Yazı

Hodri Meydan
Hodri Meydan 

Hüseyin Taşyakan

Türkiye günlerden beri bir delinin kuyuya attığı taşı çıkarmakla meşgul oldu.

İktidarın tarafı olduğu artık herkesçe malum olan gazetenin ortaya attığı iddia, Sayın Genel Kurmay Başkanımız BAŞBUĞ'un da açıkladığı üzere birkağıt parçasından ibaret çıktı. Askeri yargının yaptığı incelemeler neticesinde böyle bir belge de yok, belgede sözü geçen imza da yok. Lafın kısası bu ülkede Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yanında, Demokrasinin de en büyük teminatı olan TSK da darbe yapmayı düşünen de yok.
 
     İyi de hal böyleyken bunların bu korkusu, telaşı nedir diyeceksiniz. Uzun laf etmeye gerek yok, her gün attıkları on adımdan dokuzunun yanlış olduğunu, bu rejime zarar verdiklerini kendileri de biliyor. Bu ülkede rejimin teminatı kim? ORDU, doğal olarak mide bulandıran oyunlarını ordunun üzerinden oynayacaklar. Baktılar ki hiç bir şey tutturamıyorlar, aylarca iri manşetlerle attıkları iddialardan çıka çıka trajikomedik zırvalıklar çıkıyor; Ortaya bir kâğıt parçasını atıp akılları sıra kendilerini haklı çıkaracaklar.
 
Belgenin sahte çıkmasının ardından A K P den bir ses yükseliyor. Askeri yargının kararı ikna edici olmaz sivil yargı da incelemeli. İnsanın Yarabbi bizi yönetenler kim diye sorası geliyor. Askeri yargının kararı ikna edici olmaya yetmezmiş. Neden? Öyle ya askeri yargıdaki hukukçular hiç hukuk eğitimi almamış, düne kadar domates yetiştiren sade bir vatandaşmış her halde bunlara göre. Bi defa bu kelamı ederek Askeriyle, siviliyle yargıyı etkilemeye çalışır pozisyon aldıklarının farkında bile değiller. Allah'tan Her iki tarafta aklıselim davranıp konunun gereksiz bir krize yol açmasına engel  oluyor.
 
      Her şeyin ardından Recep Tayyip Erdoğan'dan da bir açıklama duyuyoruz. Belgenin gerçeğini bulur sivil yargıya götürürüz. Yani illaki bir belge olmalı, belge bulunamazsa bir belge yaratılmalı... Korkunun bu kadarına da pes doğrusu!
 
   Ancak bizim ilgilendiğimiz başka bir şey var. Ortaya attıkları bir kâğıt parçasıyla günlerdir ülkeyi geren arkadaşlardan istirhamda bulunsak ta; Suçun ve suçlunun yargılanması üzerine gösterdikleri bu hassasiyeti sadece düzmece ve sahte olan belgelerle sınırlı tutmasalar...
 
   İktidar yanlısı gazeteye (sahte olduğu askeri yargı tarafından tescillenmiş) servis edilen belgeler peşinde koşmaktansa, yıllardır ortada  duran ve ilgili kişilerin yargılanmasını gerektirdiği halde dokunulmazlık zırhının gölgesinde bırakılmış gerçek belgeleri de yayınlayıp gereğinin yapılmasını istediğiniz zaman inandırıcı olursunuz. Üstelik bunların size servis edilmesine de gerek yok, hepsi ilgili kurumlarda tozlu raflarda bekliyor.
 
   İsimleri buradan tekrarlamamıza gerek yok sanırım.Çoğunu tüm Türkiye biliyor,sizin duymamış olmanıza imkan yok...! Hadi bakalım HODRİ MEYDAN.... Dokunulmazlıkla dokunulamayanların yargılanmalarını isteyin, görelim sizde kaç okka yürek olduğunu....


29 Haziran 2009  00:07:20 - Okuma: (626)  Yazdır




İstatistik