Yazı

Hayaller Gerçek Olsa
Hayaller Gerçek Olsa 

Özcan Nevres

İlk çocuğum daha ilkokulda iken Menemen'in elektronik beyni diye isim yapmıştı.

Bu isme yakışacak şekilde kazanılması en zor olan okullarda okuma hakkını kazanmıştı. Önce Maarif Koleji, ardından Türkiye genelinde yalnızca doksan altı çocuğun girmeyi hak ettiği Ankara'daki Fen Lisesi. O okulda okuyanların tümü kazanılması en zor üniversiteleri kazanırlardı. Kızım da Boğaziçi Üniversitesini kazanmıştı. O da başarılı öğrencilerin kervanına karışarak Amerika'ya gitti ve o günden bu yana Amerikan Üniversitelerinde öğretim üyeliği görevini sürdürüyor. Üç oğlum da üniversite mezunu olduğu halde üçü de ablalarının başarısına ulaşamadılar.
Şimdi yeni bir elektronik beyin yetiştiriyoruz. Her dönemde takdir alması bunun kanıtıdır. Takdir belgelerini www.ozcannevres.com adlı sitemde yayınlanmaktadır. Yayınlıyorum çünkü o benim gururumdur. Bana çocuklarını nasıl başarılı yetiştiriyorsun diye soranlar oluyor. Onları hurafelerden uzak tutarak ve zeka geliştirici oyuncaklarla oynamalarını ve okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlayarak diyorum. Bu günlerde torunum Can Nevres'e kitap dayanmıyor. Derslerini yapar yapmaz, annesinin deyimiyle yatağa kedi gibi kıvrılarak kitap okuyor. Şu sıralar Şu Çılgın Türkler kitabını okumakta. Takıldığı bir yer olduğunda MSN den hemen beni arar ve sorar. Kendisini elimden geldiğince aydınlatmaya çalışırım.
Geçenlerde Devlet Hastanesinde tüm tahlillerimi yaptırmıştım. Bu tahlilleri yaptıracağımdan haberi olduğu için okuldan döner dönmez beni aradı. Görüntülü olarak konuşmaya başladık. Tahlillerimin sonucunu sordu. Hepsi de çok mükemmel deyince, dede bu durumda sen daha yirmi yıl yaşarsın dedi. İleride hayal kırıklığına uğramaması için, tahliller ne kadar iyi çıkarsa çıksın, yaşlı insanların ne zaman tökezleyeceği belli olmaz. Benim ne arzum ne de hedefim yirmi yıl değil. Benim arzum senin başarılarının devamı ve iyi bir üniversiteden mezun olduğunu görmek dedim.
Can'ın bebekliğinden beri her şeyi benim. Her hangi bir oyuncağını hoyrat kullandığında annesi yapma oğlum bozarsın dediğinde, bozulsun. Dedem tamir eder der. Annesi oyuncağını sağa sola çarpma kırarsın dediğinde ise, kırılsın. Dedem yenisini alsın der. Merdivenlere tırabzan yaparken gördü ki çok uğraştırıcı bir iş. Dede bunları benim için yapıyorsan hiç uğraşma. Ben bunların arasından geçerim dedi. Tırabzanları senin için yapmıyorum ki. Kendim ve babaannen için yapıyorum. Yaşlı insanların sık sık başları döner. Öyle bir zamanda düşmemek için bir yere tutunmaları gerekir dedim. Bunu öğrenir öğrenmez tırabzan işini bir an önce bitirmek için yardım etmeye başladı. Minik elleri ile yapabileceği pek bir şey yoktu ama ona sorumluluk yüklemek ve iş yapma hevesi kazandırmak için, şunu, bunu ver diyerek ona sorumluluk yükledim.
Tuvaletin sifonunu çektiğinde düğmesi elinde kalmış. Böyle bir durumda babasından ve annesinden zılgıt yiyor olacak ki; ürkek bir tavırla dede bu bozuldu dedi. Eyvah dedim. Şimdi ne yapacağız. Su tesisatçısı onu onarmak için en az elli lira ister. Bende okadar para yok. Artık ustaya parayı sen ödersin dediğimde, iyi ama bende de para yok dedi. Gel bakayım buraya dedim. Önce bu kapağı kaldıracağız. Sonra da kolumuzu sokup bu düğmeye takılan demir çubuğu bulup bu kapağın deliğinden geçirip düğmesini takacağız dedim. Nasıl takılacağını gösterdikten sonra büyük bir heves ile boyu yetişmediği için ayağının altına banyo taburesini alarak görevini başarı ile tamamladı. Şimdi de kargaburnunu getir. Bunu iyice sıkalım ki bir daha çıkmasın dedim. Takım çantasından alıp getirdi. İyice sıktıktan sonra işimiz bittiğinde iş başarmanın gururunu yaşıyordu. Bir daha bozulursa artık kendim yaparım dedi.
Çocuğu başarılı yetiştirmek için hiçbir şekilde yapma, elleme bozarsın dememek gerekir. Boza boza sonunda bozmamayı öğrenecek ve kendisine öz güven kazandıracaktır. Öz güven kazanmış olan bir çocuk hayatı boyunca mutlaka başarılı olacaktır. Aksi halde girişimcilikten uzak pısırık biri olur.
Can'a havya, lehim, lehim pastası ve her türlü işe yarayacak alet vermiştim. Bir de amatörlerin işine görecek olan küçük bir avometre de verdim. Derste ölçü aleti konusu işlenirken öğretmeni benzer bir aleti gösterip bu bir volt metre demiş. Dede sen bana bu aletin volt metre olduğunu söylememiştin dedi. O aletin volt metre olması için yalnızca volt ölçmesi gerekir. Oysa senin aletin volt, ohm ve mili amper ölçümleri yapıyor. Yani o alet her türlü elektrik ve elektronik ölçümleri yapıyor. Bunları ilerideki derslerde öğreneceksiniz dedim. Yanıtı çok ilginç oldu. Keşke ben Silivri'de okusaydım dedi. Yani benden bilgi desteği alacaktı. Belli ki bu yaz onunla bol bol ders çalışacağız. İnşallah bu heves sayesinde halası gibi iyi bir bilim adamı olur. Darısı tüm çocukları başına.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

3 Mart 2010  18:26:34 - Okuma: (598)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik