Yazı

İlk Kurşun
İlk Kurşun 

Özcan Nevres

(Turkey) yazdı 11 Ekim 2008, 18:10'da

 
SEFALET PODYUMDA...Özcan Nevres - Serbest Kürsü
Deniz Feneri Derneği Bergamalı köylüye yardım ediyor. Göz ameliyatını İstanbul'daki bir özel hastane (malum tarikattan) 800 Euroya hallediyor !!! Para nasıl olsa Almanyadaki saf işçilerden. Hem hayır hasenet yapılıyor, hem şov yapılıyor, hem de kendi elemanlarına para transferi....
http://www.menemeninsesi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=639&Itemid=47
Yazar Özcan Nevres acaba Hasan Tahsin'in (asıl adı Osman Nevres) torunu mu? 2007'de yazmış bu yazıyı yani rezalet ortaya çıkmadan önce. Yani ilk kurşunu o atmış :)))
***
Yukarıdaki yazıyı Bergamalılardan haberler başlıklı bölümde buldum. Özcan Nevres Osman Nevres ile akraba mı? Osman Nevres'in torunu mu? mesajları ile çok karşılaştığım için hiç şaşırmadım. Ben Giritli Nevres Cafer ağanın torunu olduğumu eski Menemenlilere söyleme gereği bile duymuyorum. Geçmişte dedeme sormuştum. Selanik'te doğma büyüme, Girit Kandiya şehrinden Selanik'e göçmüş olan bir ailenin Osman Nevres adında bir oğlu var. Bana sürekli akrabanız mı diye soruyorlar dedim? Dedem bizim bir amcamız vardı. Selanik tarafına yerleşmişti. Onun oğlu olabilir. Zira tüm Girit'te bizim sülaleden başka Nevres lakaplı başka aile yok demişti. Silivri'de Osman Nevres'in torunu olan ve geçtiğimiz genel seçimde milletvekilliğine aday adayı olan ve muhasebecilik yapan bir bayan var. O da gazetelerde çıkan yazılarımda adımı görünce merak etmiş. Seçim telaşı içinde fazla uzun konuşamamıştık. O günden bu yana görüşme olanağı bulamadık. O kısa konuşmamızda söyledikleri dedemi doğrular nitelikteydi. İnşallah bir gün bir araya gelir ve akraba olup olmadığımızı öğreniriz.
Sefalet Podyumda başlıklı yazımı yıllar önce yazmıştım. Yazım çok ses getirmişti. Bazı siteler bu yazımı porto yapmıştı. Herkesin büyük hayranlık duyduğu bu Deniz Feneri hakkında böyle bir yazı yazmamı eleştirenler de olmuştu. Zaman beni haklı çıkarmıştı. Yukarıdaki yazıyı yazan Sayın Önder Altuğ bu nedenle yazımı Deniz Feneri'ne ilk kurşun diye nitelemiş ve benim Osman Nevres'in torunu mu diye sormuş?
***
GDO lu ürünlerin bazı çıkar çevrelerince savunulduğu bu günlerde ülkemizin tarım gerçeğini gözler önüne sermemiz gerekir. Bir kere Türk tarımının GDO lu ürünlere gereksinimi yok. Zira dünyanın en verimi topraklarına ve iklimine sahip bir konumdayız. Hiçbir üreticinin dünyanın en zengin bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin bitki örtüsünü GDO lu bitkilerle bozma hakkına sahip olamaz. Hem sağlığımıza, hem de bitki örtümüze zarar verecek olan bu ürünlerin tohumlarının ülkemize girmesine olanak tanımamalıyız. GDO lu olduğundan şüphelendiğimiz ürünleri alamamakla bu üreticilere hak ettikleri en büyük darbeyi vurmuş oluruz.
Torunum Can Nevres'in anne memleketi olan Zonguldak'a gittiğimizde gelinimizin anne ve babasının doğup büyüdükleri köylerine de gitmiştik. Karadeniz bölgesinin dünyaca ünlü yeşilini anlatmaya gerek görmüyorum. Köyü dolaşırken Hiçbir ürün dikilmemiş topraklarında gezerken kahroldum. Minik vadilerin tümünde sular fışkırıyor. Vadi olduğu için olabildiğince de kuytu yerler. Yani seracılık için ağlayan yerler. Gelinimin amcasına burası seracılık için ağlayan yerler. Sığır gübresi de oldukça bol. Neden seracılık yapmıyorsunuz diye sorduğumda kim uğraşacak o işle dedi. Oysa o arazilerde seracılık kültürü oluşsa Karadeniz bölgesi yalnızca Akdeniz bölgesinden getirilen bayat ürünlere muhtaç olmazlar. Üstelik kendilerine fazla gelen ürünü satarak bol paraya da kavuşurlar. Ne yazık ki gezdiğim her yerde bu tür olumsuzluklarla karşılaşıyorum. Ülkemizdeki tarım alanlarını gerektiği gibi kullanacak olsam yalnızca ülkemizin değil, başta Afrika kıtası olmak üzere bir çok ülkenin gıda gereksinimini karşılarız. Hem de GDO suz doğal yetiştirilmiş ürünlerle. Bunu başardığımızda borç dilenen bir ülke olmaktan kurtulur ve bin dokuz yüz elli yılı öncesindeki gibi borç veren ülke oluruz.
Özcan Nevres www.ozcan.nevres@gmail.com


13 Kasım 2009  23:46:49 - Okuma: (916)  Yazdır




İstatistik