla” müşerref olamadık, benim “gölge” arkadaşım beni iyi dinle: Senin için insanlık, dostluk, samimiyet önemli olmayabilir. Hatta sen şöyle de düşünebilirsin:
        
“Yurttaş ölmüş eseflenme,
Seviver ‘!’ annesini,
Gebe kalsın, doğursun,
Yeni bir tanesini”
  
Ama benim iki tane daha böyle dostum yok. Sırf bu yüzden, sana burada bu postu serdirmezler. Var git yoluna…


23 Mart 2010  09:57:51 - Okuma: (731)  Yazdır




İstatistik