Yazı

Azeri Bayrakları
Azeri Bayrakları 

Etem Kutsigil

Azeri bayrakları çöp torbalarına atıldı (gazelerden)

TARİH BİLMEYEN KİŞİLER ASLÂ SİYASETÇİ OLAMAMALI ÇÜNKÜ YAPTIKLARIYLA, TARİH ONLARI “HAİN” DİYE NİTELEYEBİLİR!!!
 
İstiklâl Savaşında devam ederken, İzmir’e çıkan Yunanistan askerlerine moral vermek için Yunanistan Kralı İzmir’e gelir. Misafir edileceği eve girerken, geçeceği yola bir Türk Bayrağının serilmiş olduğunu görür. Kral, büyük bir gururla bayrağımızın üzerine basa basa ilerler. Bu manzarayı seyreden türkler, çaresizliğin verdiği elemle kahrolur.
...İzmir’de bunlar olurken, Anadolu’da İstiklâl Savaşı, bütün hızıyla devam etmektedir. Büyük bir çatışmanın akabinde, Başkomutan Mustafa Kemal, savaş alanını gezmektedir. Bir ara gördüğü bir şey dikkatini çeker. Oraya doğru yönelince görür ki, bayrağı bayraktarı ölmüş, Yunan bayrağı da yere düşmüştür. Hemen yanındaki ere emreder:
“ÇOCUK KALDIR BAYRAĞI YERDEN.”
...Keser döner sap döner ve İSTİKLÂL SAVAŞI KAZANILIR. Atatürk İzmir’e gelir. Bayrağımızın yerlere serilip, Yunanistan Kralının üzerinden yürüyerek geçmesini hazmedemeyen İzmirli Türkler, aynı evde misafir edilecek olan Atatürk’ün de yoluna Yunanistan Bayrağını sererler. Atatürk bayrağın yanına kadar gelir. Fakat tam bu sırada durur ve emreder. “BAYRAĞI YERDEN KALDIRINIZ!”
 “Ama Paşam Yunan Kralı bizim bayrağımızın üzeriden yürüyerek geçti. Siz de geçin.” der içleri yanmış olan İzmirliler. 
Atatürk’ün cevabı nettir. “BAYRAK BİR ULUSUN KUTSAL SİMGESİDİR. HİÇ BİR ZAMAN YERE SERİLEMEZ!”
Bunları neden anlattım?
Azerbaycan halkı, bize karşı bildim bileli ne kadar sevgi dolu ise de, Türkiye’yi yönetenlerin, boş ve süslü lâflalar dışında, bu sevginin karşılığını verdiklerini zannetmiyorum. Her ilişkiyi kâr, dostluğu avanta ile ilişkilendirmeye alıştırılan  yöneticiler,bu sevginin değerini anlayamamışlardır. Bizim gittikçe, süper devletlerin güdümüne girdiğimizi gören Azerîler, önceleri bizi “İKİ DEVLET BİR MİLLET” olarak görüyorlarken, bu olaylardan sonra, günden güne bizden kopmaktadırlar.
Dönem Özal Dönemidir. Azerbeycan-Ermenistan savaşı devam ederken, haber bültenlerinden birinde, muhabir, Azerbeycan Devlet Başkanı Elçibey’le konuşmaktadır. Bu konuşmadan bir bölümünü, dün olmuş gibi hatırlıyorum:
Muhabir: “Sayın Elçibey, Türkiye’den bir şey istiyor musunuz?”
Elçibey  “Sayın Özal’dan yaralılarımızı taşımak için, iki helikopter istedim. Göndermedi.. Daha ne isteyeyim ki...”
Yine Özal’dan örnek bir vecize (!) “... Onlar bizden değil, onlar Alevî...”
Gelelim bu konudaki son olaylara; Siyasal olaylara değinmeyeceğim. Çünkü başlarsam sayfalar yetmez!
Fakat yalnızca Milli Maçta yaşanan “Azerbaycan Bayrağı” krizi beni bu yazıyı yazmaya yönlendirdi.
HERHANGİ BİR ÜLKENİN BAYRAĞI ÇÖPE ATILAMAZKEN, AZERBAYCAN GİBİ KARDEŞ BİR ÜLKENİN BAYRAĞININ ÇÖP POŞETLERİNE DOLDURULMASI HANGİ GEREKÇEYLE AÇIKLANABİLİR?
BEN MEVLÂNA’NIN BİR SÖZÜYLE AÇIKLAYAYIM.
“Ne adamlar gördüm,, üstünde elbise yok;
Ne elbiseler gördüm içinde ADAM yok.”
Bu sözden esinlenerek, ben de diyorum ki,
“Ne yöneticiler gördüm TARİH’ten haberi yok...
Ne siyasetçiler gördüm, dünyadan haberi yok.”
Not: Şunu da önemle belirtmeliyim ki, haber bültenlerinin dediği gibi, “Bize kızan Azebaycan yöneticileri, Türk Şehitliğindeki Bayrağımızı indirmişlerse...” onlara verilecek cevabım şu;
Her yerde düşüncesiz yöneticiler vardır. Kadeşlerim, pireye kızıp yorgan yakılmaz!

20 Ekim 2009  19:20:37 - Okuma: (526)  Yazdır




İstatistik