Yazı

Çikolatalı Patates (Kozmik Palavralar)
Çikolatalı Patates (Kozmik Palavralar) 

Hüseyin Taşyakan

Şu anda ülkemizdeki en profosyonel senarist kimdir ya da kaç kişilerdir bilmiyorum ama, herhalde hepsi bir araya gelse AKP ve onun yanaşma medya grubundan çıkmış ve olanlara bakılırsa daha da çıkacak olan asparagas abidesi senaryoları yazmakta zorlanırlar diye düşünüyorum.

   Geçmiş yazılarımda da  söylediğim gibi sadece doğu kökenli vatandaşların oylarını kapabilmek arzusuyla ortaya attıkları açılım fiyaskoyla sonuçlandı. Bu açılım muhabbeti esnasında terör örgütüne,  onların İmralıdaki bebek katili liderlerine ve en nihayet PKK nın meclisteki uzantılarına o kadar cesaret verdiler ki; açılımları terör örgütünün ve yandaşlarının şovuna dönüştü, üstelik devletin kurumlarına kafa tutarcasına. Davos'ta one munit diye esip gürleyenler Türkiye'de (açık açık pkk nın destekçisi olduğunu gösteren) bir belediye başkanının  HAS....!  ifadelerle bezenmiş küfürlerine karşı dişe dokunur bir tepki vermemiş, verememiştir. Kendilerinin bu gibi aymazlıklara karşı olan sükunetlerinin nedenleri tartışılır ancak yine geçmiş yazılarımın birinde özellikle meclisteki pkk uzantılarının cesaretinin nereden geldiğini yazmıştım ve DTP nin kapatıldığı günlerde olanlar beni haklı çıkarmıştı. Hakkında onlarca dokunulmazlık dosyası olanlar yargının karşısına çıkma cesaretini gösterip gereğini yapmayacakları için DTP li milletvekilleri de bu nu bir silah olarak kullanacaktır demiştim ve nitekim terör örgütünün sözcüleri Hukuk karşısında çifte standarttan ötürü haklıyız diye bağırıyorlardı ki;kendi şahsımda onları haklı bulduğum tek konudur. Ziraa kanunlar karşısında suç işlemiş olanlar, A partisindense dokunulur, B partisindense dokunulmaz diye ayrıştırılamazlar. En azından hukuk devletinde bu yapılamaz. Başbakan yaptığı bir konuşmada(Yazımıza başlık konusu olan Suikast senaryosuyla ilgili söylüyor) suç işleyenler mutlaka yargının karşısına çıkıp hesap vermelidir ve bizim de yaptığımız onları yargının önüne çıkarmaya yönelik çabalardır diyor. Bu nu söylüyor ancak başta kendisi ve partisindeki diğer dokunulmazlık dosyası olan arkadaşları ile yine mecliste aynı durumdaki diğer parti milletvekilleri için gereğinin yapılmasını sağlamıyor,dokunulmazlıkların kaldırılması için parmağını bile oynatmıyor.. İktidar olmazdan önce ilk işimiz bu olacak demişlerdi ancak 7 yıldır bu na sıra gelmedi.
 
    İşte PKK nın meclisteki uzantılarını bu derece cesaretlendiren yanlışlar neticesinde büyük umutlarla ortaya atılan açılım fiyasko olunca, bu nun altında ezilmemek için olsa gerek bu defa ortaya Bülent ARINÇ' a suikast ihbarı çıktı. İstenilen herkesin telefonunun dinlenebildiği bu ülkede ihbarı yapan ortada yok aradığı numara bile bulunamıyor. Tam bir çakmak Hasan kibrit Hüseyin vakası. Başta bu kadar komik görünen bu olay sonradan bakıyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti' nin en mahrem sırlarını barındıran kozmik odaya girilmesine kadar uzadı. Ortaya atılan suikast ihbarı palavra çıkmış ancak AKP yandaş ve yanaşması basının istediği de bir kez daha başarılmış, yine asker hedef olarak göterilmiştir. Uzun süren aramalar sonunda elde edilen sonucu en iyi tarif eden, kozmik patates ifadesi ile  CHP genel başkanı Deniz Baykal oldu. Gerçekten, yandaş medyanın onca bağırıp çağırmasına ve konuyu ballandıra ballandıra büyütmesine rağmen ortaya çıkan sonuç tam bir komedidir. Suikast ihbarından birşey çıkmayınca bu kez ortaya atılan iddia kozmik odaya giren hakime ve bu kararı veren savcıya bir pakette 8' er tane mermi gönderildiği oldu. Ne hikmetse, ihbarı yapanın ve yaptığı telefon numarasının olduğu gibi, bu paketi gönderen de bulunamıyor. Mermi olayı gündeme gelince, Baykal'ın kozmik patates yorumuna Arınç'ın cevabı da, ''öyleyse mermiler de çukulatamıydı'' demek oluyor. Tüm bu şamataların ardından bir gazeteden öğreniyoruz ki; (yanaşma basında bu haberi asla bulamazsınız) hakim ve savcıya gönderilen mermiler,adı Fethullah Gülen cemaatiyle birlikte anılan ve ücretsiz ders kitaplarının ve okul evraklarının taşınması işini üstlenen bir kargo şirketince taşınmış. Bu nun da ne kadar manidar bir ayrıntı olduğunu kstirmek için sanırım ulema olmaya gerek yok...
 
   Yani AKP nin yalakalığını yapan, yanaşma yazarları ile durmadan ülkeyi gerginliğe sürükleyici gündemler yaratan yandaş medyanın da bu kadar gürültü çıkardığı suikast senaryosundan en nihayette çıka çıka patates ve çukulata çıkmıştır. Bu türden safsataları, değme senaristlere taş çıkartacak palavralarla dolu hikayeleri seçimlere kadar çok yaşayacağız. Seçimlerde de Türk halkı sandıktan, artık yalanla, dolanla değil doğrularla yaşamak istediğine dair iradesini çıkaracaktır.


10 Ocak 2010  21:48:12 - Okuma: (1036)  Yazdır




İstatistik