Yazı

Burası İstanbul
Burası İstanbul 

Özcan Nevres

Burası geleceğin kültür başkenti İstanbul'muş.

Hadi canım hangi boşboğaz söylemiş bunu. İstanbul hiçbir zaman ne mega kent olabilir ne de bir kültür şehri. Olsa olsa ancak mega köy olabilir. Çoğunluğu kültürden, görgüden ve insani duygulardan uzak insanların yaşamakta olduğu büyüğün büyüğü bir köy. Gerçek anlamda insan olan felakete uğramış olanlara yardıma koşar. Felakete uğrayanların mallarını çalmaya, gasp etmeye değil. Ne yazık ki on yıl önceki deprem faciasında gördüklerimizi bu sel felaketinde de görmüş olduk. Ne yazık ki artık düşüncelerimizde biz ne zaman adam gibi adam oluruz diye bir soru oluşmuyor. Artık düşüncelerimizde sabitleşmiş bir kavram var. Biz adam olmayız. Zaten adam olma şansımızı Köy enstitüleri kapatıldığında yitirmiştik.
Silivri'de iki yıl önce de bu yıl yaşanan kadar büyük olmasa da aynı felaket yaşanmıştı. İstanbul'un tümünden Büyükşehir Belediyesi sorumlu olduğu için hemen sel sorununu bir daha yaşatmayacak çözümü ürettiler. Hem de insanlarla dalga geçer gibi. Boğluca deresinin etrafındaki apartmanlar yıkılacak, Boğluca deresinin çevresinde düzenlemeler yapılacak ve derenin içinde gondollarla gezilecekti. Önce suyun önünü kesen ve evlere ve iş yerlerine su basmasına neden olan tarihi köprüyü ve diğerlerini oradan nasıl kaldıracaklarını açıklamaları gerekirdi. Tarihi köprü gelmiş geçmiş en büyük mimarımız ve çevrecimiz Mimar Sinan'ın eseridir. Mimar Sinan nerede bir köprü inşa etmişse tümünde doğal yaşamı bozmayacak şekilde inşa etmiştir. Silivrili olmadığım ve o köprü ile ilgili bir kaynak bulamadığım için köprünün kaç göz olarak inşa edildiğini bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa Mimar Sinan Boğluca deresinin debisinin en yüksek olduğu dönemi hesap etmeden bu köprüyü yapmayacağıdır. Bu varsayıma göre o köprüde kapatılmış olan gözler vardır. O köprüde tıpkı Tuzla deresindeki Mimar Sinan köprüsünde olduğu gibi daha fazla göz olması gerekir. Bu köprünün şayet varsa kapatılan gözleri açılsa bile sele çözüm olmaz. Zira şehrin merkezinden geçen yola alternatif olarak olarak yapılan betonarme köprü ile E 5 kara yolu üzerindeki köprü de bu derenin taşıdığı sulara bent oluşturmakta ve sular dere yatağından çıkarak sele neden olmaktadır. Burada seli önlemek için yapılması gereken, uygun bir yerden Boğluca deresi ile Tuzla deresinin arasında bir kanal açmak ve Boğluca deresinden akan suların bir kısmının bu kanal üzerinden Tuzla deresine akıtmaktır. Bunu yapmak için de Mimarsinan köprüsünün tüm gözlerinin temizlenmesi gerekir. Dahası yayalar için yapılmış olan köprüye de ek bir köprü yapılması gerekir. Bunlar yapılmazsa bu defa Kumluk mevkisi sular altında kalır.
Bu sel felaketinin tekrarlanmaması için çözüm olarak sunulan derenin çevresindeki apartmanların yıkılmasının çözüm olmayacağını yıkımı çözüm olarak tasarlayanlar da bilirler. Amaç orada rant sağlamak olunca Silivri halkına bunu bir çözümmüş gibi yutturmaya çalıştılar. Yıkım kararı alınmış olan apartmanlardaki hak sahipleri yargıya baş vuruda bulunduklarında yargı doğru olan kararı vermiş ve bu yıkım kararını durdurmuştur. Yıkım kararının kaldırılmasında CHP nin hak sahiplerine büyük desteği olmuştur.
Her yıl Trakya'da Meriç nehrinin taşması ile sel felaketleri yaşanmaktadır. Geçmişte bu felaket Menemen'de de yaşanmaktaydı. Ta ki pekenti adı verilen set yapılıncaya kadar. O set yapıldıktan sonra hem Menemen, hem de ovanın büyük bir bölümü sel sularından kurtulmuştu. Bu set teknolojinin şimdiki kadar ilerlemiş olmadığı bir dönemde inşa edilmişti. Bu günkü teknolojiyle Meriç nehrinin taşan sularına karşı set yapmak geçmiş yıllardaki kadar zor değildir. Her yağmur mevsiminde sel felaketlerinin yaşanmaması için o azgın suların önü setlerle mutlaka kesilmelidir. Üstelik set yapmak duble yol yapmak kadar zor değildir.
Özcan Nevres


10 Eylül 2009  19:31:29 - Okuma: (380)  Yazdır




İstatistik