Yazı

Azize Paraskeva (Paraskevi) Kilisesi
Azize Paraskeva (Paraskevi) Kilisesi 

Asil S. Tunçer

Azize Argiri’nin Mezarı

Geçen sene aldığım bir turda katılımcıların hepsi Ortodoks Rumen rahipti. Son günde yapılan bir değişiklikle Kapalıçarşı’da alışveriş ve serbest zaman yerine İstanbul’da Yalı Köşkü ve Aya Paraskeva Kilisesi sorulmaktaydı. Niye yalan söyleyeyim: ilk defa bu azize ve kilisesini duymuştum. Hem azize hem de kilise ile ilgili bilgi edinmem gerekiyordu. İşe Balat ve Fener’deki kiliseleri sonra da Kasımpaşa ve Hasköy’ü gözden geçirmekle başladım ilkin. Bu arada da erişebildiğim tüm kaynaklarda söz konusu azizenin adını soruşturdum. Ulaştığım bilgi ve ziyaretim esnasında edindiğim izlenimleri şimdi siz okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Eski adı Perea-Prikidion olarak bilinen bugünkü İstanbul-Hasköy’de bulunan bir 1.yy Bizans Bazilikası üzerine 1692’de Romanya Voyvodası Konstantin Bronkovenau (1654–1714) tarafından Azize Paraskeva Kilisesi olarak yeniden inşa edildi. Metruk Voyvoda Bronkoveanu 1714 yılında oğullarıyla birlikte suçlu bulunup idam edilince, Romanya Ortodoks cemaatine ait bu kilise Patrik I.Konstantin (1830–1834) zamanında Rum Ortodoks Kilisesi’nin denetimi altına girdi. Halen Haliç üzerinde bugün kullanılmayan Demir Köprü’nün hemen kuzeyinde Kalaycı Bahçe Sokak No: 2 adresindedir.
Kasımpaşa istikametinden giderken Rahmi Koç Sanayi Müzesi’ne gelmeden önce Hasköy Parkı durağından sağa dönerek (Akbank’ın köşesinden) yaklaşık 35–40 m yürümek gereklidir. Sokağa girer girmez zaten kilisenin bahçe duvarı karşınıza çıkacaktır. Kilisesin kullanılmayan çan kulesi sokaktan görülmektedir. Kırmızı boyalı demir kapının üstünde krem renginde kubbe motifi bulunmaktadır.
Kapıdan girer girmez sola doğru yürünüldüğünde kilise yapısına gelinir. Sağda kalan ev ve karşıda merdivenlerden yukarı çıkıldığında erişilen bina kilisenin papaz konutu ve misafirhanesidir. Ayrıca merdivenlerin soluna doğru ilerlendiğinde bahçenin arka kısmında kalan bölümde terzilerin de koruyucusu kabul edilen Azize Argiri’nın mermerden mezarı bulunmaktadır. Kod farkıyla zemin altında kalan apsis tarafındaki kapının üstünde yapım kitabesi mevcuttur: “Bu kilise Eflak Voyvodası Brankovanos’un parasıyla Konstantinos’un sanı sayesinde tanrı korkusuyla inşa edildi. Çilekeş Martir (Şehit) Azize Paraskeve adına 1692.
Kilise binasına girişte kapının üstünde Azize Paraskeva’nın siyah bir resmi bulunmaktadır. Kilisenin içinde birçok ikon bulunmakta olup bunlardan ne göze çarpanı Azize Argiri’ye ait olanıdır. Göz iyileştirici özelliğe sahip olduğuna inanılan bir ikonun yanı sıra kilisenin koruyucusu ikonası da yer alır. Bu ikona tarihçi Gerlaç tarafından 26 Temmuz 1577’de bahsedilmiştir. Azize Meryem ve Bebek İsa ikonu ayrıca dikkat çekicidir. Bu ikonda aynı tarihçi tarafından söz konusu yılda tanımlanmıştır. Azize Argiri 1688–1725 yılları arasında yaşamıştır. Bugünkü Hasköy’de inançlarından dolayı uzun zaman hapis tutulduktan sonra şehit edilmiş 30 Nisan 1725’te kilisenin bahçesinde yer alan bugünkü mezarına defnedilmiştir.
Bunun yanında kilisede bulunan bir diğer önemli ikon ise Voyvoda Konstantin Brankovenau ile babalarıyla aynı kaderi paylaşan oğlanlar Konstantin, Radu, Stefan, Matei ve de Voyvodanın yardımcısı Ianaçe Vacaresku’yu tasvir eden resimdir. Bundan ayrı Moldovya Kralı Aziz Stefan da azizler arasında sayılır. 23 Mayıs 2004’te Rum Patriği Bartelomeo’nun başkanlık ettiği resmi bir törenle söz konusu ikon Mircea Luçesku tarafından kiliseye bağışlanmıştır.
Kilisenin arka sıralarının hemen solunda Voyvoda Konstantin ve oğullarının 15 Ağustos 1714 yılında İstanbul’da Yalı Köşkü Meydanı’nda kafalarının kesilişini gösteren bir resim yer alır. Güzel bir bahçe düzenlemesi ve sıcak bir misafirperverlik kilisede gözünüze çarpacak ayrıntılardan. Kilise şuan Fener Rum Patrikliği’nin denetimi altında ama Rumen bir papaz görev yapıyor. Cemaat sayısı çok olmasa da hemen her Pazar ayin düzenleniyor ve ziyaretçileriyle beraber salon bazen kalabalık oluyor. Şuan ki Papaz Vlad Sergiu bilebildiği kadar İngilizcesiyle gelenlere yardımcı olmaya çalışıyor.

Umarım bu kısa ve özet bilgi başta meslektaşlarım olmak üzere başka araştırmacılara da faydalı olur; basamak oluşturur. Ne de olsa bilgi ancak paylaşıldığında bilgidir. Yoksa bilinmez kalır.



19 Ocak 2010  00:00:44 - Okuma: (1177)  Yazdır




İstatistik