Yazı

AB ve ABD'nin Derdi Ne?
AB ve ABD'nin Derdi Ne? 

Asil S. Tunçer

ABD'nin yeni düşmanı Orta Doğu ülkeleri ve dolayısıyla İslamiyet aynen düşman, İsrail ile itilaf içindeki tüm Arap devletleri ve İran ise yine aynı şekilde mercek altındadır.

İslam 'ılımanlaştırılarak' seyreltilmeye, Türklerin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kırmızı çizgileri ise duyarsızlaştırılıp tepkisiz bırakılarak pembeleştirilmeye çalışılmaktadır.
Orta Doğu ve İslam üzerine araştırma yapan, Orta Doğu Forum Başkanı Amerikalı araştırmacı yazar Daniel Pipes, 'Moderate İslam' adını taktığı 'Ilımlı İslam' için Müslümanların hangisinin gerçekten 'ılımlı' hangisinin 'ılımsız' olduğunun nasıl anlaşılabileceği konusunda şunları belirtmektedir:
"Müslümanların sadece %10–15 inin 'radikal' geri kalan sessiz çoğunluğu ise tamamen 'ılımlı' ve ne verirsen onu alacak kapasitedir". "'Radikal İslam' batıyı yok etmeye çalışırken, 'ılımlı' Müslümanların dünyanın geri kalanıyla barış içerisinde yaşayabilme kapasiteleri olduğudur".
Bunların önde gelen isimlerinden Amerikan düşünür ve yazar Lawrence Auster, " Batı ve İslam'ın barış içerisinde yaşaması bir hayaldir ve politik yöntemler kullanılarak İslamistlerin bir an evvel yok edilmeleri gereklidir " demektedir.
Pipes ve Auster, sorunun ılımlılar ve radikaller olmadığını aksine İslam'ın kendinde olduğunu söyleyip, kendilerinin yeni ve daha sevimli bir İslam yarat­maları gerektiğini söylemektedirler.
İşte Türkiye'nin konumu burada devreye girmektedir. Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (GOP), İstanbul'da yapılan NATO Zirvesi öncesi 'Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOKAP)' adını almış ve ABD, Türkiye'ye 'Ilımlı İslam' olma rolünü vermiştir. Türkiye bu rolü kabul ederek aynı zamanda diğer Orta Doğu ülkelerine bir örnek teşkil etme misyonunu üstlenerek ABD tarafından piyon olarak kullanılmaya aday olmuş, bunu Türkiye'nin Başbakanı da muhtelif sözleriyle teyit etmiştir.
Böyle varsayarsak, Türkiye'yi çevreleyen komşu Arap ülkelerine örnek teşkil etmesi düşünülen Türkiye'yi bu süreçte acaba ne zorluklar bekliyor. Türkiye'ye yapıştırılmak istenen bu etiket ve üzerinde denenmek istenen bu model ülkenin iç ve dış politikalarını nasıl ve ne yönde etkileyecek bunu zaman gösterecek. Türkiye'yi çevreleyen Müslüman ülkelerin içinde bulunduğu belirsiz tablo ve kaos göz önünde bulundurulursa, Batılı devletlerin yani Hıristiyan ülkelerin gerek dini ve gerekse sosyal yapısıyla son derece demokratik ve laik bir ülke görünümündeki Türkiye'ye biçilen bu rolün ne kendi ülkenin iç dinamikleri ne de çevresinde meydana gelen dış konjöktürel gelişmeleri yönünden kabul edilebilir bir yönü vardır.
İngiltere'deki IRA, İspanya'daki ETA, İtalya'daki Kızıl Tugaylar ve Yunanistan'daki 17 Kasım ile PKK… El-Kaide, Hamas ve Hizbullah ile Filistin'i Lübnan'ı bombalayan İsrail ve Afganistan'ı Irak'ı işgal eden ABD… Bugün acaba Hıristiyan ve Yahudi terörünü konuşacağına niye İslami terörü konuşuyor? Bomba yağdırmak, saldırmak ve 14–16 yaşlarında kız çocuklarına tecavüz edip sonra da kafalarına kurşun sıkmak, beşikteki bebelerin başlarını gövdelerinden ayırtıp ayaktopu oynamak acaba Hıristiyanlık ve Yahudiliğin kitaplarında yazan ilahi emirler mi ki bu vahşetleri işlemek onlar için sevap sayılıyor?
Zamanında çok tartışılan ve düşüncelerini asıl akıl babası olan İngiliz tarihçi ve bilim insanı Arnold J. Toynbee'den alan Samuel Huntington'ın 'Medeniyetler Çatışması' tezinde, "Türkiye'nin İslam dünyasının lideri konumuna gelmesi için Atatürk mirasından vazgeçmesi gerektiği ve bu ülkelerin asla batı medeniyetiyle bağdaşmayacağını hatta batıya tehdit olduğu" düşünceleri açıkça belirtilmiştir. Tüm insanları eşit ve bütün semavi dinleri kutsal kabul edip bütün peygamberlere imanı şart sayan İslam, kendi kitabı ve kendi peygamberinden başkasını batıl ve küfür sayan, yazılanları-söylenenleri sırf kendine göre yorumlayarak hareket eden Batı emperyalizmi tarafından yargılanıp mahkûm edilmektedir. Bu çirkin sömürü politikalarına karşın ne yazık ki ulusal ve bağımsız siyaset geliştiremeyen Ortadoğu ve hinterlandı ülkeleri derin bir kültürel, ekonomik, siyasi ve sosyal bunalımın içine sürüklenmektedirler.
Bunu yapanların gerçeği bilmediklerinden değil, bu coğrafyaya yönelik emelleri doğrultusunda geliştirilen hesaplarının çok ince yapılmış dış politika menfaatlerine uygun olduğundan şüphemiz yoktur.
Türkiye'nin, tarihi geçmişi ve jeopolitik konumunun önemi Bakü-Tiflis­Ceyhan boru hattı ve Basra-Yumurtalık boru hattı ile boğazlar ile Ege Denizi Jeopolitiği içinde bulunduğu süreçten en az zararla çıkmayı hedeflemesini elzem kılmaktadır.
Türkiye devletinin dini yoktur. 1928 yılında devletin dini İslam'dır ibaresi kalkmış, 1937 yılında ise laiklik ilkesi anayasaya girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Bu sebeple dış politikaları konusunda kendi ulusal çıkarları göz önünde bulundurarak 'radikal' kararlar alması gereken Türkiye'nin, günün getirdiği şart ve koşullara ayak uydurup doğru bir dış politika uygularken attık göz yummaması gereken konular arasında Irak, Gürcistan ve Azerbaycan'da gelmektedir. Türkiye'nin çok zararına bir model olan 'Ilımlı İslam' seçeneği yerine 'Atatürkçü Türkiye Cumhuriyeti' modelini kendine seçmesi kaçınılmazdır.
Amerikan Pew'un araştırmasına göre, ABD için olumlu görüş bildirenlerin oranının en düşük çıktığı ülke Türkiye Dış Haberler Servisi - Avrupa ve İslam ülkeleri, ABD'yi dünya barışının önündeki en büyük tehdit olarak görüyor. Amerikan Pew Araştırma Merkezi'nce 15 ülkede yapılan kamuoyu yoklamasında, Türkiye, yüzde 12 ile ABD'ye yönelik olumlu görüşün en düşük çıktığı ülke oldu. ABD, Çin, Rusya, Mısır, Fransa, Almanya, İngiltere, Hindistan, Endonezya, Japonya, Nijerya, Pakistan, Ürdün, İspanya ve Türkiye'de nisan ve mayıs aylarında, her ülkede 900 ila 2000 kişiyle yapılan kamuoyu yoklamasına göre, Irak'taki Amerikan askerlerinin varlığı, Ortadoğu'da istikrar ve dünya barışı için İran hükümetinden daha büyük tehdit olarak görülüyor. Pew Araştırma Merkezi'nin araştırmasına göre, en fazla Türkiye, Ürdün, Mısır ve Endonezya'daki halkların Irak'taki Amerikan askeri varlığına olumsuz tepkisi bulunuyor. İngiltere, Fransa, İspanya ve Rusya'da da halk Irak'ta Amerikan varlığının sürmesinin, İran ve bu ülkenin nükleer hırsından daha büyük sorun olduğunu düşünüyor.
Desteğin en az olduğu ülke Türkiye:

