Yazı

Sizi çok seviyoruz Başöğretmenim
Sizi çok seviyoruz Başöğretmenim 

Nuri Gökgöz

Yazıma başlamadan önce kısaca Gülten Tellioğlu kimdir tanıtmak isterim. Gülten Tellioğlu karşı karşıya gelmediğim bir kızımız.

 
İlkokulda kendisini Hasan Gökgöz ismiyle bir öğretmen arkadaşımız okutmuş. İnternette Hasan öğretmenini ararken beni bulmuş. Akrabasıdır diyerek bir mesaj göndermiş. Bende o mesajı okuyunca, inanın çok etkilendim. Öğretmenini arayan bir öğrenci ne güzel değil mi? Gülten kızımızın yüreğinde iz bırakan Hasan öğretmenin yüreğiyle bir yanıt yazdım kendisine. Biz öğretmenler böyleyiz değerli okurlarım. Daha sonraki günlerde edebiyat sitesinde şiirlerle görüştüğümüz Gülten kızımız artık benim Gülten Kızım oldu.

Çok sevdiğim ve her zaman sohbetlerde birkaç mısrasını okuduğum şiir var ya hani. AHMET KUTSİ TECER’ in imzasını taşıyan

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Onun gibi bir şey işte diyerek;

Orda bir kız var uzakta
O kız benim kızımdır
Saramasam da onu
O kız benim kızımdır

Bende Ahmet Kutsi Tecer’ in imzasını taşıyan bu şiirin altına bu mısrayı ekledim.
O günden sonra kızım demeye başladım. İşte Gülten Tellioğlu kızım bu. Şimdi yazımıza geçelim değerli okurlarım

 Bu gün 23 Kasım 2009 Pazartesi. Saatim 12 45 ve bir kargo ulaştı elime. Gönderen Zonguldak Ereğli’den Gülten Tellioğlu. Koliyi açtım beyaz bir gömleğe iliştirilen kırmızı bir gülü andıran bir not okumaya başladım.

Canım Öğretmenim öncelikle öğretmenler gününüz kutlu olsun diyor ellerinizden öpüyorum. Sevgi ve hasretle. Sonra canım babam deyip ellerinden o gül yüzünüzden çok çok öptüm. Sizleri önce yaradanıma, sonra kendi yüreklerinize emanet ediyorum. Naçizane hediyemi kabul edip giydiğinizde hatırlarsanız bahtiyar olacağım. Sizi çok seviyorum canım babam ve annem Kızınız Gülten.”

O an gözlerimden akan damlaları fark etti mesai arkadaşlarım. Ağlıyordum işte. Çok duygulanmıştım ve bu yazımı kaleme aldım. Öğretmenliğinin güzelliği bu olsa gerek. Bu tür olaylar yüreklerimizde bambaşka duygular uyandırıyor. Manevi değerler ön plana çıkıyor ve eskiye doğru uzanıp gidiyoruz. Önce kendi çocukluğum geliyor aklıma. Öğretmenlerim ve benim öğrencilerim, benim kır çiçeklerim.

Bir gün sonra 24 Kasım Öğretmenler Günü olacak. Sevgili öğrencilerimiz ellerine aldıkları kendilerine benzeyen güllerle öğretmenlerinin gelmesini bekleyecekler çiçek bahçesinde. Bende Sevgili Kızım Gülten Tellioğlu’nun bana gönderdiği beyaz gömleğimi giyerek yakama ve elime birer kırmızı gül alıp Saat 10.00 da Başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk’ ün huzuruna çıkıp Kır çiçeklerim adına elimdeki gülümü sunacağım kendisine.

Eyyy Büyük Atam Seni asla unutmayacağız. Size sunduğum bayrağımın rengindeki gülümde ülkemin dört bir yanındaki çiçeklerin ülküsü var. Seni çok seviyoruz. Yattığım yerde huzur içinde uyu. Onlar yemin ettiler. Bende huzurunuzdan Gülten kızımın bana yazdığı sözlerden ekleme yaparak ayrılıyorum.

Canım Öğretmenim öncelikle öğretmenler gününüz kutlu olsun diyor sevgi ve hasretle ellerinizden öpüyorum. Sonra canım ATAM deyip o gül yüzünüzden öpüyorum. Sizleri önce yaradanıma, sonra kır çiçeklerinin yüreklerine emanet ediyorum. Sizi çok seviyoruz.

GÜNÜN KUTLU OLSUN BAŞÖĞRETMENİM.

Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)


24 Kasım 2009  09:29:54 - Okuma: (1298)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik