Yazı

Türk Sporundaki Çelişkiler
Türk Sporundaki Çelişkiler 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Sporda oldukça yoğun bir sezonu geride bıraktık.

Geçtiğimiz sezonda ulusal ve uluslararası etkinliklerde kimi branşlarda çok sevindik, kimi branşlarda ise hayal kırıklığına uğradık. Başta futbol olmak üzere birçok dalda yeni bir sezona girmek üzereyiz.
2009-2010 sezonunda, yine sürprizlerle dolu sonuçlara şahit olacağız. Bu yıla damgasını vuran önemli bir gelişme de Türkiyenin 2016 Avrupa Futbol Şampiyonasını organize etmek için adaylık başvurusuna soyunacak olmasıdır.
Yine futbolda geçen yılın flaş takımı Sivasspor gibi yeni Anadolu takımları çıkış yaparak Lige renk katabilirler! Tabii tüm bunlar birer varsayım! Ama gerçek olan bir tek şey var ki, oda ülke olarak hala sporumuzun altyapısının oturmamış olmasıdır. Bunun en bariz örneğini henüz sona eren ve İtalyanın Pescara kentinde yapılan XVI. Akdeniz Oyunlarında alınan sonuçlardır.
 Pescarada 23 Haziran 5 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen 16. Akdeniz Oyunları sona erdi. Bu Oyunlara Türkiye 29 spor dalında yaklaşık 600 sporcu ve idareci ile katıldı. Burada yeri gelmişken şu konuyu da vurgulamakta yarar görüyorum; Akdeniz Oyunlarında görev yapan Sağlık ekibimizin başarılı çalışmalarına tanık oldum. Böylesine iyi organize olarak çalışmalar yapan bu ekibi kutlamak gerekir. Öte yandan sporcularımıza en az antrenörler kadar yarar sağlayacak ve onları mental olarak yarışmalara hazırlayacak bir tane bile Spor Psikoloğunun olmaması oldukça düşündürücüdür. Çünkü sporcuların, özellikle yarışma öncesi ve yarışma sonurası en büyük destekleyicisi spor psikoloğlarıdır. Kaldıki, Sporcuların psikolojik durumları hem o yarışma için ve hemde daha sonraki spor yaşantıları için oldukça büyük önem taşır.
Dahada düşündürücü olanı bu tür organizasyonlarda sporcularımızın kaygı, korku ve motivasyonlarına yardımcı olabilecek mentor ve spor psikologları yerine, branşlarla ilgisi olmayan kişilerin getirilmiş olmasıdır.
Daha önce de defalarca belirtmiştim; Bu tür önemli uluslararası  organizasyonlarda görev üstlenecek idarecilerin  dil bilen, bu sayede daha sağlıklı iletişim kurabilen ve de ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilen kişilerden oluşması gerekir diye! Kısacası; on yıl önce neyse bu günde aynı her şey, korkarım bu gidişle on yıl sonra böyle devam edecek! Çünkü inanın değişen bir şey yok, değişen sadece; umutla, özveriyle çabalayan uğraşan sporcular ve aynı fedakarlıkla uğraş veren emekçi antrenörler ve de bir madalya alabilmesi için gece demeden gündüz demeden çaba sarfeden doktorlar, masörler ve fizyoterappistler var, hiç kuşkusuz orada tam anlamıyla emek vermeye çalışan idareciler var ama bir çoğu oralarda ne için bulunduklarından bir haber olan insanlar var. 2020 yılında Olimpiyat düzenleyecek bir ülke olarak daha çok çaba sarfetmemiz gerekeceğini şimdiden hatırlatmak isterim. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!
Sportmence Saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

23 Temmuz 2009  00:48:02 - Okuma: (394)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik