Yazı

Fantezi…
Fantezi… 

İbrahim Becer

Emin olun, bambaşka bir şeyden bahsedecektim bu yazıda. Nasılsa rating gibi bir derdimiz olmaması hasebiyle Cahit Sıtkı ve şiirinden dem vuracaktım. Fakat gel gör ki Türkiye’de Askerin gündem oluşturma konusundaki iştahını anlayabilmek mümkün değil.

Yazının bundan sonrası donanım gerektiriyor, kemerlerinizi bağlayın. Ben, 2003’te yazımına başlayıp, 2006’da tamamladığım “Efraim” adında bir roman sahibiyim. Üç senede 360 sayfa yazdım ve üç ayrı Editöre gösterdim. Üç Editör de değişik gerekçeler öne sürerek Romanda hatalar buldular. Eleştirilerinde de yüzde yüz haklıydılar. Kimisi tekrar redakte edilmesi gerektiğini söyledi, kimisi finalini beğenmedi, Kimisi karakterlerin gerçek hayatla uyuşmadığını söyledi. Fakat gerçek olan şu ki, Sene 2010 ve Ben hala finali bozup tekrar yapmaya çalışıyorum. Bir an önce bitirmem gerek ki Yayın Evlerinin beğenisine sunayım.
Roman yazmak, ara vermeden bir uğraşı gerektirir. Bir sene yazıp, bırakıp, sonra üç sene sonra tekrar başlarsanız muhtemelen bütünlüğü toplayamayabilirsiniz. Çok iyi karakterler oluşturmak zorundasınızdır. O karakterleri oluşturmak da yetmez Romanın başından sonuna kadar saçmalamamasını sağlamakla da mükellefsiniz. O karakterin konuşması, giyinmesi, yemesi, içmesi hep bir bütünlük içinde olmak zorunda.
Tabi bu şartlar Bizim gibi acemiler için geçerli. Dünya sinemasında kült filmler ve Onların kült karakterleri vardır. Gollum’lu, Aragorn’lu, Gandalf’lı Ve elbette Orlando Bloom’un hayat verdiği Legolas’lı Yüzüklerin Efendisi gibi.
Ya da spagetti Westernin nirvanası olan, Sergio Leone’nin yönetip, Ennio Morricane’nin müziklerini yaptığı, Elia Walach, Lee Van Cleef, Clint Eastwood’un başrollerini paylaştığı “İyi, Kötü ve Çirkin” filmindeki Eastwood’un oynadığı “Blondie” karakteri gibi.
Kill Bill deki Uma Thurman’ın oynadığı “the bride” de muhteşemdir. Puzo’nun romanından uyarlanan “Baba” filmindeki Don Vito Carleone rolüyle Marlon Brando mesela! (filminden, romanı kadar zevk aldığım tek uyarlama). Ya da “scarface” filmindeki muhteşem Tony Montana tiplemesiyle Al Pacino…
Son olarak da, pek bilinmez ama Viggo Mortensen’in can verdiği ve romanıyla aynı adı taşıyan Alatriste karakteri vardır.
Bunların her biri Kült karakterlerdir ve yaptıklarında mantık aranmaz. Mesela, Obi Van Kanobi ışın kılıcını çekip önüne geleni biçebilir ve Sen de keyifle seyredersin. Çünkü O bir jedaydır ve bu yetenek Ona verilmiştir. Aynısını Cüneyt Arkın “Dünyayı Kurtaran Adam” da yaparsa olmuyor ama. Çünkü kötü! Yine de hakkını yemeyelim Mehmet Ali Erbil’in başrolünü oynadığı serinin ikinci filmi var. Neticede Türküz, kötüde ısrar en temel karakterlerimizden…
Bak Indiana Jones’a; adam Ürdün’de kutsal kâseyi arıyor, Mısır’da piramitlere dalıyor. Gençliğimin fenomeniydi Harrison Ford. Bizde işler nasıl yürüyor? Mezar bulunuyor, kaçak kazı başlıyor, aynı mezar soyuluyor ve çıkan eserler alıcı kılığındaki Polise satılmak istenirken yakalanılıyor. Adi bir hırsızlık vakasından öteye geçmez.
Kralı gelse ne romanını yazar, ne filmini çeker, ne de bir karakter oluşturur. Sinopsis aşamasında bırakır kaçar.
Balyoz Planını duyduğum zaman “saçma” dedim. Senaryo olarak düşünülse bile iler tutar tarafı yoktu. İrtica Tehdidi ne kadar abartılırsa abartılsın hangi kurumsal yapı Cami bombalamayı, kendi uçağını düşürmeyi, isyan çıkarmayı, İnsanları tutuklayıp statlara tıkmayı, El Kaide ve PKK dan eş zamanlı eylem yapmayı düşünebilirdi ki?
Meğer bunlar konuşulmuş ve abartacak bir şey yokmuş. Hatta rutin olaylarmış bütün bu konuşulanlar.
Gerçekleşip, gerçekleşmediğini sorgulamıyorum Ben. Hatta Ben artık hiçbir şeyi sorgulamıyorum. Ama bir ifşaatta bulunacağım: Gelecekte bütün Nobel Edebiyat Ödüllerine ambargo koyacağına inandığım ve Ülkemin ufkunda bir yıldız gibi parlayacağından emin olduğum, Fantastik Edebiyatın en büyük Kahramanlarını da açıklıyorum: Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı ve Fadime Şahin…
Bu üç Karakter için yazılmış senaryoyu okuyunca Edebiyat Hayatımı ciddi bir analize tutmam gerekebilir. Çünkü Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesi (ki Fantastik Edebiyatın zirvesidir) Balyoz Planının yanında yaya kalır.
Yukarıda bir sürü kült karakter saydım Size. Zamanınızı aldığım için özür dilerim. Fantezinin uç noktalarında yaşayan bu kadar Yazarın ve bu kadar başarılı karakterlerin olduğu bir Ülke dururken Dünya Sinemasını anlatmak abesle iştigalden öteye gitmez…
Bana gelince, Kim takar bizim romanı.


22 Ocak 2010  23:08:24 - Okuma: (834)  Yazdır




İstatistik