Yazı

Adliye Önündeki Olay ve Düşündürdükleri…
Adliye Önündeki Olay ve Düşündürdükleri… 

Yaşar Varış

Geçtiğimiz hafta adliye önünde çocuk teslimi yüzünden çıkan bir tartışma sonunda Ödemiş emniyetinde çalışan bir polis arkadaşımız daha önce ayrıldığı eşini, eşinin avukatı meslektaşımızı ve daha sonra da kendisini tabanca ile öldürdü. Hepsine Allahtan rahmet diliyorum.

Keşke bu tür olaylarda daha soğukkanlı olabilsek, daha sağlıklı düşünebilsek diye düşünüyorum.
Mesleğimiz gereği görüyoruz. Bazen tek tek çok iyi iki insan anlaşamayabiliyor. Boşanıyorlar. Bu dünyanın sonu demek değil. Taraflar mahkemelerin verdiği kararlara saygılı olup kendi yollarında yürümelidirler.
Hele hele müşterek çocukları varsa daha sorumlu davranmalı, çocukları eski eşine karşı kalkan olarak kullanmamalıdırlar. Onların anne sevgisi kadar baba sevgisine de muhtaç olduğunu hiç unutmayıp, zaman zaman veya mahkemenin verdiği tarihlerde görüşmesine yardımcı olmalıdırlar.
Bu üzücü olay ne yazık ki çocukların velayetinin anneye verilmesini içine sindiremeyen babanın isyanı sonunda meydana gelmiştir. Her iki tarafa yazık olduğu gibi çocuklar da annesiz ve babasız kalmışlardır.
Hele Avukat meslektaşımızın olayda hiç  kusursu yoktur. O sadece görevini yapmak için Salihli’den kalkıp Ödemiş’e gelmiştir.
Biz avukatlar kutsal savunma görevimizi yapmaktayız. Kim gelirse onu savunuruz. Görevimizi yaparken de taraf olmayız. Yasaların bize verdiği yetkileri kullanarak adalete yardımcı olmaya çalışırız.
Ne yazık ki zaman zaman bazı kimseler avukatı karşı tarafla özdeşleştiriyorlar. Bu bakış açısı doğru değildir.
Adliye adaletin dağıtıldığı bir yedir. Buraya her gün yüzlerce insan girip çıkmaktadır. Bunların bazıları ceza davaları için, bazıları da hukuk davaları için gelmektedirler, aralarında husumet olan kişilerdir. Zaman zaman bunlar arsında çatışma olabilmektedir. Yirmi dört yıllık avukatlık yaşamımda ağır caza salonunda, hâkimin vediği cezayı az bulup sanığa öldürmek için ateş edenden, salonda hasmını bıçaklayana kadar birçok olaya tanık oldum. Çünkü adliye kapısında hiçbir denetim bulunamamaktadır. İsteyen biri beline tabanca veya bıçağını sokup, yargıçların, savcıların veya avukatların karşısına çıkabilir. Bunun için kapıda gerekli önlemlerin alınmasında sonsuz yarar vardır.
Sayın başsavcımız ve adalet komisyonu başkanımız adliye girişinde gerekli önlemleri vakit geçirmeden almalıdırlar.
En azından kapıya bir elektronik kontrol cihazı konmalıdır. Ayrıca kapıda görev yapan polisler (Bence bir de kadın polis görevlendirilmeli) girenlerin çantalarını ve üzerlerini aramalıdırlar. Alınacak bu önlemler hem bazı olayları önleyecek hem de caydırıcı olacaktır.
Hukuk devletinde öncelikle hukuku uygulayanların korunması gerekir. Bu anlamda hâkimlerimizin, savcılarımızın ve avukatlarımızın yaşam hakkı en başta gelmektedir.
Aynı şekilde adliyede gerek icra dairelerinde gerek ise sulh hukuk mahkemelerinde yapılan ihalelerde de güvenli bir ortam için bu önlemler gereklidir.
Sayın başsavcımızın ve sayın adalet komisyonu başkanımızın bu konuya olumlu yaklaştıklarını öğrendim. Gereği bir an önce yapılmalıdır.
Ödemiş artık bu tür olaylarla değil, ekonomisiyle, tarihi ve kültürel varlıklarıyla, diğer güzellikleriyle anılan bir şehir olmalıdır. 17.06.2009

18 Haziran 2009  00:20:47 - Okuma: (511)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik