Yazı

Çağın Belası GDO
Çağın Belası GDO 

Özcan Nevres

Çağın belası GDO hakkında bilim adamları ikiye bölünmüş durumda.

Dün gece Haber Türk'teki tartışmalarda bilim adamlarından bir grup başta kendi çıkarlarını ve GDO lu ürün ithalatçalarını savunuyorlar. Örneğin Profesör Selim Çetiner her konuşmasının başında ben ziraatçıyım. Bende tarım ürünlerini yetiştiren biriyim diyor. Sayın Selim Çetiner üretici olunca elbet de GDO lu ürünleri savunacak. Bir koyup on almak varken bir koyup iki ile niye uğraşsın ki?
Ziraat Mühendisleri derneğinin İstanbul başkanı Ziraat Mühendisleri İstanbul oda başkanı SayınErol Günaydın ile ortak görüşleri olan diğer adını anımsayamadığım profesör ile Ziraat Yüksek Mühendisi İkbal Sönmez'in zirai ilaç satış dükkanında birkaç kez karşılaşmış ve biraz da laflamıştık. Olabildiğince sakin görünüşlü bir insan. Olabildiğince de kibar bir insan. Benden iki adet çekirdeksiz nar fidanı temin etmemi rica ederken ücret önemli değil. Ederi ne ise öderim demişti. İşte o olabildiğince sessiz ve kibar profesör dünkü tartışmada adeta devleşmişti. Eğer kendisiyle bir daha karşılaşırsam onu yürekten kutlayacağım.
Bakın Sayın Profesör GDO hakkında ne diyor. Türkiye'de en uzun araştırma doksan gündür. Bu kadar kısa bir sürede GDO lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuzluklar anlaşıla bilir mi? Genetiği değiştirilmiş mısıra eklenen gen mısıra musallat olan böcekleri öldüren bir madde çıkarmaktadır. Böcekleri öldüren bu maddenin insanlar üzerinde etkisiz olmasını düşüne bilir miyiz?
Yıllardır soya fasulyesi ve yağı için ne masallarla uyutulduk. Bize bu fasulyeyi doğanın mucizesi diye yutturmuşlardı. İşin kötüsü bu fasulyenin unu o kadar çok yiyeceklerde kullanıldı ki akıl alacak gibi değil. Çikolatalarda, hazır çorbalarda, pastalarda ve kurabiyelerde ve daha nicelerinde bol bol kullandılar. Meğer bu doğanın mucizesi soya fasulyesinin genleri değiştirilmiş. Niçin? Daha fazla ürün elde etmek için. Genleri değiştirilmiş olan mısırdan elde edilen ve tüketmek zorunda bırakıldığımız nice ürünler var. En başta ağzımıza tat vermesi için yediğimiz şekerler bile mısırdan elde edilen melastan imal ediliyor.
Acı ama gerçek. Doğal ortamda yetiştirilen şeker pancarının ekim alanlarını olabildiğince kısıtlayarak mısırdan elde edilen şekere mahkum ettiler. Birkaç gün önceki bir habere göre Türkiye genelindeki yirmi beş şeker fabrikası satışa çıkarılmış. Yani bundan sonra elde şeker pancarını işleyecek fabrika bile kalmayacak. Bazı ürünler vardır ki; koyunlar kadar yararlı ve verimlidirler. Koyunun yününden,, sütünden, dersinden ve dışkısından yararlanılır. Pancar da öyle. Pancar yıkanıp temizlendikten sonra preslenerek suyu şeker imalatında kullanılmak üzere alınır. Posası ise işlenerek hayvan yemine dönüştürülür. Hayvancıların hayvanlarına yedirdikleri en önemli yem olan küspe pancarın posasından elde edilir. Güya hayvancılığı teşvik ediyorlarmış. Hayvancılar için hayvanlarını besleyecekleri en ucuz ve en yararlı yem küspe idi. Şeker fabrikaları kapatılarak hayvancılar pahalı yeme mahkum edildiler. Hayvanından elde ettiği süt yem bedelini karşılayamıyorsa o hayvancı hayvanını mezbahaya göndermesin de ne yapsın?
Hayvancılığın insanların sağlıklı beslenmelerinde çok önemli rolü vardır. İnsan beyninin gelişmesinde kırmızı etin önemi çok büyüktür. Artık hayvanlar doğal olarak yetiştirilmiş olan pancar küspesi yerine genleri değiştirilmiş olan bitkilerden elde edilen yemler ile besleniyorlar. Bu durumda kırmızı etin sağlığa yararlı olduğundan söz edilebilir mi?
GDO lu bitkilerin savunuculuğunu yapanlar bol üretimle ülke genelinde gelirlerin artacağını söylüyorlar. Zira dekar başına elde edilecek olan ürün GDO suz ürünlerden kat kat fazla verimli olacak diyorlar. GDO lu ürünleri yetiştirenlerin cepleri para ile dolacak ama, insan sağlığı ne olacak? Çok merak ediyorum. Bu GDO lu ürünleri Avrupa ülkelerine mi satacaklar? Yoksa her zaman olduğu gibi bizim insanlarımıza mı yedirecekler. Ürünlerimizi gümrük kapılarından zehir kalıntıları ve hormonlu diye geri gönderen Avrupa ülkeleri bu GDO lu ürünleri satın alır mı? Almasa da olur. Nasıl ki afla toksinli diye geri çevirdikleri balları yurt içinde nasıl tükettirdilerse GDO lu ürünlerde de aynısını yaparlar. Kanser gibi hem ölümcül ve hem de tedavisi çok pahalı olan bir hastalığa insanların yakalanması onların umurunda mı?
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

8 Kasım 2009  13:16:17 - Okuma: (829)  Yazdır




İstatistik