Yazı

Farenin ömrü kedi gölgesi görmekle geçer.....
Farenin ömrü kedi gölgesi görmekle geçer..... 

Hüseyin Taşyakan

Son yazımın üzerinden bu yana Türkiye'nin gündeminde yine eski bir yazımda da belirttiğim gibi asparagas haber ve hayali senaryolar üzerine sıcak gündemler oluştu.

     Yaklaşık 3 senedir kendi korkuları üzerine senaryolar yazarak uydurma ihbarlar, şoklu bombalı haberler uyduranların son marifeti, 40 yıldır TSK nin sivil araçlarla yaptığı olağan sevkiyatı sanki olası bir darbenin parçasıymış gibi göstermeye çalışması oldu. İhbarı değerlendiren baş savcının konuyla ilgili olarak durumu öğrenmesi ve ardından takipsizlik kararı vermesiyle sorun çözüldü ancak, yıllardır PKK ile mücadele etmek üzere sivil kamyonlarla sevk edilen askeri mühimmat üzerindeki sır da bu senarist, yalaka, yandaş ve mesleki ahlaktan da, milli duygulardan da yoksun basiretsiz gazeteci müspetteleri sayesinde deşifre edilmiş oldu. Bu satırı okuyan bazı AKP yalakaları da gazeteciyi nereden çıkardın, bulunamayan bir ihbarcıymış bu nu söyleyen diyecektir mutlaka. Diyecektir de; bizim de bu na inanmamızı bekleyecek kadar saf olmayacaktır inşallah... Zira her ne hikmetse geçmişteki bir çok senaryo da olduğu gibi bu ihbarcı da bulunamamaktadır ve aslında ihbarcı diye tabir edilen bu ordu düşmanlarının kim olduğunu bu millet te, söz de ihbarları abarta abarta darbe planlarıymış gibi manşet manşet yayınlayanlar da çok iyi biliyorlar...
 
     Kraldan çok kralcılık yapmak diye bir tabir vardır. Biz AKP ' nin illaki bu rejimle, laiklikle ve dolayısıyla bunların Türkiye' deki en sağlam savunucusu olan kurumların başında gelen TSK ve Yargı ile mutlaka problemli olacağını biliyoruz. Bu yüzden AKP yalakalığı yapıp, bu duruşlarından nema sağlamak isteyen sözde habercilik yapan sahtekarların ve tüm bu yalana dolana alkış tutanların işte bu tabire cuk oturduğunu da çok iyi biliyoruz. Bu yalakalara, sürekli omuzlarını sıvazlayan iktidarın borazanlığını yapanlara sormak gerekir, ne oldu şu sizin Arınç suikasti masalı? Fosss. Ne oldu Kozmik odaya giren Hakimi takip ediyorlar dı, o hakim ve savcıya zarf içinde mermi gönderildi, falandı filandı iddialarınıza? onlar da foss. Çamur at izi kalsın mantığıyla orduyu yıpratmak için ellerinden geleni yaptılar ancak, Allah' tan ki TSK belkide hiç bir tarihte olmadığı kadar ve bu topraklar üzerinde demokrat diye gösterilenleri cebinden çıkaracak kadar demokrasiden yana olup bazı liboş yazarların gazına gelmemektedir.
 
     Ha bir de bu hükümetin hukuk anlayışını da irdelemeden geçmemek lazım. Madem ki birileri tarafından bunların adalet ve hukuk anlayışı şaşalı ifadelerle neredeyse arşu alaya çıkarılacak kadar abartılıyor, aslında bu nun da fos çıktığını artık birilerinin o kalın kafasına sokmak gerektiğini düşünüyorum. Hukuk çerçevesi içerisinde (ayrıntılara girip yazıyı uzatmak istemiyorum) HSYK daha önce vermiş olduğu bir yetkiyi, yetkiyi verdiği kişilerden geri alıyor ve AKP hükümeti bu nu adeta kendilerine karşı bir hamle sayarak sözde hukukçu üyeleri vasıtasıyla durumun aleyhinde ve de hiç gerekmediği kadar sert açıklamalar yapıyor.Bunların açıklamalarına inanıp kapılsanız,sanırsınız ki kendileri hukuk uleması, HSYK'daki insanlar amele pazarından seçilmiş.
 
