Yazı

Bu Günkü
Bu Günkü 

Etem Kutsigil

“BU GÜNKÜ AHVAL VE ŞARAİT”İ SORARSAN, BUDUR ATAM. ARZEDERİM.

 

TÜRKİYE, yeni yıla en kritik devlet organlarının birbirleriyle ilişkilerinde ciddi bir güvensizliğin yerleştiği, bunun sonucunda devlet mekanizmasının işleyişi bakımından tam bir toz bulutunun ortalığı kapladığı bir görüntüyle girmiş bulunuyor.” Sedat Ergin Hürriyet Gazetesi
Ne doğru bir saptama…
Son birkaç yıldan beri geçen yaşanan ve dozu her gün artan siyasal olaylara bakınca, yurtta kimin cebinde kimin eli var belli değil. 70 yaşımdayım, böyle sorumsuzluk görmedim, duymadım, okumadım. Gerilim filmlerini geçti çektiğimiz çileler.
*Bir yanda Ülkemizin borcunu iki misline çıkardığı halde, bu parayla gözle görünen çok da fazla bir şeyler yapmamış,
*Bu meyanda, borçlarımızı ödeyeceğimiz yurdun zenginliklerini -zaman zaman ölmüş eşek fiyatına- birer birer satan,
*Vatandaşlarını fakirleştirerek, bir yiyecek kolisine, birkaç torba kömüre muhtaç ederek siyasi kazanç uman,
*Buna karşılık geçmişte de her iktidarda az veya çok örneklerini gördüğümüz “kendi zenginini” yaratan,
*“Milli gelir dağılımının” anasını ağlatan ve
*Bunların bir gün hesabının sorulacağından dolayı tedirginlik içinde olan,
*Ülkenin polisiyle vatandaşını karşı karşıya getiren,
*Anayasa Mahkemesinin kararıyla da belgelenen “Laiklik karşıtı girişimlerin odağı” olan bir iktidar partisi…
Bir tarafta, “Bağımsız Yargı”nın, iktidarın hizmetine girmemek için, iktidara karşı verdiği mücadele…
Diğer tarafta, “görevi iç ve dış tehlikelere karşı Cumhuriyeti kollamak ve kurtarmak” iken, iç politik oyunlarla siyasetin içine itelenen,
*“Bireysel mi, emir komuta zinciri içinde mi?” olduğu belli olmayan, insan hakları ihlâlleri ile suçlanan Ordu…
Bambaşka bir cenahta bu tartışmaları zevkle seyreden ve en küçük fırsatta kendisini belli eden, PKK yandaşları ve tarîkatlar…
Şu anda Türkiyemiz tam bir kör dövüşü içinde. Hangi kör, kimi öpecek belli değil.
Bana sorarsanız, “aklımızı kullanmazsak, izlediğimiz Bizans entrikaları ve ‘şark kurnazlıkları’nın sonunda akılda kalacak olan deyimler:
Benden sonra tufan’ ve ‘Altta kalanın canı çıksın’dır.”
Altta kalacak olan yine HALK’tır. Yani sen ben bizim oğlan.
Çarpın bakalım testilerinizi birbirine, bakalım kimin testisi en sağlam çıkacak…
Halkım, sen de kafanı takma bu gibi olaylara, sen TV’lerdeki dizilere takıl. Güllü’nün, Bihter’in, Yağmur’un, Eşyan’ın sonu ne olacak? Senin için en önemli mesele bu!
Bir dönüm bostan, yan gel kızım Sunam…



6 Ocak 2010  08:48:02 - Okuma: (999)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik