Yazı

Öyle Bir Açıldık ki
Öyle Bir Açıldık ki 

Özcan Nevres

Kürt açılımıyla başlayan ülke çapındaki gerginlik giderek ülke çapına yayılıyor.

Molotof kokteyli ve havai fişekli saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Saldırganlara karşı bir vatandaşın satırlı karşı çıkışı olayların hangi boyutlara ulaşacağının göstergesidir. Kürt açılımı ülkeyi bir kavşağa götürdü. Yolun biri bölünmeye diğeri ise kardeş kavgasına gitmektedir. Gazeteci yazar Mine Kırıkkanat'ın dediği gibi artık açılımı değil, bölünmeyi tartışmanın zamanı geldi. Kansız nasıl bölünürüzü tartışmalıyız. Yaşamakta olduğumuz olaylara bakınca söylediklerine hak vermemek olası mı? Ne yazık ki bu açılımın ardı arkası kesilmeyecek. Alevi açılımı, Çerkez açılımı, Süryani açılımı ve diğer etnik grupların açılımı. Bu açılımların önü alınmazsa Yugoslavya'dan beter olacağımız kesindir.
Soy adıyla ters düşen Ahmet Türk, temsil ettiği insanların sorunlarına çözüm arayacağına PKK ya ve Abdullah Öcalan'a arka çıkmaktan başka bir iş yaptığı yok. Neymiş? Öcalan'ın odası çok küçültülmüş. Ne kadar? On yedi santimetre kare. Peki, Abdullah Öcalan'ın öldürttüğü günahsız insanlarımızın yattıkları mezarlar kaç metre kare? Elini şayet varsa vicdanına koysun ve o mezarda yatan insanların ruhlarına ve ailelerine azap çektirmekten vazgeçsin. Yandaşlarıyla birlikte vazgeçsinler.
***
Eczanelerle hükümet arasındaki kavga giderek büyüyor. Bu gün nöbetçilerin dışındaki tüm eczaneler kapalıydılar. Sorunları çok büyüktü ki, eyleme firesiz katıldılar. Şehir içinde attığım bir turda tümünün kapalı olduğunu gördüğümde, keşke dedim. Tüm eylemlerde bu birlik sağlanabilseydi. İşte o zaman hükümet memuruna, işçisine ve emeklisine sadaka gibi zam vermekten vazgeçerdi. Her kesim hakkı olan zammı hak ettikleri şekilde alırlardı.
***
Dünyanın en büyük köyü İstanbul'da sorunlar bitmek tükenmek bilmiyor. İyice fakirleşmiş olan İstanbul halkı metrobüse yapılan zammı protesto etmekle kalmıyor. Turnikelerden atlayarak para vermeden geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise zammı asla geri almayacağını söylüyor. Bakalım bu protestolar ve eylemler daha ne kadar sürecek? Eğer belediye bu zammı geri almazsa protestocuların bedava geçişleri çok uzun sürerse zam faydadan ziyade zarara neden olacaktır.
Belediyelerin kaldırım bozup kaldırım yapmaları ortak bir hastalıklatımıdır, nedir? Şimdi de bu bozup yapmalara trafik düzenlemeleri eklendi. Kimi yollar tek şeride düşürülüyor. Kimi yollar trafiğe kapatılıyor. Kimi tek yön oluyor. Sürücüler şaşkın. Kimi sürücülerin MOBESE kameralarından haberi yok. Ceza üzerine ceza yediklerinin farkında bile değiller.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul çok büyük bir sel felaketine maruz kalmıştı. Bir daha aynı felaketlerin yaşanmaması için yapılması gereken nice işler varken, belediye yap boz ile oyalanıyor. Örneğin yaraları halen sarılamamış olan Silivri'de laf üretmekten başka hiçbir iş yapılmamaktadır. Büyükşehir belediyesi olmayacak bir duaya amin demekle yetiniyor. Silivri'de bir daha sel felaketi yaşanmaması için Boğluca deresinin iki yanındaki apartmanları yıkmayı tasarlıyor. Hem de ütopik bir yaklaşımla. Apartmanlar yıkılacak, dere yatağı genişletilecek ve içinde gondollarla gezilecek. Acaba buna kendileri de inanıyorlar mı? İstimlak davalarının çok uzun yıllar sürdüğünden haberleri yok mu? O davalar sonuçlanıncaya kadar kim bilir daha kaç sel felaketi yaşanır. Oysa boğluca deresi ile Tuzla deresi arasında bir kanal açılıp sel sularının büyük bölümü o kanal ile Tuzla deresine yönlendirilse Silivri bir daha sel felaketi ile karşılaşmaz. Üstelik bu kanalın açılışı apartmanları ve köprüleri yıkmaktan çok daha ucuza gelir. Yıllarca da istimlak mağdurlarının açacakları davalarla uğraşılmaz.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

6 Aralık 2009  01:50:44 - Okuma: (643)  Yazdır




İstatistik