Yazı

Aldatmacalar
Aldatmacalar 

Özcan Nevres

Televizyonlarda hemen hemen her gün hiçbir bilimsel değeri olmayan bir çok ürünün reklâmları yapılmaktadır.

Kimi hemoroiti kesin tedavi ediyor. Kimi sırt ağrılarına birebir geliyor. Kimi hiç zahmetsiz birkaç beden birden inceltiyor. Tüm bu tanıtımı yapılanların kullanma ruhsatları neden Sağlık Bakanlığından değil de Tarım Bakanlığından alınıyor? Sağlık Bakanlığından onay alamadıkları için değil mi? Ürünlerin tanıtımında iyi artistlik yapan, ağzı iyi laf eden insanlar kullanılıyor. Tanıtılan ürünü inandırıcı olması için de eğer memnun kalmazsanız şu kadar günde iade eder paranızı geri alabilirsiniz diyorlar. O ürünü aldığınızda iade edin bakalım paranızı geri alabilecek misiniz? Yoksa parayı iade etmemek için bin dereden su mu getirtecekler?
Uyku sorunu yaşadığım geceler dünyaca ünlü kalp uzmanı Doktor Mehmet Öz'ün programlarını izlerim. İnsan sağlığı ile ilgili ne kadar güzel bilgiler edinmemizi sağlıyor. Programında hangi konu işleniyorsa o konu ile ilgili kendisi gibi isim yapmış doktorları davet ediyor. Programına katılanların doğru bilgi almalarını sağlıyor. Hiçbir şekilde tababet ile ilgili olmayan hiçbir ürünün reklamını da tanıtımını da yapmıyor. Kanal D de yayınlanmakta olan sağlık programı da Mehmet Öz'ün programı kadar doğru bilgiler veren, üstelik baş vuruda bulunanlara yardım da edilen bir program. İzlemeyenlere şayet izleyecek zamanları varsa izlemelerini öneririm.
Yıllar önce kilolu insanları çok hızlı zayıflatan ve oldukça da pahalı olan bir aletin tanıtımını yapmışlardı. Bir gün İstanbul'da benzer aletin altı milyon liraya satıldığını görünce bir tane aldım. Nasıl almayayım. Tanıtımı yapılandan on kat ucuza satılıyor. Prospektüsüne baktım. Kalp hastalarının kullanmaları sakıncalıdır diyor. Kalp ile bir sorunum olmadığı için zayıflama seanslarını başlatayım dedim. Meğer o uyarı boşuna yapılmamış. O kadar yorucu ki dayanmak olası değil. O aleti almaya çok hevesli birine sattım ve paramı kurtardım. Ne yazık ki her aldığım alette o kadar şanslı değilim.
Baş, boyun ve eklem ağrılarını ilaçsız tedavi eden bir alet almıştım. Birkaç kez kullandıktan sonra hiçbir yararını görmediğimden bir kenara attım ve alet orada unutuldu gitti. Sanki o kazığı yiyen ben değilmişim gibi bendeki aletin çok daha büyüğünü, hemde iki yüz yirmi volt ile çalışanını aldım. Onunda hiçbir işe yaramadığını görünce dolaplardan birine yerleştirdim. Kalabalık yapmaktan başka hiçbir işe yaramadan öylece dolapta duruyor.
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür derler. Yani insan unutma hastasıdır. Yıllar önce işlerini yaptığım bir AEG bayisinde bir masaj aleti görmüştüm. Alet iki yüz yirmi volt ile çalışmakta. Titreşimli geniş kemeri güya karın, bel, kalça ve bacaklardaki yağları titreşimle eritiyormuş. Hiçbir yararını görmediğimiz ve çok yer kapladığı için onu da çok hevesli olan birine satmıştım. Büyükçekmece'de yaşarken komşum pazarlamakta olduğu bir karın yağlarını eritme aletini allayıp pulladı ve beni satın almak zorunda bıraktı. Üstelik beğenmediğimiz, yararını görmediğimiz takdirde geri almak kaydıyla. İade etmek istediğimde o aletin bayiliğini bıraktığını, bu nedenle de geri alamayacağını söyledi. O alet tüm akraba evlerini gezdi ama, hiç biri de ben memnunum demedi. Halen de gezmesini sürdürüyor.
Halen televizyonlarda tanıtımı yapılan bir alet yüz yirmi dokuz liraya satılıyordu. Bir alış veriş merkezinde atmış dokuz liraya, üstelik on iki taksitle satıldığını gören baldızımın isteği üzerine bir tane aldım. Kullanmayı deneyenlerin hiç biri memnun kalmayınca alet döndü dolaştı ve yine bizim eve geldi. Evimiz büyük diye beğenilmeyenler bizim eve gönderildiğinden, daha önce gönderilen yürüyüşe eş değer aletin yanında yerini aldı. Evimizde bir yayıntı daha vardı. Kondisyon bisikleti. Neyse ki onu da küçük oğlum alınca önemli bir yayıntıdan kurtulmuş olduk.
Sürekli ilaç aldığım eczaneye kandaki yağı ölçen bir alet ile uzmanı gelmişti. Ezacı hanımın ısrarıyla kan yağım ölçüldü. Az da olsa kan yağım yüksek çıktı. Yüksek çıkması aslında normaldir. Zira çok süt ve süt ürünleri tüketirim. Allayıp pulladıkları, nar çekirdeği yağı, yeşil çaydan oluşturulmuş kapsüllerle dolu bir kutu sağlık destekçisi ürünü (ilaç değilmiş) kırk dokuz liraya almamı sağladılar. Kapsüllerden bir tanesini içtikten sonra deyim yerindeyse feleğimi şaşırdım. Öyle bir gaz yaptı ki anlatamam. Kalbim sıkışıyor. Neredeyse ölüm ile burun buruna geldim. Eşim sana başka bir şey dokunmuştur dedi ve oda bir kapsülü yuttu. Aynı sıkıntıyı oda yaşayınca bir daha kullanmadık. Ödediğimiz para da yabana gitti.
Eğer aldanmak istemiyorsanız Sağlık Bakanlığının onaylamadığı Hiçbir ürüne itibar etmeyin. Üstelik hem paranız heder olur hem de sağlığınızdan olursunuz.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

15 Mart 2010  21:57:45 - Okuma: (426)  Yazdır




İstatistik