      Aylardan beri ülkenin gündemini AKP iktidarına yalakalık olsun diye içlerindeki darbe korkusuyla sahte ve de asılsız uydurma senaryolarla  meşgul edenlere sormak gerekir. Zerre kadar vicdanı olanların da bu sorulanlara hiç olmazsa kendi vicdanları huzurunda cevap vermesi gerekir. Leyhlerinde çıkan bir kararda yargı bağımsızdır karışmayın diyen ancak, aleyhlerindeki kararlarda gelin Ankara' yı siz yönetin bari diye bağıran ve bu esnada kameralara kin ve öfkeyle bakan başbakanınızdan memnunmusunuz? Haklarında, yargılanmasını gerektiren  bir yığın suç dosyası varken ve dokunulmazlığı sayesinde yargıdan saklanabilen adamların, koskoca Türkiye Cumhuriyeti hakim ve savcılarına hukuk dersi vermeye kalkmalarını içinize sindirebiliyormusunuz? 3 Senedir avaz avaz sahte beyanlarla TSK ya ve son günlerde de yargıya saldıranlara bir de şu meclisteki suçluları manşet yapın onlarında soruşturulmasını sağlayın diyecek cesaretiniz ve de halsiyetiniz var mı? Son olarak, Anayasa Mahkemesinin, Laiklik karşıtı İrticai eylemlerin odağı olarak gösterdiği bir partinin Anayasayı değiştirmek isteyişini siz hangi vicdan ve ahlaka sığdırabiliyorsunuz.?
 
    Bu sorularımıza yandaş ve yalakaların verebileceği mantıklı cevaplar olabileceğine inanmıyorum ancak, sesli olarak ifade etmeyecekleri gerçeğin ne olduğunu da en az kendileri kadar Türk halkı da bilmektedir. Bu ülkenin vatandaşı, AKP hükümetinin Anayasa değişikliğinde illaki Anayasa Mahkemesi üyelerinin meclisçe seçilmesini istemesini, bu değişikliğin ardından yapılacak seçimlerde olası meclise girememeleri durumunda kendilerini (belki de yüce divana göndermek üzere) yargılayacak insanları kendilerinin seçmek istemeleri olduğunu da biliyor.Yargıyı bu kadar abartıyla kendi vesayetleri altına almak isteyenlerin hukuk ve demokrasi anlayışını alkışlayanlara da son olarak sormak gerekir, hadi vicdanınızdan utanmıyorsunuz, rıskınızı kazandığınız o ellerinizle bunlara şakşakçılık etmekten de mi utanmıyorsunuz.
 
   Yalakalara, durumdan menfaat sağlamak üzere iktidar borazanı çalanlara ne söylesek kar etmeyeceğini biliyorum. Ancak başlığımızda da dedik ya, farenin ömrü kedi gölgesi görmekle geçer. AKP yalakalığı yapanların bu kadar asker ve yargı korkusuyla yatıp kalkmalarının da tek bir sebebi olacağını düşünüyorum. En az AKP hükümeti kadar şakşakçı yalakaları da anlamıştır ki; ilk seçimde bu saltanat bitecek. Ve işte o zaman bu millete, bu milletin ordusuna ve yargısına yapılan hakaret, saygısızlık ve saldırıların hesabı sorulacaktır. Yandaş medyanın bu kadar avaz avaz darbe geliyor diye bağırmasının sebebi de millete, dolayısıyla yargıya verecekleri hesap korkusundandır ancak, korkunun ecele faydası yok...
 
    Yazımın sonunda dip not olarak hatırlatmak istediğim bir konuysa; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, ilk defa bu hükümet döneminde, ABD temsilciler meclisinde ve ardından İsviçre parlementosunda Ermenilerin soykırım iddiası kabul edilmiştir... AB ve ABD ye karşı akıl almaz tavizler veren bu hükümetin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın şakşakçılığını yapanlara özellikle hatırlatırım.


14 Mart 2010  21:22:12 - Okuma: (568)  Yazdır




İstatistik