Yazı

Bilek Güreşi…
Bilek Güreşi… 

Yaşar Varış

AKP İktidara geldiği günden beri mecliste elde ettiği sayısal çoğunluğa dayanarak Laik, demokratik hukuk devletini kendi anlayışına göre değiştirmek için yoğun çaba harcıyor.

Bunun için ne gerekirse yapmaya çalışıyor.
İşe kamuda yoğun bir kadrolaşma ile başladılar. Milli eğitimden, iç işleri bakanlığına kadar tüm bakanlıklarda kadrolaşmayı başardılar.
İdareci atamalarında liyakat, bilgi beceri değil, kendilerinden olma ölçüsü öne çıktı. Özellikle imam-hatip çıkışlı çalışanlar tercih nedeni oldu.
Bağımsız yargı 1982 anayasası ile zaten yara almış vaziyette idi. Bilindiği gibi Hakimler-savcılar Yüksek kurulunun yapısında Adalet bakanının ve onun atadığı Adalet bakanlığı müsteşarının bulunması bu yargı bağımsızlığını engelliyordu. Bakanlığın belli mevkideki hakim ve savcı atamalarına özellikle kendi görüşlerinde, bilinen kişileri ataması yargı bağımsızlığını daha da zedeler hale getirmişti.
Ergenekon davası ile birlikte yaşanan olaylar yargının ve emniyet örgütünün bazı kesimlerinin nasıl iktidardan yana tavır aldıklarını açık bir şekilde göstermiştir.
Son olarak AKP li milletvekillerinin oyları ile gerçekleştirilen yasa değişikliği ile iktidar partisi Asker kişileri sivil mahkemelerde yargılamaya zorlayınca ortalık iyice gerilmiştir.
Daha Bu yasa Cumhurbaşkanınca onanmadan, askeri mahkemelerin takipsizlik kararı verdiği bir belgeye dayanarak şüpheli albayı tutuklaması tam bir güç gösterisine, bilek güreşine dönüşmüştür.
Ordu da, polis de Türk milletinin hizmetindedir. Tek amaçları ülkeye hizmet etmek olmalıdır. Demokrasilerde siyasi partiler gelip-geçicidir. Önemli olan devletin kalıcılığı ve milletin mutluluğudur.
O nedenle devletin tüm kurumları ulusal çıkarlar ve vatandaşların çıkarları doğrultusunda uyum içinde çalışmalıdırlar.
Siyasi iktidarı eline geçiren siyasi partiler mecliste çoğunluğum var diye istediğini yapamazlar. Demokrasinin gereği olan kurumlara ve onların kararlarına, muhalefete saygı duymak zorundadırlar.
AKP iktidarı bu konuda zayıf not almıştır. Her ne kadar eski milli görüş gömleğimizi çıkardık, demokrat olduk diyorlarsa da davranışları ile eylemleri ile bunu kanıtlayamamışlardır. Bu nedenle hatta Anayasa mahkemesince “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmakla mahkûm olmuşlardır. Bu kararın AKP ye çeki düzen vereceği umulurken AKP daha acımasız bir şekilde, devlet organlarında elde ettiği siperlerle daha da ileri gitmektedir.
AKP, Devletin her organının kendi düşünceleri doğrultusunda çalışmasını istemektedir. Bunu büyük oranda başarmıştır. Üniversiteler ve devlet memurları tamamdır.
Sırada yüksek yargı organları ile Türk silahlı kuvvetleri vardır.
Yüksek yargı organlarına zaman içinde yapılacak atamalarla yavaş yavaş çoğunluk sağlanacaktır. Silahlı kuvvetlere sızmak zor olduğu için bu kurum üzerinde yıpratma çabaları çoğalmıştır. Son olaylar bunun göstergesidir. Albay Dursun Çiçek’in tutuklanması bu anlamda bir güç gösterisidir.
AKP tüm olanları demokrasiyi savunuyor görünerek ve mağdur rolünü oynayarak yapmaktadır. Ancak demokrasinin olmazsa olmaz ölçülerini görmezlikten gelmektedir.

2 Temmuz 2009  15:12:30 - Okuma: (485)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik