Yazı

Selçuk-Sinan Dede-Pranga
Selçuk-Sinan Dede-Pranga 

Zirve Dağcılık

Saat 09:00’da Selçuk ilçe merkezinden başladığımız yürüyüş için araç tutmamıştık bu nedenle ilçe merkezinden uzaklaşana kadar asfalt ve beton yolda yürümek zorunda kaldık.

İlk molayı rehberimiz İbrahim Dal’ın dedesine ait mezarın yanından geçerken verdik. Bütün katılımcılar mezarı ziyaret etti. Bilenler dua okuduktan sonra yürümeye devam ettik. Zübeyde Hanım ormanı önünden Sinan Dede’ye doğru ilerlemeye başlamıştık ki yeşilin etrafımızı sardığını gördük, rengârenk çiçeklerin arasından çıkan bir kaplumbağa önümüzü kesti birkaç fotoğrafını çekip yola devam ettik. Yolumuzun üstünde Edremit’ten gelen ve ormanda çalışan işçilerin sıralı çadırlarını gördük Tahtacı Türkmen olduklarını öğrendiğimiz bu insanlar çok zor koşullarda çalışıp pek ideal olmayan yaşam koşullarında çadırlarda konaklamak zorunda kalıyorlar. Asya’dan getirdikleri Türk kültürünü ne pahasına olursa olsun terk etmeyen bu şerefli insanlar her zorluğa direnerek geldikleri bugün bile alın teri akıtarak hayata tutunmasını başarmışlar. Tahtacı Türkmenlerin ve yaşadıkları çadırların birkaç fotoğrafını çektikten sonra yolumuza devam ettik. Sinan Dede’ye doğru ilerledikçe hızla akan suyun sesini de duymaya başladık, daha önce Sinan Dede’ye geldiğimizde böyle gür bir dere görmemiştik her yerde olduğu gibi burada da çok yağan yağmurların etkisi ile derelerdeki su miktarı artmıştı. Nihayet Sinan Dede’ye varmıştık ve gördüğümüz bu güzellik bizi heyecanlandırmıştı. Mini şelalenin ve derenin fotoğraflarını çektikten sonra karnımızı doyurduk. Artık aç ve yorgun değildik karnımız doymuştu ve gözümüz açılmıştı. Etrafımıza açılan gözlerimizle bir daha baktığımızda piknik yapan insanların geri dönerken çöplerini bu güzel yerde bırakarak çevreye naylon ve benzeri atıklar bıraktıklarını gördük. Buraya gelip bu güzelliklerden faydalanıp hoş bir gün geçirdikten sonra nasıl oluyor da çöplerini etrafa saçıp gidebiliyorlar anlamak çok zor. Bu durumdan kendimize pay çıkardık ve çevre temizliğine yarım saat ayırıp etrafa dağılarak gördüğümüz bütün çöpleri topladık. Doğaya küçük bir katkı yapmanın vicdanımıza verdiği huzurla Sinan Dede’nin mezarını ziyaret ettik. Burada da bizi tuhaf bir durum bekliyordu. Daha önce geldiğimizde ziyaret ettiğimiz bu mezarın tanınmaz halde olduğunu gördük. Taşlar sökülmüş duvarları yıkılmış ve mezar daha iç tarafa kaydırılmıştı. Umuyorum ki bu değişikliklerden resmi makamların haberi vardır. Bölgedeki Yörükler için kutsal olan bu ziyaret yeri hepimiz için önemli bir manevi mirastır. Kafamızda soru işaretleriyle yanından ayrıldığımız bu ziyaret yerinden sonra rotamızı patikalara çevirdik. Pek bilinmeyen bir su kemerinin fotoğraflarını çektikten sonra Pranga çeşmesine doğru yürümeye devam ettik. Bir ara yan yana yürüdüğüm Hulusi ağabey bana gelincik çiçeğinden gelincik, buğday sapından da düdük yapmayı öğretti. Hiç pil gerektirmeyen ve plastik madde içermeyen bu oyuncakları yol kenarlarından toplamak mümkün. Babalarımızın ve Dedelerimizin çok iyi bildikleri bu doğal oyuncakları ben ilk defa gördüm. Uzun süre otun sapından çıkan bu eğlenceli sesle bebek ağlaması benzeri sesler çıkararak yürüdük. Çiçeklerin ve saplarının bizi bu kadar eğlendireceği aklımdan bile geçmezdi. Pranga yoluna girdiğimizde Hulusi ağabey ve ben guruptan biraz kopmuştuk ve sessizce ilerliyorduk. Yolun kenarında tuhaf bir hayvan gördüğümüzde yavaşladık ve Hulusi ağabey fotoğraf çekmeye başladı bir gelincik olduğunu tahmin ettiğimiz bu hayvanı görmek bizi mutlu etmişti. Yaban hayatına dâhil küçük izler görmek güzeldi. Pranga çeşmesine vardığımızda gürül gürül akan çeşmenin soğuk suyundan içip boşalan su şişelerimizi doldurduk. Çeşmenin hemen önünde üzerinde Grekçe yazılar olan bir lahit vardı. Bölgede bir antik şehir olduğunu duymuştuk ve yürüdüğümüz rotada muhtelif yerlerde sütün ve benzeri antik şehrin izleri diyebileceğimiz parçalar görmüştük. Keyifli bir yürüyüş daha sona ermişti 20 km. yakın yürümüştük geri dönüş yolunda da asfalt yollar bizi oldukça zorladı ama gördüklerimiz buna değerdi.


19 Eylül 2009  01:23:01 - Okuma: (1176)  Yazdır




İstatistik