Yazı

Yeni Yıl Kapıda
Yeni Yıl Kapıda 

Özcan Nevres

Cuma günü yeni yıla gireceğiz.

 
Yaşıtlarım bir yaş daha ihtiyarlarken, gençler bir yaş daha büyümenin mutluluğunu yaşayacaklar. Zira onlar için ömür bitmek tükenmek bilmeyen bir olgu. Çocukluk ve gençlik yıllarımızda hangimizin aklına bir gün yaşlanacağımız gelirdi. Dolu dolu yaşamak varken kim düşünürdü ihtiyarlığı? Gerçi önemli olan yaşlanmak değil, yaşlılığı sağlıklı ve ayakta geçirmektir. Ne kaldı ki şurada? Dünyaya sanki dün gelmiştik. Çok uzun sandığımız ömür adeta bir gün gibi gelip geçti. Biz yaşlılar Mezarcı Mahmut'un bizi daha ne kadar bekleyeceğini bilemeyiz. Elbet de bir gün o kaçınılmaz sona yakalanacağız. Önemli olan geride ne bıraktığımız. Kimimiz iyiliklerimizle anılacağız. Kimimiz de kötülüklerimizle. Şunu iyi bilmememiz gerekir. Ne verdiysek elimizle ve gönlümüzle. O gelecektir bizimle.
Gençlik yıllarını çok iyi değerlendirmek gerekir. Kahve köşelerinde ömür törpülemektense evde oturup okumayı yeğlemek gerekir. Zira insanın ufku okudukça genişler. Mesleğimi bırakalı yirmi yıl oldu. Beni mesleğimle ilgili Hiçbir gelişme ilgilendirmedi. Nereden bilirdim? Gün geldiğinde teknolojiyle iç içe yaşayacağımızı. Birkaç gün önce piyasaya yeni çıkmış ve hafızasında yok diye bir kavram olmayan bir cep telefonu. Televizyon, radyo, kamera, video, hesap makinası ve daha niceleri. Gel de çık işin içinden. Video çekimi yaptığından daha uzun çekimler yapabilmesi için dört ciga bayt bir hafıza kartı taktırdım. MSN de torunumla görüşürken yeni almış olduğum fotoğraf makinasından ve dört ciga baytlık hafıza kartı taktırdığımdan söz ettim. Hemen markasını ve modelini sordu. Yirmi saniye geçmeden dede, sen dört ciga baytlık hafıza kartı taktırmışsın ama senin makinan iki ciga baytı destekliyor dedi. Bu teknolojiden çok uzak kaldığım için aldı beni bir düşünce. Makinama zararı olur mu diye? Makinayı aldığım yere gittim. Oradaki elemanlardan biri makinanıza zararı olmaz ama fotoğraf çekimini ağırlaştırır dedi. Bu kez ortanca oğluma telefon açtım. Ne de olsa bilgisayar mühendisi olduğu için doğrusunu o bilir. Neyse ki oğlum yüreğime su serpti. Önemli değil. İki ciga baytlık bölümünü kullanır. Diğer bölümünü boş bırakır dedi.
Bilgisayar ve elektronik cihazlarla ilgili durumlarda on bir yaşındaki torunum Can ile kendimi kıyaslayamıyorum bile. Minik ellerinin minik parmakları müthiş bir hızla klavyenin tuşlarında gezinip aradığı sonuçlara kolayca ulaştığında kendimden utanasım geliyor. Ne yazık ki yaşlılıkta her şey kolay öğrenilmiyor. Ne öğreniliyorsa hepsi de çocukluk ve gençlik yıllarında öğreniliyor. Bu yüzden çocuklar ve gençler her zaman öğrenmenin sınırlarını zorlamalıdırlar.
***
Günlerdir güneşe hasret yaşıyorduk. Güneş dün sıcak yüzünü gösterdi ve baharı aratmayan çok güzel bir gün yaşadık. Oysa bu gün hava hem soğuk hem de oldukça karanlık. Yağmur aralıksız yağıyor. Nerede o güzel İzmir'in lodos ile gelen ılık yağmurları? İnsanın duygularını ve yaşam tutkularını kamçılar İzmir'in lodosu. Foça'da yaşarken aniden bastıran yağmurdan kaçarak nöbetçi eczaneye sığınmıştım. Baktım ki yağmurun kesileceği yok. Düştüm yola. Bir kilometrelik yolu ağır adımlarla katettim. Hem de doya doya ıslanarak. Eve vardığımda sobayı yaktıktan sonra soyunup banyo yaptım. Pijamalarımı giyip yatmadan önce bir aspirin yuttum. Sabah kalktığımda ise olabildiğince zindeydim.
Burası İstanbul. Ve İstanbul'un ilçesi Silivri. Burada lodos ile gelen yağmurun damlacıkları bir kırbaç gibi vurur insanın yüzüne. Foça'da ıslandığım gibi burada da ıslanacak olsam zatürreye yakalanmam kaçınılmaz olur. Bu yüzden de böyle havalarda evde oturup kitap okumaktan ve yazı yazmaktan başka başka bir umarım yok. Dünkü güzel havadan yararlanarak yıkadığım mermer zeminler yine çamurlara gark olmuş. Oysa onları temizlemeye ne kadar çok emek vermiştim. Yaşlılar için en zor mevsim kış mevsimi. Ortanca oğluma takılıyorum. Seni Avustralyalı bir kız ile evlendirelim. Sayenizde kışlarımızı Avustralya'nın yazlarında geçiririz diyorum. O her zamanki gibi yok baba diyor. Evlenenlerin halini görüyoruz. Doğru söze ne denir? Evlenip de dertsiz başına dert mi alacak?
Yeni yılın tüm insanlara mutluluk ve huzur getirmesini dilerim. Nice nice uzun yıllara.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com


28 Aralık 2009  18:46:32 - Okuma: (514)  Yazdır




İstatistik