Pew'un müdürü Andrew Kohut , Irak'ın, ABD'nin olumsuz imajına etkide bulunan birçok konudan biri olduğunu söyledi. Batı ülkelerinde, İran'ın nükleer program geliştirmesi ve Filistin seçimlerinde Hamas'ın zafer elde etmesinin ortak kaygılar arasında yer aldığı ortaya konan araştırmada, ABD'nin imajının ve terörle savaşındaki güvenilirliğinin uluslararası alanda gerilemeye devam ettiği sırada Irak'taki durumun en öne geçen sorun olduğu kaydedildi. Yoklamaya göre, ABD'nin Irak'taki en yakın müttefiki İngiltere'de bile halkın yüzde 41'i, Irak'taki Amerikan askeri varlığını dünya barışı için tehdit olarak görüyor, sadece yüzde 34'ü İran hükümetini tehlike olarak niteliyor. Türkiye'nin, yüzde 12 ile yabancı ülkeler arasında ABD'ye yönelik olumlu görüş bildirenlerin oranının en düşük çıktığı ülke olduğunun ortaya konduğu 15 ülkeyi kapsayan araştırmada ortaya çıkan sonuç özetle şu: Dünya ABD ile daha tehlikeli hale geldi

ABD'nin terörle savaşındaki desteği yakın müttefikleri arasında da olmak üzere düştü. ABD'ye yönelik olumlu görüşler düşmeye devam ederken, en keskin düşüş Türkiye ile birlikte İspanya ve Hindistan'da görüldü. İngiltere dâhil 10 ülkede çoğunluğa göre, Irak savaşı dünyayı daha tehlikeli hale getirdi. Filistin'de Hamas'ın zaferini Müslüman ülkelerden çok daha fazla ABD ve Avrupa ülkeleri olumsuz gelişme olarak değerlendirdi.
ABD'nin nükleer silah geliştirmekle suçladığı İran konusunda, Avrupa ülkeleri ile nüfusun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerde keskin görüş ayrılıkları bulunuyor. Sera etkisi yaratan gazları en çok üreten Çin ve ABD'de küresel ısınma kaygısı, diğer ülkelere göre çok az görülüyor. Kuş gribinin yayılmasında kamuoyundaki büyük kaygı daha çok Asya ile sınırlı.
Yani ne dünya ne de insanlık AB ve ABD'nin uğrunda değil. Onların tek derdi mikrop oraya gelmesinde nereye gider ve kimi öldürürse öldürsün…


13 Haziran 2007  00:06:08 - Okuma: (659)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik