Yazı

Ebru Sanatı II
Ebru Sanatı II 

Ahmet Mocan

Ebru Sanatında Üstatlar

Şebek Mehmet Efendi: Ebru sanatı hakkında elde bulunan tek yazma eser, 1608 tarihli “Tertîb-i Risâle-i Ebrî”dir. Bu eserde, Mehmet Efendi’den “rahimehullah” (Allah rahmet eylesin) diye bahsedilir. Buradan hareketle Mehmet Efendi’nin 1608’den önce yaşadığı sanılmaktadır. Yine aynı eserde geçen “Nüsha-i Şebek” sözünden, sanatçının içeriği bilinmeyen bir ebru risalesi sahibi olduğu ortaya çıkmaktadır.
Hatip Mehmet Efendi: İstanbullu olan, ancak doğum tarihi bilinmeyen Mehmet Efendi, Ayasofya Camisi’nin hatibi olması nedeniyle “Hatip” veya “Ayasofya Hatibi” diye anılır. Müstakimzâde Süleyman Saadettin Efendi’nin Tuhfe-i Hattâtîn adlı eserinde, kendisinden, “pîr-i mübarek” diye bahsedildiğinden, vefat ettiği tarih olan Nisan 1773’te yaşının bir hayli ileri olduğu düşünülmektedir. Mehmet Efendi, hat tarihinde “Eski Zühdî” adıyla bilinen İsmail Zühdî Ağa’dan (ö. 1731) sülüs-nesih yazılarını öğrenmiştir.
Hatip Mehmet Efendi, açık renk bir zemin üzerine, farklı renklerdeki boyaları iç içe damlatıp ince tel ya da tek at kılı ile hareket vererek oluşturduğu ebru tarzı kendi adıyla (Hatip ebrusu) anılır. Bu ebru tarzı, çiçekli ebru formlarının da temelini oluşturur.
Hatip Mehmet Efendi, Nisan 1773’te Hocapaşa (Sirkeci) yangınında ebrularını kurtarmaya çalışırken onlarla birlikte yanarak vefat etmiştir.
Şeyh Sadık Efendi: Buhara’nın Vabakne şehrinde doğmuş ve Üsküdar Sultantepe’deki Özbekler Tekkesi’nin şeyhliğinde bulunmuştur. Ebruyu Buhara’da öğrendiği ve iki oğlu Edhem ve Nafiz Efendilere öğrettiği bilinmektedir. Dergâhtaki mezar kitabesinden 11 Temmuz 1846’da vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Hezârfen Edhem Efendi (1829-1904): Edhem Efendi, Özbek Türklerinin kurduğu ve hacca giden Türkistanlıların İstanbul’daki uğrak yeri olduğu için “Özbekler Tekkesi” olarak anılan yerde, 1829’da doğmuştur. Babası, Şeyh Sadık Efendi’dir. İlk eğitimini Hâcce Hesnâ Hatun Mahalle Mektebi’nde alan Edhem Efendi, eğitimine, babasından ve amcasından aldığı dersler ve Özbekler Tekkesi’ne gelen âlimlerden adlığı dersler ile devam etmiştir. Arapça, Farsça ve Çağataycayı şiir yazacak kadar iyi bilen Edhem Efendi, Ermenice ve Batı dillerinden bazılarını da okuduğunu anlayacak kadar öğrenmiştir. İleri yaşta Çarşambalı Arif Bey’den talik hattını öğrenerek icazet almış ve eserler vermiştir. Amcası Abdürrezak Efendi’nin vefatından sonra dergâhın şeyhi olmuş, daha sonra bu görevi, oğlu Sadık Efendi’ye devretmiştir.
Hezârfen Edhem Efendi, ebru sanatçılığının yanında marangozluk, doğramacılık, oymacılık, hakkâklik, dökmecilik, torna-tesviyecilik, demircilik, makinecilik, dokumacılık, matbaacılık gibi mesleklerde de son derece ustadır ve “hezârfen” (bin sanat sahibi) unvanını sonuna kadar hak eder.
Mithat Paşa, Sultanahmet Sanat Enstitüsü 1869 yılında açıldığında, Edhem Efendi’yi buraya müdür olarak tayin etmiştir ve ülkemizde kurşun boru ilk defa burada Edhem Efendi tarafından dökülmüştür. Daha sonra Kâbe’nin ve Harem-i Şerif’in tamirinde görev alan Edhem Efendi, burada çalışırken kullandığı malayı başka hiçbir yerde kullanmamış, öldüğünde kendisiyle gömülmesini istemiş ve bu isteği yerine getirilmiştir.    
Edhem Efendi, 8 Ocak 1904 Cuma gecesi dergâhta vefat etmiş ve ertesi gün hazireye defnedilmiştir. Mezarındaki kitabe, şair Rıza Tevfik Bölükbaşı’na aittir. Amerika’da yaşamış ünlü müzik yapımcısı Ahmet Ertegün, Edhem Efendi’nin torununun torunudur.
Edhem Efendi, yaptığı eserlerin ve ebruların bulunduğu dolabın üstüne kendisinin yazdığı “Nakışlar dolapta saklıdır, yapan da toprakta gömülüdür.” beytinin yazılıp asılmasını vasiyet etmiş, bu vasiyeti yerine getirilmiştir.
Ebru sanatını babasından öğrenen Edhem Efendi, bu sanatta çok büyük bir ustadır. Özellikle, zırnık, gülbahar ve lök renklerinin üzerine, Lahor çividine kattığı terebentinli serpme battalları meşhurdur ve hemen anlaşılır. Daha sonraki ebrucular tarafından bu tür ebrulara “Edhem Efendi battalı” denmiştir.    
Edhem Efendi’nin kardeşi Nâfiz Efendi de kendisi gibi ebruculuğu babasından öğrenmiştir; ancak elimizde herhangi bir eseri bulunmamaktadır. Edhem Efendi’nin en önde gelen öğrencisi Necmeddin Okyay’dır. Ayrıca, Osmanlı hat sanatının önemli isimlerinden Sâmi Efendi ve Aziz Rufâî Efendi de kendisinden ebruculuğu öğrenmişler; ancak bunu meslek hâline getirmemişlerdir.
 
 
Hezârfen Edhem Efendi’nin Hüseyin Zekâi Paşa tarafından yapılan yağlı boya portresi (Özbekler Dergâhı)
 
 
 
 
 
 
 
 
Üsküdar Sultantepe’deki Özbekler Tekkesi (2007)
 
 
 
 
 
 
.
.
.
.
Hezârfen Edhem Efendi’nin kendi adıyla anılan neftli battalı
 
 
 
 
 
 
 
 
Edhem Efendi Battalı
 
 
 
 
 
 
 
Kaynaklar
Çoktan, Ahmet. (1992). Türk Ebru Sanatı. İstanbul.
Dere, Ömer Faruk. Ebrû Sanatı Tarihçe, Malzeme, Uygulama. İstanbul: İSMEK Yayınları.
Derman, M. Uğur. (1977). Türk Sanatında Ebru. İstanbul: AK Yayınları.
Yazıda kullanılan fotoğraflar Ömer Faruk Dere’nin kitabından alınmıştır.


8 Temmuz 2009  19:45:26 - Okuma: (525)  Yazdır




İstatistik