Yazı

Açılımlar Ve Saçılımlar
Açılımlar Ve Saçılımlar 

Özcan Nevres

Cumhurbaşkanı Sayın Gül Kürt açılımı diye bir söz edince sayın başbakan da adeta altta kalmamak istercesine konuyu sahiplendi.

Sahiplenirken de ne şehit analarını ne de cumhuriyeti, ülkenin üniter yapısını ve ne de Atatürk'ün ilke ve devrimlerini korumakla görevli ordumuzun bu konuda ne düşündüğünü dikkate almadı. Bin dokuz yüz elli sonrasında ülkeyi yönetenlerin ben yaptım oldu zihniyetinin halen sürmekte olduğunu kanıtlamış oldu. Gelelim bu Kürt açılımına. Bu içi boş açılımın neden ortaya atıldığını anlayan beri gelsin. Kürt hakları diyorlar. Anayasamızda Kürt ve Türk ayırımı bir madde mi var ki Kürt hakları aranılıyor. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşamakta olan tüm insanlarımız eşit haklara sahip değiller mi? Memur, işçi, esnaf mı olamıyorlar? Yoksa milletvekili, başbakan, Cumhurbaşkanı mı olamıyorlar?
Sayın Başbakanın Hürriyet gazetesinde yayınlanmış olan mesajının bu son paragrafına bir göz atalım. Yalnızca göz atmakla kalmayalım. Çok dikkatli okuyalım. Ne diyor bu mesajında? DEVLETİN ÜNİTER YAPISI BOZULAMAZ. Gerçek bu olduğuna göre bu açılım safsatası ne oluyor? Buna neden gerek duyuldu ki?
Tüm mesele duygusallıklardan uzak, milletimizin birlik ve beraberliğini hedefleyerek, her zaman söylediğimiz gibi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışı içinde bu süreci sürdürmemiz. Üniter yapımız üzerinde herhangi bir spekülasyona, bir defa, müsaade etmek asla mümkün değil. Çünkü bu üniter yapının oluşabilmesi için yıllar yılı verilmiş olan bir mücadele var. Ve... Bu uğurda, 24 yılı aşalım, ta Kurtuluş Savaşı'na varan bu işin bir kaynağı var, bir bedeli var.”
Görünen o ki kötü giden ekonomiyi halkın gözünden kaçırmak için içi boş söylemlerle kafaların karıştırılması isteniliyor. Kimi genel af çıksın diyor. Kimi Apo yeniden yargılansın diyor. En önemlisi ise PKK ile ordu silahları bıraksın diyorlar. Tarih boyunca ve dünyanın hangi ülkesinde teröristler ile ordu arasında silah bırakma pazarlığı yapılmıştır. Dünyada örnek gösterilebilecek böyle bir ülke var mı ki? O halde neden silahlı kuvvetlerimizin silah bırakmasını, yani teröristlere teslim olmasını istiyorlar? Bunu isteyenler bu vatanın evladı olabilirler mi? Ayrıca terör günahsız insanların da canını yaktığı için aklı başında olan hiç bir insandan destek alamaz.
Küba ihtilaline bir göz atalım. Fidel Kastro ayaklanması halkına zulmeden, halkının elinden varını yoğunu alan ve halkını açlığa, sefalete mahkum eden bir iktidara karşı başlatılmıştır. Ayaklanmayı başlatanlar her zaman orduyu hedef almışlar, halkın elinden ekmeğini, aşını almak isteyen iktidara karşı savaşmışlardı. Dahası darda kalan insanlara da yardıma koşmuşlardır. Peki PKK ne yapıyor? Hiçbir hedef gözetmeden, çoluk çocuk demeden kanlı baskınlar düzenliyor. Sırf bize yardım etmeyecek olanların sonu bu olur imajı yaratmak için. Nitekim bu konuda başarılı da oldular. Peynirin kurdu içindedir. Eğer PKK yöredeki halktan destek almasa eylem yapabilir mi? Bırakınız eylem yapmayı, o dağlarda adım bile atamaz. O bölgede savaşmış olan bir gencimiz bakınız ne diyor. Gündüz beraber olduğumuz kişilerden bazılarının cesetleri gece çatışmasında öldürdüklerimizin arasında çıkıyor.
Ortalık toz duman. Göz gözü görmüyor. Genel Kurmay Başkanlığının üniter devlet konusunda yaptığı açıklama Kürt açılımcılarının kafalarına bir balyoz gibi indi. Şimdi gözler otuz ağustosa çevrildi. Bu yıl yapılacak olan Zafer Bayramı kutlamalarında protokolün yanında halk da yer alacak ve bu yıl yapılacak olan kutlamalar geçmiş yıllara göre çok daha görkemli olacak. Bu ülkenin sahipsiz olmadığı tüm kem gözlerin içine sokulacak.
Özcan Nevres


27 Ağustos 2009  13:06:56 - Okuma: (517)  Yazdır




İstatistik