Yazı

Anlayana
Anlayana 

Özcan Nevres

Kürt açılımı ilk meyvesini yine ilklerin şehiri İzmir'de verdi. Nasıl bir Kürt açılımı ise bu ? Anlayan beri gelsin.

Kürt hakları diye ortaya attıkları safsataya kendilerinin de inandıklarını sanmıyorum. Herkesin bildiği gibi bu ülkenin tek anayasası vardır. Bu anayasada Hiçbir şekilde Türk Kürt ayırımı yoktur. Bunun en güzel örneği milletvekillerimizin yarısı ve başbakanımızın danışmanlarının belki de tamamı Kürt asıllılardan oluşuyor olması. İşte bunu idrak edemeyenler, belki de idrak ettikleri halde oya yatırım yapanlar sanki tüm hakları ellerinden alınmış gibi Kürt haklarından söz edebiliyorlar. Bu Kürt açılımı şehit ailelerini rahatsız ettiği kadar aklı başında olan Kürtleri de rahatsız etmektedir. Zira onlar keskin bir kutuplaşmaya doğru gidildiğinin farkındadırlar. Bu gidişin kardeş kavgasına doğru gideceğini anlıyorlar. Bu durumu göremeyen Ahmet Türk ve destekçilerinin İzmir çıkarması, ne zaman ve nerede patlayacak diye beklediğimiz bombayı İzmir'de patlatmış oldular. İnşallah bu kötü durum tüm ülkeye yayılmaz.
Bizim güzel İzmir'imiz. Efeler diyarı İzmir'imiz ülkeyi bölmek isteyenlere tokat gibi bir yanıt verdi. PKK destekçilerinin geçeceği güzergahtaki evlerin pencerelerini ve balkonlarını Türk bayrakları ile donattılar. Ay yıldızlı bayrağımızı şanla dalgalandırdılar. Bundan ders alması gerekenlerin tepkilerini göstermeleri için uzun bir zamana gerek kalmadı. İbrahim Tatlıses'in canlı yayınlanan programında başta İbrahim Tatlıses olmak üzere programa katılmış olan Kürt kökenli sanatçılar Türklerle Kürtlerin kardeş olduklarını dile getirdiler. Kız alıp vererek bir bütün olmuşuz. Bu yüzden hiçbir güç bizi birbirimizden ayıramaz dediler. Hele bir sanatçının bu birlikteliği anlatışı o kadar keskindi ki takdir etmemek elde değil. Oksijen ile hidrojen karıştırıldığında nasıl su oluyorsa biz de karışarak tek bir ulus olduk dedi. Bu sözlerin Kürtçülük yapanlara ders olması gerekir.
Dersim olayını tüm yönleriyle bilmeyenlerin Sayın Onur Öymen'in sözlerine tepki göstermesini anlayış ile karşılayabiliriz ama Sayın Kılıçdaroğlu ile İstanbul CHP İl Başkanı Sayın Gürsel Tekin'in tepki göstermelerine ve Onur Öymen'i eleştirmelerine aynı anlayışı gösteremeyiz. Zira onlar okumuş insanlar. Ve üstelik siyasetçiler. Bu yüzden devletin nasıl yönetildiğini ve yönetileceğini çok iyi bilirler. Önce Dersim isyanının neden başlatıldığına bir göz atalım. Dersim Osmanlı devleti zamanında imparatorluk sınırları içinde ayrıcalığı olan tek bölgeydi. Bu bölgede yönetim ağaların ve şeyhlerin denetimindeydi. Ağalar ve şeyhler bölgeyi kendi koydukları kurallara göre yönetiyorlardı. Bin dokuz yüz otuz beş yılında çıkarılan bir yasa ile ağalık ve şeyhlik imtiyazları kaldırılınca aşiretler bu yasayı kabul etmediler. İsyanı başlattılar. Bu isyan karşısında devletin ne yapması gerekirdi? O bölgede ne kadar askerimiz varsa tümü acımasızca şehit edildiler. Olaylar üzerine bin bir zorlukla Dersim'e gönderilen yirmi bin kişilik ordu aşiret güçlerinin işgalinde olan dağları aşamadılar. Bunun üzerine hava kuvvetlerinden destek istendi. Hava kuvvetlerinin üç uçakla yaptığı bombardımanlardan sonra ordu bölgeye girmiş ve adım adım vuruşarak bölgeyi isyancılardan temizlemiştir.
Bu iki değerli, siyasetçimize sormak gerekir. O olaylarda siz devlet yönetiminde olsaydınız nasıl bir tepki verirdiniz? Kurşun sıkarak değil, çiçek atarak mı bu isyanı bastırırdınız? Böyle bir şey olabilir mi? Sayın Onur Öymen'in PKK ile savaşa Dersim isyanının bastırılmasını örnek göstermesinin neresi yanlış? Lafla peynir gemisi yüzer mi? Kürt açılımı dile getirildiğinden beri dört yüz kişi dağa çıkıp PKK ya katılmış. PKK bu ülkeyi bölmek istediğini açıkça söylüyor. Bu söyleme karşı namlunun ucunu gösterip gel de al demekten başka bir umar var mı? Olmadığına göre tek bir PKK lı kalmayıncaya kadar bu savaş devam edecektir. Kürt halkının büyük çoğunluğu her ne kadar korkudan ses çıkarmasalar da bölünmeye karşıdır. Olacak gibi değil ama farz edelim bir bölünme oldu. Devletlerini kurdular. Ülke geneline dağılmış olan Kürtlerden kaçı doğup büyüdükleri yere veya baba topraklarına geri döner. Kürt devleti kurulmasını savunanlara mübadeleden söz edildiğinde ağız birliği etmişcesine Kürt devleti kurulmasın diyorlar.
Sayın Atilla Kart, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Gürsel Tekin gibi ağızları iyi laf yapan siyasetçilerin bu gerçeği Kürtçülük yapanlara anlatmaları gerekir. Eğer Kürtçülere meydanı boş bırakırlarsa bu kan bin yıl geçse de akmaya devam eder.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com


23 Kasım 2009  13:01:31 - Okuma: (823)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik