Yazı

Zalimin yanında duran zulmüne ortak olur.......!
Zalimin yanında duran zulmüne ortak olur.......! 

Hüseyin Taşyakan

Hiç kimse sessiz kaldığı, yanlış veya suçtan ötürü sorumsuz olduğuna dair iddiada bulunma hakkına sahip değildir.

Bu gün iktidarda olan AKP nin evvelce mensubu oldukları siyasi partilerden bu yana görüşleri ve zihniyetleri  üzerine yıllarca yazılıp çizildi ama anlayan kim? Anıtkabir de atasının manevi huzuruna çıkıp, o nu saygıyla yadedenlere, put gibi taşların önünde duruyorlar diyen zihniyet bugün iktidardadır ve de değiştik derken ne kadar takiyye yaptıkları da icraatlarıyla malumdur. İktidar olduklarından bu yana rejimi riske edecek onlarca kanun çıkarmışlardır (Çoğu Anayasa mahkemesince iptal edilmiştir).Söylem ve icraatlarının çoğunun sonucunda vatandaş ya gergin bir ortama sürüklenmiş ya da beklentileri konusunda hayal kırıklığına uğramıştır. Ancak bütün bu olanlara rağmen sadece kendi menfaatleri zarar görmesin diye düşünen bir takım zavallılar, toz pembe manşetlerde bunları allayıp pullayıp, sanki cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümetiymiş gibi gösterme çabasındalar.
 
    Tuzu kuru olan bu yalakalar, bağıra bağıra gelmekte olan ekonomik kriz için söylenen ve kargaların bile güldüğü''Hamdolsun teğet geçecek'' safsatasını da günlerce manşetlerinde tutarak yalakalık ve şak şak çılık vazifelerini kusursuzca yerine getirdiler. Onlar bu karşılıksız bırakılmayacak vazifelerini yerine getirirken;Kapanan fabrikalardan arta kalan işsizler,icralık borçları bir yana dursun,dükkanının kirasını ödeyemez duruma düşmüş esnaf,açlık sınırının çok çok altında bir kazançla sürünerek yaşayan dar gelirli,velhasıl küçük yaşta armatör,holding veya şirket sahibi olanların dışında krizin delipte geçtiği herkes anlamıştır ki;Bunlar dün neyse,bu gün de odur.İktidar olduklarından bu yana vatandaşın hayrına yapılan bir arpa boyu ise,kendi ideallerindeki bir ülke yaratma arzusu için aldıkları yol buradan Arabistana uzanır.
 
   İktidarda olanlar bu günkü ortamdan tek başına sorumlu değildir. Başından beri asıl niyetlerinin ne olduğunu bile bile bu na seyirci kalanlar,yetmez gibi bunlara alkış tutanlar en az icraatın başındakiler kadar suçludur.Onlarca şehit cenazeleriyle bu ülkenin yüreği kan ağlarken,sadece 28 Şubat’ın rövanşını alma sevdasıyla gazete köşelerinden TSK’ni bu ülkenin tüm sorunlarından sorumlu tutmaya çalışan aymazların utanmasını beklemek elbette ki saflık olur ancak,yaşadığı şehir,kasaba,mahalleden veya komşusunun evinden şehit cenazesi çıkmış olup,halen yapılanlara alkış tutanların utanması gerekir.(bu arada 28 şubat sürecini gerektiren ortamın nasıl doğduğunu,işin doğrusunu öğrenmek isteyenlerin de,17 temmuz cuma tarihli SÖZCÜ gazetesinde Mehmet TÜRKER'in yazısını okumalarını tavsiye ederim)
 
   Bu gün askere sivil yargı yolunu açmak için canla başla mücadele verenlerin önce kendilerini aklamak zorunda olduklarını söylediğimizde nedense,iktidar yalakalarının her biri birer savcı,hakim kesilip gazete manşetlerinden özellikle asker kökenli insanları yargılayıp birer hedef haline getiriyorlar.Ancak gidin okuyun,köşelerinde TSK ni Türkiye de her işe karışan,sürekli müdahale de bulunma fırsatı arayan konumda göstermek isteyenler,söz sırası milletvekil dokunulmazlığına gelince sağır,dilsiz ve de kör oluyorlar.Yani niyet,vatandaşın tüm dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırırken,önlerinde en büyük engel olarak gördükleri bir kuruma da milletin nazarında itibar kaybettirmek.
 
    Bu nu başaramayacaklarını kendileri de bilmektedirler.Bildikleri için her gün sayfa sayfa,köşe köşe ve de salya sümük saldırmaktadırlar.Bütün çabalarına rağmen ordu vatandaşın güvendiği,hem de açık ara birinci sırada güvendiği kurum olma özelliğini kaybetmeyecektir.
 
     Vatandaş olarak bizim de üzerimize düşen,eğriyle doğrunun ne olduğunu öğrenip bilmektir.Yoksa birilerinin icazet alarak bize dikte etmek istediği toz pembe yalanlara kanıp, bu millete sosyal veya ekonomik anlamda zulmedenlere destek olmamaktır.Yoksa ortadaki suçtan hepimizin vicdanı yara alır.



17 Temmuz 2009  20:16:50 - Okuma: (474)  Yazdır




İstatistik