Yazı

Dışarıdakilere ve her kesimden içerdeki hainlere inat
Dışarıdakilere ve her kesimden içerdeki hainlere inat 

Etem Kutsigil

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Sevgili okuyucu kardeşlerim, sevgili gençler! Cumhuriyetimizin 86. kuruluş yıldönümünü, gittikçe artan buruk bir sevinç, fakat ne yazık ki, “NE OLACAK MEMLEKETİN HÂLİ.” diyerek, yıldan yıla, daha büyük endişeler ve korkular içinde kutluyoruz. 
Dışarıda akıl almaz emirleriyle, küstah Avrupa Birliğinin ve Amerika’nın başı çektiği, sömürgeci kafası, içte okumuş okumamış bir sürü hain, el ele verip, her gün DEVLETİMİZİN ALTINI OYUYORLAR!!!
Vatansever mi, vatan haini mi olduğuna bir türlü karar veremediğimiz, birçok siyasînin sergilediği manzara, bizi karamsarlığa sürüklüyor. Nasıl sürüklenmeyelim ki; Cumhuriyetimizin kurulmasında çekilen sıkıntılar, ciltler dolusu kitaplar dolduruyor. Nereden nereye geldiğimizi biliyor ve kazanımlarımızın, bir mirasyedi edasıyla ona buna peşkeş çekilmesini içimize sindiremiyoruz.
Atatürk NUTUK’ta, İstiklâl Savaşının öncesini ve gelişip, zaferle sonlandırılmasını anlattıktan sonra, ulaşılan sonucu şöyle anlatır.
“Bu gün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum!”
“Gençliğe Hitabe”yi tekrar okumanızı önemle rica ediyorum. Elinizi vicdanınıza koyarak düşünmeniz ve işaretli satırları bu günle karşılaştırmanız için yalvarıyorum!
Osmanlıcayı bilmeyen gençler için, “Hitabe”nin satır aralarında açıklamalar yazdım ki, “Hitabe”yi anlayarak okuyup, incelesinler.
GENÇLİĞE HİTABE
         Ey Türk gençliği! Birinci vazifen (görevin), Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet (sonsuza kadar) muhafaza (korumak) ve müdafaa etmektir (savunmaktır).
        Mevcudiyetinin (varlığının) ve istikbalinin (geleceğinin) yegâne (tek) temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi (gelecekte de), seni bu hazineden mahrum etmek (yoksun kılmak) isteyecek dahilî ve harici (iç ve dış kökenli) bedhahların (kötülüğünü isteyenler) olacaktır. Bir gün, istiklâl (bağımsızlığını) ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen (savunma zorunda kalırsan), vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin, imkân ve şerâitini (durumunu-olanaklarını ve koşullarını) düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit (Bu olanak ve koşullar), çok nâmüsait (elverişsiz) bir mâhiyette tezahür edebilir (nitelikte görülebilir).
İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali (benzeri) görülmemiş bir galibiyetin mümessili (temsilcisi) olabilirler. Cebren (zorla) ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil (lafla değil, gerçek anlamda) işgâl edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten (koşullardan) daha elîm (acıklı) ve daha vahim (tehlikeli) olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet (aymazlık) ve dalâlet (doğru yoldan sapma) ve hattâ hıyanet (hainlik) içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini (kendi çıkarlarını), müstevlîlerin (ülkeyi ele geçirenlerin) siyasi emelleriyle tevhid edebilirler (idealleriyle-arzularıyla birleştirebilirler). Millet, fakr ü zaruret (yokluk ve yoksulluk) içinde harap ve bîtap (yorgun) düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin (geleceğinin) evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit (bu durum ve koşullar) içinde dahi vazifen (görevin), Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret (güç), damarlarındaki asil kanda mevcuttur! 20 Ekim 1927
Sevgili gençler, sayın vatandaşlarım;
Gelin varlığımızı borçlu olduğumuz, başta Ulu önder Atatürk’ü, silâh arkadaşlarını, bilimde, fende, üretimde, canını, bilgisini emeğini vermiş kişilerden, ölmüş olanları rahmetle, hayatta olaları sevgiyle analım ve şu kritik günlerde tahriklere kapılmadan, birlik ve beraberlikle NEŞEYLE, SEVİNÇLE VE BAYRAMA KATILMAKLA CUMHURİYETİN KURULUŞ BAYRAMINI KUTLAYALIM.

28 Ekim 2009  22:17:58 - Okuma: (783)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik