Yazı

Harç Bitti Yapı Paydos
Harç Bitti Yapı Paydos 

Özcan Nevres

Seçimin üzerinden tam iki buçuk ay geçti. Kazananlar sevindi. Kaybedenlerse üzüldü.

İlçemizde CHP’nin beş yıllık bir aradan sonra yeniden belediyede iktidar olması iktidara hasret CHP’lileri oldukça sevindirdi. Seçim öncesinde yolların birçoğu delik deşikti. Seçim çalışmaları süresince yolların bakıma alınmamış olması düşündürücüydü. Zira seçimi kazanmak için yol yapımı ve bakımı her zaman çok önemli bir etkendir.
Oy verdiğimiz ve kazanmasını canı gönülden dilediğimiz CHP yönetiminin çiçek diktirmekten başka bir iş yapmadığını gördükçe kahrolduk. Eğer bu işler eski hamam eski tas olarak devam edecek idiyse biz niye sevindik diye düşünmeden edemedik. Emlak vergisi yatırmaya gittiğimden eski park bahçe müdiresi Zerrin hanımın çok aktif olduğunu gördüğümde AKP yönetimi tarafından alınmış olduğu görevine geri döndüğünü anladım ama konuşma fırsatım olmadı. Zerrin hanımın yeniden park ve bahçe müdürlüğüne getirilmiş olması iyi şeylerin olacağına delildi. Çiçeklerin dikimindeki estetik bunun en güzel delilidir.
Klasis yolundaki çukurlar arabalar için büyük tehlike oluşturmaya başlamıştı. Konuyu Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Abdullah Yıldırım'a telefonla bildirdiğimde bana sevindirici haberi verdi. Biz o yolun onarımı için karar aldık ve yarın uygulamaya başlıyoruz dedi. Ertesi gün aynı yoldan geçerken yolda asfalt tamir çalışmaları vardı. Bir yönetimin sözünde durmasından daha güzel ne olabilir ki? Bu arada halk arasında çok yaygın olan belediyenin çok ağır bir borç yükü altında olduğuna dair olan söylenti Sayın Abdullah Yıldırım tarafından da onaylanmıştı. Belediyenin seçim öncesinde yol bakımı yapamamasının nedeni anlaşılmıştı. Tek kelimeyle PARASIZLIK. Bu durumda geçmiş belediyeden alınan en önemli miras da borç batağından başka bir şey olamazdı.
Meğer İstanbul Büyükşehir Belediyesinin durumu da Silivri belediyesinden farklı değilmiş. Büyükşehir Belediyesi plansız ve programsız yaptığı harcamalarla yokluk girdabının içine yuvarlanmış. Tüm sponsorlukları kaldırarak tasarrufa yönelmiş olsa da girdiği ağır borç batağından kurtulabilmesi olanaksız gibi. Belde belediyelerinin kaldırılması, köylerin mahalle olarak ilçelere bağlanmış olması bu yokluğa ve borç batağına bahane olamaz. Zira bu değişim olurken köylerin ve beldelerin tüm mal varlıkları büyük şehir belediyesine geçmiştir. Büyükşehir belediyesinin elde ettiği malların değerleri bu yörelere getirdiği hizmetten çok daha yüksektir. Bu durumda borç batağının sorumlusu köyler ve beldeler değil kötü yönetimdir.
Derler ki; eğer belediyeler hükümetin partisinden olmazsa hükumetten yardım alamaz ve iş yapamaz duruma düşer. Oysa iş bilenin kılıç kuşananındır. Orta Anadolu'da üç dönem belediye başkanlığı yapmış olan ve Avrupalıları bile kıskandıracak kadar modern bir Eskişehir yaratan Sayın Yılmaz Özerşen'in arkasında iktidar mı vardı? İzmir'de, Ordu'da, Dikili'de ve daha bir çok yerde hükümet desteği olmadan büyük ve güzel işler yapan belediye yönetimleri var. Aliağa'nın son beş yılına da bakalım. Dört dönem belediye başkanlığı yapmış olan CHP li Sayın Hakkı Ülkü Aliağa'yı modern bir şehir yapmayı başarmıştı. Aliağa son beş yıl AKP li bir belediye başkanı tarafından yönetilmiştir. Bu beş yıl içerisinde ne değişti? Avcılar ilçesinin başarılı belediye başkanı Sayın Mustafa Değirmenci'nin arkasında hükümetin desteği mi var? Yoksa Büyükşehir Belediyesinin kösteği mi?
Yeni seçilenler geçmişteki yönetimi suçlayarak Hiçbir yere varamazlar. Zaman laf üretme zamanı değil, iş yapma zamanıdır. Hükümet desteği olmadan başarılı olmuş olan belediye yönetimleri örnek alınmalıdır. Az para ile çok iş yapmanın çaresi mutlaka bulunmalıdır. İhmal edilen kentlerde sorunlar dağ gibi büyümüştür. Kent yollarının ne durumda olduğunu başkan oturduğu koltuktan göremez, bilemez. Bu konuda zabıta memurlarına yükümlülükler verilmelidir. Görevlerini iyi yapmayanlara hadleri bildirilmelidir. Örneğin Sağlık Bakanlığı tarafından polen üreten kavak ağaçlarının kesilmesi talimatı halen tam olarak uygulanmamıştır. Önümüzdeki yıl aynı rezaletin yaşanmaması için zabıta memurları polen üreten kavak ağaçlarını tek tek tespit edip başkanlığa rapor etmelidir. Özel mülk içinde dahi olsalar mutlaka kesilmeleri sağlanılmalıdır. Kesmeyi kabul etmeyenlere halk sağlığına zarar verdiği zarar yüzünden yüklü cezalar kesildiğinde o insan sağlığına zararlı ağaçlar sahipleri tarafından mutlaka kesileceklerdir. Bir de evlerinin bahçelerinde zakkum yetiştirenler yetiştirdikleri zakkum ağacının kendi sağlıkları için de zararlı olduğu konusunda aydınlatılmalı ve uyarılmalıdır.
Özcan Nevres


16 Haziran 2009  11:04:58 - Okuma: (444)  Yazdır




İstatistik