Yazı

Geçmişiyle Menemen
Geçmişiyle Menemen 

Özcan Nevres

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu Efem çukurunda altın madeni işletilmesin karşı çıktığı açıklamasında İzmir'in sekiz bin beş yüz yıllık geçmişe sahip olduğundan söz etmişti.

 
Şüphesiz sekiz bin beş yüz yıllık geçmişi olan bir şehirde yaşamak onur vericidir. İş altın madeni işletmesi yüzünden İzmir'in su kaynaklarının zarar göreceği noktasına gelince İzmir geçmişiyle çok büyük bir önem kazanıyor. Peki, Menemen'in geçmişi çok mu kısa? Bu yüzden mi organize plastik sanayi kurulması isteniliyor.
İnsanlığın ilk dönemi taş devri ile başlar. Bu devirde taşlar kabaca yontularak aletler ve sığınmak için mağaralar yapmışlardır. Bu dönem en uzun süren çağdır. İnsanın var oluşunun tarihi sekiz buçuk milyon yıl öncesinde başladığı ile ilgili önemli bulgular vardır. Peki bu kadar gerilere giden tarihin Menemen ile ne bağlantısı olabilir? Menemen ile Helvacı beldesinin bu tarihle çok önemli bağlantısı vardır. Zira Yıldız tepe yamacında ve Helvacı beldesinde bulunan tapınaklarda ilk insanın insan üreme organlarına benzetmeye çalıştıkları kabaca yontulmuş taş tanrılar bulunmuştur. Dolayısıyla Menemen'in geçmişi İzmir'in sekiz buçuk milyon yıllık geçmişinden çok öncelerinden başlar. Bu tapınaklarda bulunan taş tanrılar İzmir Arkeoloji müzesinin avlusunda sergilenmektedir.
Ne acıdır ki Menemen'in sahip olduğu çok önemli geçmişine nedense sahip çıkılmamıştır. Bu taş tanrıların ait olduğu tapınağın yeri tam olarak neresidir? Yetkililerce neden bu tapınak alanını koruma altına alınmamış ve sahip çıkmamıştır?
Belediye başkanlığına aday olduğum bin dokuz yüz seksen üçte Yeni Asır gazetesinin düzenlediği açık oturumda katılımcılardan gelen bir soru vardı. Katılımcılardan biri Menemen mezarlığı tamamen dolmuştur. Seçilirseniz yeni bir mezarlık yapmayı düşünüyor musunuz diye sormuştu? Eski belediye başkanı ve DYP nin adayı Sayın İlhami Gürsoy yeni mezarlığı Sakal tepede yapacağını açıklamıştı. Diğer iki aday da bu projeyi desteklemişti. Söz sırası bana geldiğinde Sakal tepede mezarlık yapamazsınız. Zira çoğunuzun zannettiği gibi ilk Menemen Asarlık yakınındaki eski menemen değildir. İlk Menemen Sakal tepede kurulmuştur. Dolayısıyla orası sit alanıdır. Orada otuz santimden derin kazı yapamazsınız. Eğer otuz santim derinliğe ölü gömülebiliyorsa buyursunlar oraya mezarlığı yapınsınlar. Eğer otuz santime ölü gömülemiyorsa orada mezarlık yapacağız diye saçı bitmemiş yetim hakkını çarçur etmesinler. Sözlerim katılımcılarda büyük bir şaşkınlığa neden olmuştu. Zira tüm katılımcılar ilk Menemen'in Eski Menemen adıyla anılan yerde olduğunu biliyorlardı.
Gece toplantıdan dönen DYP heyeti parti merkezimize gelerek açık oturumdaki başarımı kutladılar. Bu ara DP döneminin on yıllık belediye başkanı Bedri Onat ( kendisini rahmetle anıyorum) Nevres Bey, ben bu şehirde on yıl belediye başkanlığı yaptım ama Eski Menemen'den başka daha eski bir Menemen olduğunu hiç duymamıştım. Haklısınız abi demiştim. Sizden sonra gelen başkana da bunu anlatamamıştım. Gazetelerde çıkan yazılarım nedeniyle Menemen üçüncü sınıf turistik bölgelere dahil edilince bakanlık tarafından defalarca Menemen'in envanteri istenmişti. Ne yazık ki konuyu gündeme taşıyan Özcan Nevres olunca bana danışmaktansa, benden bilgi istemektense yazıları yanıtsız bırakmayı yeğlemişti. Bu sözlerime rağmen söylediklerime sanırım kimse inanmamıştı. Ta ki Sakal tepeden hafriyat malzemesi alınırken kepçeye takılan künklere kadar. Kepçeyi kullanan tarafında para bulurum ümidiyle künkler parçalanmıştı. Olay yargıya intikal etmiş ve kepçeyi kullanan ile işin müteahhidi üçer buçuk yıla mahkum olmuşlardı.
Gelişmiş ülkeler geçmişlerine çok büyük değer vermektedirler. En küçük bulgunun üzerine sonuç alıncaya kadar gitmektedirler. Oysa bizde en önemli tarihi kalıntılar bile sahipsizdir. Tanıtımı yapılmamaktadır. Larissa ve Louke'de yapılan kazılarda bulunan eserler nerede? Dünyada emsali bulunmayan Larissa'daki sarayın sütun başları İstanbul müzelerini süslemektedir. Diğer bulunanlar ise İzmir müzelerini süslemektedir.
Menemenliler geçmişlerine ait bu önemli tarihi eserlere mutlaka sahip çıkmalıdırlar. Yıllarca Karagöl ile Taşhan'ın gazetelerde tanıtımını yaptım. O tanıtımlarım sayesinde Taşhan restore edildi ve Karagöl'e ulaşmayı sağlayan iki yol yapıldı. Şimdi sırada Bedesten'in olması gerekir. Bedesten önce satın alınıp restore edilir ve Menemen müzesi olarak hizmete sokulur. Böylece Menemenlilerin olan tarihi eserler bu müzede sergilenir.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com


20 Ekim 2009  00:16:03 - Okuma: (871)  Yazdır




İstatistik