Yazı

Taraf'ın Gündeminde Yine Ordu
Taraf'ın Gündeminde Yine Ordu 

Özcan Nevres

Ordumuza saldırmakla ün yapmış olan Taraf gazetesinin yazarı Ahmet Altan Çoban kız Ceylan'ın hazin ölümü üzerine yine döktürmüş.

Susacak mısınız başlıklı yazısında önce Kürt açılımını gözü kapalı desteklemeyen Sayın Baykal'a yüklenmiş. Ardından da Talihsiz çoban kız Ceyhan'ın ölümüne değinmiş.
Ceylan’ı vuran roket o “açılımın” içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz. Açılım denilen şey bu işte Deniz Bey. “Anne, bana makarna pişirsene” dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması. Bu kadar basit işte. O kızın ölmemesi açılım. Buna karşı mısınız? Bunun içini boş mu buluyorsunuz.
Şüphesiz Ceylan'ın hazin ölümüne neden olan saldırıya aklı başında olan hiç kimse iyi oldu diyemez. Zira yitirilen bir candır. Eleştirilecek olan yanı ise henüz olay ile ilgili resmi bir açıklama yapılmadan bu ölümü orduya mal etmek art niyetliliktir. Zira bu ölüme neden olan top mermisini kimin fırlattığı ve ne tür olduğu halen bilinmiyor. Ordudan yapılan ilk açıklamaya göre o bölgede havan atışı yapılamamıştır.
Ben askerliğimde silahlı eğitim almadım. Bu nedenle orduya ait ateşli silahlar ile ilgili bilgim neredeyse sıfıra yakın. Ama mantıken düşündüğümde havan topları tankçıların bile korkulu rüyasıdır. Bu nedenle havan topu ile bir araştırma yapma gereği duydum. . Vikipedi ansiklopedisinde verilen bilgiler şöyle.
Havan topu yivli veya yivsiz olmak üzere ve kısa namlulu bir top çeşididir. Tüfeklerin genel sistematiğini oluşturur. Görmeyerek atış yapabilen üst açı grubunu kullanan sabit iğneli bir silahtır. Günümüzde 60 mm'lik, (NATO) 81 mm'lik, (Sovyet) 82 mm'lik, 106 mm'lik ve 120 mm'lik havanlar kullanılır. Düşük hazne basınçlı, ince ve hafif bir namlusu bulunan havan topunun menzili çok kısadır. Havan topu, namlusu yerle büyük bir açı yapacak biçimde çelik bir tabana oturtulur. Namlusu iki çelik ayakla desteklenir. Ateşleme sırasında mermi namlunun ağzından içeri bırakılır. Merminin dibine takılı olan ateşleme fişeği namlunun arka ucuna değdiği anda ateşlenir. Bu ateşleme merminin kuyruğuna takılı olan sevk barutlarını ateşler ve mermi namlunun içinde oluşan basınçla fırlayarak hedefe yönelir. Havan topunun namlusunun içi düzdür (120 mm'lik ve 106 mm'lik havan hariç hepsi yivsiz ve setsizdir). Havan topu geri tepme etkisi yüksek olan bir silahtır. Özellikle yumuşak toprak zeminlerde havan topunun bir kez ateşlenmesi bile tanburun (havan namlusunun dibinin oturtulduğu, yere sabitlenen yuvarlak sehpa) yere gömülmesine yetmektedir. Havan topunun roket biçimindeki mermisi, arka ucundaki kanatçıkları sayesinde hedefe doğru kararlı biçimde yol alır. Genellikle piyade birlikleri tarafından kullanılır ve şarapnel yani parça tesiri yapması toplu bir birliği çok rahat bir şekilde yok eder. 50 m içindeki tüm insanları öldürebilir.
Bu bilgilerin ışığında sormak gerekir. Nasıl oluyor da bu kadar etkili olan bir silahın mermisi tam isabetle bu talihsiz kızın sadece karnını parçalıyor? Üstelik kuruluşu ve taşınışı zor olan bir silah. Silah kısa menzilli olduğu için kıza çok yakın bir mesafeden ateşlenmiş olması gerekir. Havan topu kullanmış olan biri ise “ben bir insanı nişan alarak vurabilecek bir havan topu kullanıcısı olabileceğine inanmıyorum. Bu bilgiler ışığında ordumuzu her zamanki gibi suçlayan Ahmet Altan'a sormak gerekir. Siz o kızın ölümüne neden olan merminin havan topu olduğunu nereden biliyorsunuz. Her zamanki gibi bir var sayım mı?
Kürt açılımı ortaya atıldığından beri ülke büyük bir gerilime girmiş bulunmaktadır. Kimileri bu Kürt açılımına gözü kapalı destek vermektedir. Nedense bu konu DTP yöneticileri tarafından ölümüne savunulmaktadır. Sanki on beş yirmi milyon Kürt'ün tamamını onlar temsil ediyorlar. Gerçi biz bölünmek istemiyoruz diyorlar ama, nasıl olsa günü geldiğinde elde edilen haklarla bölünme kesinleşir diye düşünüyorlar. Peki neden gerçek Kürt halkının nabzını tutmuyorlar. Ben bir çok Kürt vatandaşa Kürt devleti kurulmasını istiyor musun diye sordum. Çoğu evet istiyorum dedi. İstiyorum diyenlere devlet kuracak olursanız burayı terk edip kendi devletinizin topraklarına dönecek misiniz diye sorduğumda safiyane bir şekilde yoooo diyorlar. Peki mübadele diye bir işlem duydunuz mu diye sorduğumda ona da yooo diyorlar. Ne olduğunu anlattığımda ise yok istemem devlet mevlet kurulmasın diyorlar. Bu da açılım konusunda neyin ne olduğunu sıradan Kürt vatandaşlarımızın bilmediğini gösteriyor.. İnşallah öğrendiklerinde iş işten geçmemiş olur. Zira geçmişte Kürt Türk ayırımı yapılmadığı için evlilikler nedeniyle ayrılamaz bir bütün olmuşuz.
Özcan Nevres

8 Ekim 2009  23:14:27 - Okuma: (936)  Yazdır




İstatistik