Yazı

Çok Yazık…
Çok Yazık… 

İbrahim Becer

Bir çırpıda aklınıza gelen, size yol gösteren, ilham veren Liderlere yakın plan bir bakın.

Atatürk, Che, Hitler, Fatih Sultan Mehmet, hatta Polat Alemdar. Yaptıklarıyla milyonları peşinden sürükleyen bu insanlar menfi veya müspet anlamda bir iz bırakıp sahneyi yeni oyunculara bırakıp gitmişlerdir.
Atatürk denince aklınıza sıfırdan inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti gelir. Libya’ya da savaşmaya gitmiştir, Çanakkale’ye de Kendisi. Laf eden çarpılır.
Che, astım hastalığı iyi bir gerilla olmasına engel olduysa da bisikletle Güney Amerika’yı boydan boya geçmesi ve o dağlarda savaşması özverisine işarettir. Bir de kendisi için bestelenen “Hasta siempre commandante Che guevera” parçası.
Fatih; Konstantinopol’ü İstanbul yapıp, üstüne bir de çağ açıp kapatması bir yana büyük sözlerin adamıdır: “Aklımdan geçeni sakalımın bir teli bilse, Ben o sakalı kökünden keserim”.
Polat’ın da böyle sözleri vardır: “Sonunu düşünen kahraman olamaz” der. Oysa ki sözün müellifi Şeyh Şamil, sözün orijinali de; “Sonunu düşünen cesur olamaz”dır.
Ben, şöhreti evinin sınırlarını aşmayan, sıradan, mütevazı, tek sermayesi okumak ve anlamaya çalışmak olan bir insanım. “Aydın namusu” diye bir kavram vardır ve Ona inanırım. Sırf bu inancım uğruna Öcalan’ın da yazdıklarını okudum eskiden.
Öcalan’ın durumu biraz da Bektaşi’yle İmam’ın durumuna benziyor: “İmam hutbede cemaate sesleniyormuş, Niyeti de Allah’ın her yerde hazır ve nazır olduğunu anlatmakmış: ‘ Ey Cemaat! Allah ne yerdedir, ne gökte, ne soldadır, ne sağda, ne şurdadır, ne burada…’ deyince Bektaşi dayanamamış ve İmama seslenmiş: ‘ Hoca, Hoca! Sen bu işi Allah yoktur a getireceksin de yolunu yapıyorsun’.
Öcalan’ı okuduğunuz zaman aynı hisse kapılırsınız. Karşınızdaki bir insan değil de, her an için ilahlığını iddia edecek bir yarı tanrı gibidir. Anlattıklarının içeriği, İsmail YK nın www.bombabomba.com şarkısının sözlerini aratmaz.
Maalesef kaypaktır. Aklımda kalan en meşhur sözü: “Kürtleri tek başına bırakırsanız, bir toplu iğne bile üretemez” olmuştur.
Bir de yakalanma süreci var ki bence “bir insan nasıl biter” diye okullarda ders olarak okutulacak bir performanstır. “Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim, aslında Benim Annem de Türk’tür vs.”
Hapishane hayatı konusunda, Hazreti Yusuf performansı göstermesini beklemiyoruz kendisinden, ketumluk konusunda bir Fatih hiç değil, Atatürk ve Che gibi savaşçı değil çok iyi biliyorum. Kayıtlı bir tane bile çatışması yok.
Şemdin Sakık’ın “Apo kişiliği” adında bir kitabı var. Orada Öcalan’ın ilk zamanlarını anlatırken ilginç bir detay var. Diyor ki: “Öcalan’ın çaldığı ilk kapı Ülkü Ocaklarıydı, dışlanınca İslamcıların Milli Türk Talebe Birliğine gitti, orası da olmayınca Sol Çevre son limanı oldu. Orada da barınamadı çünkü burada sivrilebilmek için asgari bir entelektüel seviye gerekiyordu. Başka çaresi kalmayınca Kürtçülük yapmak zorunda kaldı, çünkü bu camiada yetişkin adam bulmak zordu. Eğer o kapılardan bir tanesi bile yüzüne açılsaydı böyle bir derdi olmayacaktı.”
Şu son günlerdeki olaylara bakıyorum da yetişkin adam problemi halen devam etmekte o cenahta.
Kürt Siyasetçileri anlamakta zorlanıyorum. “Halkım” dediğin insanların yaşam koşulları bırakın Türkiye standartlarını, Afrika standartlarında gezerken Kendini yarı Tanrı ilan etmiş bir mahkûmun standartları nasıl Senin önceliklerin arasında ilk sırayı alabilir?
Ben hiçbir DTP Milletvekilinden; “Güneydoğuda bir kanalizasyon problemi vardır” diye bir kelam duymadım, ya da yoksulluğu, töre cinayetlerini engelleyebilmek için bir fikir, sağlıklı bir içme suyu için bir proje.
Her put tapıcısından büyüktür” doğru bir kelamdır fakat atladığınız bir nokta var. O putu büyük yapan da Siz küçük insanlarsınız. O kadar acınacak durumdasınız ki; bir cezaevinde olmasına rağmen, gölgesine sığındığınız puta tanınan imkânların binde birini Halkınıza sağlamaktan acizsiniz.
Her şey bir yana, çocuk ve kadınların arkasına sığınmak korkaklıktır desem hafif kalır.
Bu işin çok zor olduğunu bilmeme rağmen ümidimi hiç kaybetmedim. Baştan beri bu işin önündeki en büyük engelin DTP ve onun fikir kabızı temsilcileri olduğunu biliyordum.
İnançlı bir insan olarak Başbakan’ın da işi çok zor. Çünkü muhatapları kıblesi İmralı olan bir putperest cemaat…
Çok yazık…


6 Aralık 2009  11:16:33 - Okuma: (1466)  Yazdır




İstatistik