Yazı

Görevimiz Tehlike Dizisi Hakkında
Görevimiz Tehlike Dizisi Hakkında 

Etem Kutsigil

Kimi olaylar vardır ki, yaş kemâle erince, insan başka açıdan değerlendirip, bambaşka sonuçlar çıkarabiliyor.

Yaşı elliden yukarı olanlar, otuz-otuz beş yıl kadar önce, TRT’de yayınlanan “GÖREVİMİZ TEHLİKE” (Mission Imposible) dizisini hatırlayacaklardır.
Bu dizideki olaylar, bir Amerikan örgütünün (ki sonradan bu örgütün CIA ‘Amerikan İstihbarat Teşkilâtı’ olduğu anlaşılmıştır.) özellikle Ortadoğu ve Güney Amerika gibi, geri kalmış ülkelerde çevirdiği siyasal entrikalar anlatılırdı.
Bu siyasal faaliyetlerde, yurtseverler, ABD’nin çıkarlarına takoz koyanlar, çeşitli yollarla sindirilir, korkutulur hatta ortadan kaldırılırdı. 
Dizinin sunumu öyle bir ustalıkla kurgulanmıştı ki, bizler bile, o adamlara ‘neden ABD’nin çıkarlarına engel oluyorlar’ diye kızardık…
Bilirsiniz aynı zihniyet Kızılderili, Kore, Vietnam, Irak, Afganistan filmlerinde de işleniyor. Beynimize kazınmak istenen ana fikir şuydu; “Biz güçlüyüz. Sakın bize karşı koymayın.”
Bizler, bu örgütün çevirdiği dolapları ayran budalası gibi, hayranlıkla izlerdik ve hatta canlısını her gün gazetelerden, TV’lerden izliyoruz.  
Ayrıca, bu örgütün kullandığı ileri teknoloji, bizleri hayran bırakırdı.
Dizinin bir bölümünde, ülke ismi vermeden, fakat olayların gelişinden anladığımız kadarıyla, İran’da Şah döneminde, sebeplerini çok iyi bildiğimiz, Musaddık olayının işlendiğini görünce, ayağımız suya erdi.
Daha sonra, yine İran’da Humeyni, Şili’de Allende, Irak’ta Saddam olaylarında da, benzer entrikalar çevrildi. Yoğun biçimde propaganda, dedikodu ve basın üzerinden geliştirilen kampanyalar, halkların uyutulması, cepheleştirilmesi, zihinlerin karıştırılması, ardı ardına gelen grevler, iç karışıklıklar, ordu üzerinden oyunlar, şaşkına dönüp ne yapacağını bilmeyen, acemi hükümetler vs. vs.
Şimdi değerlendirdiğimde görüyorum ki, o diziler, heyecanlı olmalarının yanı sıra, ABD’deki teknolojinin gücünü gösteren bir “gözdağı verme” niteliği de taşıyorlardı.
Bölümün başında ak saçlı fakat dinç, atletik bir adam özel bir teypteki sesi dinlerdi. Talimatlarını veren meçhul ses, sonunda
“yakalanırsanız biz bu olayı üstlenmeyeceğiz. Bu teyp (sonraları CD oldu) on saniye içinde kendisini yok edecektir.” uyarısıyla biter, teyp kendisini yakardı.
Bu örgütün kullandığı üstün teknolojide, ses dinleme, istediği insanın sesini, ses dalgalarını analiz ederek taklit etme, hedef aldığı kişileri bir şekilde bayılttıktan sonra, yüzlerinin maskesini çıkararak, kendi arkadaşlarının yüzünü, sesini değiştirmek yoluyla, o insanın yerine geçirme gibi, aklımızın almayacağı şeyler seyrederdik.
Son yıllarda Türkiye’mizde gelişen olayları bu açıdan değerlendirirken, kendi kendime soruyorum.
TÜRKİYE’DE “GÖREVİMİZ TEHLİKE” DİZİSİNİN YENİ BİR, HATTA BİRKAÇ BÖLÜMÜ BİRDEN Mİ ÇEKİLİYOR?
Söz sırası yorum yapacak olanlarda. Yani sizlerde…


23 Şubat 2010  14:42:19 - Okuma: (739)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik