Yazı

Havai fişekler ve uygarlık..
Havai fişekler ve uygarlık.. 

Yaşar Varış

Gazetemizin başyazarı, sevgili Mustafa Erdal Ağabeyimiz ikinci kez yazdı düğünlerde patlatılan havai fişeklerden çıkan gürültü kirliliğini ve torunlarının bu patlamalardan korkup ağladıklarını.

Yine bir düğünde atılan fişeklerden yere düşen bir kıvılcım parçasından bir avukat arkadaşımızın eşinin gözünün yaralandığını.
Ama gördüğüm kadarı ile ya yazıları okuyan ilgili yok. Ya da bunlara duyarlı insan.
Dün akşam yine sanırım Muzaffer Gönen parkındaki belediyeye ait düğün salonundan havai fişekler atıldı. Bir grup arkadaşımla ulus meydanında bir parkla oturuyorduk. Atılan havai fişeklerin patlamasıyla birlikte sanki bir bomba patlamış gibi sesler çıkıyordu. Bu ses ürkütücü ve rahatsız edici bir ses. Bundan nasıl bir zevk alınır bilmiyorum.
Hasta yatan insanlarımız vardır. Ertesi günü sınava hazırlanan, ders çalışan çocuklarımız vardır. Ertesi günü erkenden patates toplamaya gidecek erken yatan işçilerimiz vardır. Bu insanları rahatsız etmeye hangimizin hakkı vardır.
Ayrıca, yüksekte patlayan fişekler geri dönerken üç-beş katlı apartmanların üst katına kadar alevli olarak düşüyorlar. Bunlar bir yangına neden olabilir. Bunun Allah korusun böyle bir durumda bunun sorumlusu düğün sahibi ve bu izni verenler olmayacak mıdır?
Hem bildiğim kadarı ile bu fişekler yabancı ürünler. Yani döviz vererek dışarıdan ithal ediliyorlar. Yazık değimli bunca parayı boşuna harcamaya. Biz çok varsıl bir ülkemsiyiz ki böyle hovardalık edip paramızı boşa harcıyoruz.
İçte ve dışta devletimizin bunca borcu varken, böyle gereksiz yerlere para harcamak yakışıyor mu bizlere. Başka bir deyimle Üsküdar da dilenip, sirkecide zekat dağıtıyoruz.
Sonra bunun eğlenceli tarafı nerede.Bunun düğünlerde veya sporda kazanılan bir başarıdan sonra havaya atılan kurşunlardan ,,ne farkı var? Onları yasaklıyoruz da bunlara nasıl izin veriyoruz.
Bana göre bu tür davranışlar biraz azgelişmişlik göstergeleri. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde böyle şey olmuyor.
Onlar, düğünlerinde, asker uğurlamalarında uzun kuyruklar oluşturup trafiği tıkamıyorlar, araçlarının kornalarını son ses basıp gürültü çıkarmıyorlar.
Biz maşallah ne trafik dinliyoruz. Ne de gürültüden başkalarının rahatsız olacağını.
Geçtiğimiz yıllarda Hollanda da çalışan bir arkadaşımla İzmir’de dolaşıyorduk. Bir ara trafik sıkışınca ve öndeki sürücü hatalı bir işlem yapınca korna çalarak onu uyarmak istemiştim.
Korna çaldığımda arkadaşım bana dönüp anlamlı bir şekilde baktı. Ve “sende mi Yaşar” dedi. Ne olduğunu anlamadığım için “ne oldu, hata mı yaptım” dediğimde, “tabii yaptın” dedi. Niye dediğimde de “korna çalıp etrafı rahatsız ettin, Avrupa’da biz korna çalmadan araç kullanırız. Çok gerekirse selektör yaparak karşıdaki sürücüyü uyarırız” dedi. Mahcup oldum.
Sorun biraz uygarlık sorunu galiba.
İdarecilerimiz bize rehber olmalı, bu olaya bir an önce son vermelidirler. Şehir içinde yapılan düğünlerde havai fişek atışını yasaklamalıdırlar. Böylece hem düğün sahiplerine ekonomik bakımdan, vatandaşlara da gürültü ve yangın tehlikelerine karşı katkıda bulunmuş olurlar. Birkaç yangın ve yaralanmadan sonra önlem alınırsa bir anlamı kalmaz.
Sağlıklı günler dileği ile.. 08.07.2009


9 Temmuz 2009  10:18:45 - Okuma: (482)  Yazdır




İstatistik