Yazı

Aşk Yazısı…
Aşk Yazısı… 

İbrahim Becer

Cemal Safi’yi duymuşluğunuz vardır.

Hani Şu, “yıldızlara baktırdım, fallarda çıkmıyorsun…” başta olmak üzere çok şiirin Şairi. Onun bir başyapıtı vardır: “Tek hece aşk”. Muhteşem bir şiirdir. Bir dostum anlattı; Cemal Safi’ye bir kitap gününde rastlamış ve Üstada sormuş: ‘O şiiri nasıl yazdın?’ diye. Üstat cevap vermiş; Evlat, Ben tek abdestle kırk rekât namaz kıldım…
 
Aşk biraz da tek minval üzere yürümektir. Hani yollar tutulur ya, onun gibi. Tek yolun devrim olması gibi bir şey. Yegâne fark; devrimi yapan da, yaptıranın da kendin olmasıdır. Züleyha, Yusuf’a mektup yazmaya başlayınca gördü ki, hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki Züleyha aşkın namesinde ser nameden öte kelam yok, kendi lügatinde de Yusuf’tan öte sözcük yok.
 
Maşuk’un güzelliği âşık’a güzeldir Aşk’ta. Mecnun dediğin adam senin Kays’tı. Sen, Ben gibi bir adam yani. Onu Mecnun yapan Leyla’nın güzelliği değil, Leyla’nın ta kendisiydi. Mecnun’un sefih halini görmüş Emir. Çok üzülmüş ve ferman eylemiş; “bulun gelin Leyla’yı”. Bulmuşlar da neticede. Emir, Leyla’yı görünce dona kalmış. Mecnun’un dediğinin aksine Leyla, kara kuru, hatta çirkince bir kızmış.
“Bunun için miydi bunca sefalet?” deyince Mecnun cevap vermiş: Sen, Ona hiç Benim gözümle baktın mı?
 
Ateş, bir kere yakmaya başladı mı; Sen, sen ol başka bir ateşle dindirmeye kalkma. Cahit Sıtkı diyor ya; “bir kere sevdaya tutulmaya gör, ateşlere yandığının resmidir, âşık dediğin Mecnun misali kör, ne bilsin âlemde ne mevsimidir.” O ateşi dindiremezsin hiçbir çağda. Bırak yaktığı kadar yaksın. Tek farkı vardır bunun ötekilerden; Soğutma işlemlerinin uzun sürmesi. Elli sene bile geçse yanar ha yanar…
 
Yarışacaksan büyüklerle yarışacağın tek yer Aşk sahasıdır. Yüz metreyi dokuz saniyede koşamayabilirsin ama gözü karartırsan Mecnun’u alt edebilirsin. Ne diyor Fuzuli “ Ya Rab, bela-yı aşk ile kıl müptela Beni, Bir dem belayı aşktan etme cüda beni, Az eyleme inayetini ehli dertten, Yani ki çok belalara kıl müptela Beni…” Bu ne ki; en sonunda da iddiasını ortaya koyuyor: “âşık-ı sadık Benim, Mecnun’un ancak adı var.”
 
Bir nevi sigara içmektir Aşk! Tek farkı, başvuracağın bir Yeşilay’ın olmaması durumudur. Zehirlendiğini bilsen de gönüllüsündür. En soğukkanlısı “istemem yan cebime koy” der. El içinde işret etmez belki ama bulur bir kuytu köşe, çeker nefesi içine. Oturur şiirini yazar bir de düştüğü durumun: “İçtiğim sigaraya benziyorsun Sevgilim, Onun da gözlerimi yaşarttığı oluyor arasıra, İçerken bittiğimi atarken hiçliğini hatırlatıyor Bana, şu beş kuruşluk sigara, tıpa tıp benziyor sana, zehirliyor ama zevk veriyor insana…”
 
Çok sıktı değil mi? Fiyatını kendin biçeceksin Canım Benim. Söyleyecek sözün yoksa gideceksin beş Tl’ye gül alacaksın bitecek…

15 Şubat 2010  22:49:11 - Okuma: (1063)  Yazdır




İstatistik