Yazı

Berlin’den Bir Dünya Atletizm Şampiyonası geldi ve geçti!
Berlin’den Bir Dünya Atletizm Şampiyonası geldi ve geçti! 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Bir spor dalı düşünün ki içerisinde Kuvvetin, Süratin, Dayanıklılığın ve estetiğin dolu dolu olduğu bir spor dalı ve bire de buna atletlerin özel katkıları ve şovları de eklenince muhteşem rekorlara tanık olmanın mutluluğunu yaşıyor insan.

Atletler adeta deneyimli birer tiyatro oyuncularından farksız ve hatta taş çıkarırcasına, bazen koca bir stadı galeyana getirirken, bazen de koca statta sanki hiç kimse yokmuş gibi sessizliğe büründürüyorlardı adeta insanları. Bizlere; seyrine doyum olmayan enstantaneleri yaşatan bu değerli Atletler teşekkür etmemek mümkün değil!
12. Dünya Atletizm şampiyonasına ev sahipliği yapan Almanya’nın Berlin kenti; Dünyanın dört bir tarafından gelen ünlü atletlere ev sahipliği yaptı; özellikle dayanıklılık branşlarında Afrikalıların, Kuvvet’e dayalı atma ve atlamalarda Avrupalıların ve kısa mesafe koşularındaki süratte de Amerikalıların üstünlüğüne tanık olduk hep birlikte. Genelleme yapmak gerekirse spor biliminde öğrendiğimiz bir gerçeği Dünyanın en güçlü atletlerini, bir kez daha yaşayarak ve görerek şahit olduk bu şampiyonada artık pratik yaşamlarında rekorları nasıl kırdıklarına ve hayata geçirdiklerine; hem de küçük büyük ülke ayrımı olmadan ekonomisi kötü ya da iyi ülkeler ayrımına gitmeden.
Yani insanların Anatomik yapılarına uygun olan spor dallarında eğitildiklerinde ve hele spora erken yaşta başladıklarında, kırılamaz denilen rekorların nasıl kırıldığına hep birlikte şahit olduk. Hele biri vardı ki bu atletlerin içerisinde Usain Bolt Dünyadaki bir ilke imza attı. Dünya ve Olimpiyat oyunlarında (2 yıl içerisinde 100 m., 200 m. ve 100x4 te altın madalya alan tek sporcu unvanını da elde etti. Neydi bu insanları koşturan bu motivasyon? Acaba bu kadar zor mu bunu çözmek? Kuşkusuz hayır ama!
Gelin görün ki bizim ülkemizde hala yetenek tarama ve geliştirme gibi önemli bir kavramı hala geliştirmemiş olmamız, bilim adamlarımızla üniversiteleri hala adam yerine koymayan ve de kendi insanıyla barışık olmayan ve dünyanın genç nüfusa sahip en önde gelen bir ülke olarak hala umutlarımızı Afrika’dan devşirme sporculara bağlayarak yola devam etmek istiyoruz ısrarla!
Daha geçen yıl ülkemizdeki sporun yeniden yapılanmasına ilişkin Ulusal anlamda bir Şura düzenlendi ve her şeyi silip yeniden başlanacağı imajı verilmeye çalışıldı ama ben hala umutsuzum! Umutsuzum çünkü hiçbir şey yeni değil eskiden ne uygulanıyorduysa aynı şekilde devam ediliyor maalesef. Yani iş başında olan kişiler bildikleri şekilde plan ve programlarını sundular, yeni görüşler getiren insanlar dinlenmedi bile!
Hele hele ülkemizde sporu yöneten insanlara baktıkça üzülmekten başka bir şey yapamamanın çaresizliği ile kavrulup yok olmamak elde değil.
Hani nerede ülkemizin seçkin spor adamları? Hala anlayamadık mı! Spor da başarılı olabilmenin yollarını? Erken yaşlarda genel anlamda bir spor eğitimi ve spor kültürünün aşılanmasının zorunlu bir yol olduğunu haykırmalıyız artık, aksi takdirde böyle devam edersek sporda ve atletizmde de rekor değil anca pot kırarız.
En içten saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

24 Ağustos 2009  20:32:28 - Okuma: (1040)  Yazdır




İstatistik